kosimina

  • 1249
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

hakan günday

sol parmağına yüzüğün pek yakıştığı tasdik merciidir...

o gün, ben de oradaydım. tanpınar festivali kapsamında bir söyleşiydi. kargart'ta. katılımcılar, israilli yazar etgar keret, şu an adını hatırlayamadığım bulgar bir yazar ve hakan günday'dı. gün içinde taksim'de bir intihar bombacısı eylemi gerçekleşmişti. buna bağlı olarak hakan günday, söyleşinin açılışını etgar keret'in bir intihar bombacısıyla ilgili öyküsünü okuyarak yaptı. sonrasındaysa, konu, terör, otorite-birey ilişkisi ekseninde ilerledi. günday, konuyla ilgili olarak, yanındaki iki yazarın kitaplarından bölümler okuyarak, izleyenlerin dikkatini daha çok onlara çekmeye çalıştı. söyleşi sonunda da soru-cevap bölümüne geçildi ve birden o son derece laubali soru geldi: "neden evlendiniz?"
o an, hakan günday şöyle bir duraksadı. yüzündeki duygu sanki hayalkırıklığıydı. israil-filistin ilişkilerinden bulgaristan'daki totaliter yapıya kadar bunca fikrî konuşmanın üzerine nasıl olur da, "aşk var mı, aşk?" türünde bir soruyla karşılaşabildiğini anlamaya çalışıyordu. ancak derhal toparlanıp şöyle bir yanıt verdi: "burada, görüşlerinden yararlanabileceğiniz iki yabancı yazar var ve her gün burada değiller. bu sorunun yanıtını gerçekten merak ediyorsanız, beni başka bir yerde bulabilirsiniz ve bu konuyu orada konuşabiliriz. ancak şu an, sorularınızı daha çok onlara yönlendirirseniz daha iyi olur."

belki de suçu, "sana ne lan!" dememekti. belki de suçu, "ulan iki bin sayfadan fazla yazı yazdım, aklına gelen ilk soru bu mu?" dememekti.

devamını okuyayım »