matchgrip

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (511)
  • 2102
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

istanbul'daki başıboş köpekler

ya şimdi bu hayvanlardan şikayetçi olan insanlar genelde şöyle bir argümanla geliyor:

" gece oradan geçiyordum, bir anda bir sürü köpek gelip bana havlamaya başladı, bi arabanın/merdivenin vs. tepesine çıktım da kurtuldum" falan filan.

öncelikle kesinlikle bu entry' i size, "lanet olsun size nasıl bu köpekler size havladı diye onlardan nefret edersiniz ki, allah sizi kahretsin hayvan düşmanları" diye yazmıyorum. yazacağım şeyin büyük ihtimalle size çok mantıklı gelmeyeceğinin de farkındayım. dahası böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için yapmanız gerekeni hayatınız boyunca yapamayacak olmanız da çok olası. zaten işin çıkmaza girdiği yer de burası. birazdan her şey daha net olacak.

şimdi şöyle ki, köpekler içgüdüleriyle hareket ederler. aynı doğadaki tüm diğer canlılar gibi. şu an dünyada hayvansal içgüdüleriyle temasını en yüksek seviyede koparmış canlı türü insandır. insan olmanın bir gereği olarak hayvansal içgüdülerden uzaklaşılması yıllar boyu benimsenen bir yaklaşım olmuş ve insan modernleştikçe hayvansal doğasından uzaklaşmıştır. bunun iyi olduğunu da savunan var, kötü olduğunu da. her ne olursa olsun önemli olan ortada böyle bir gerçek olması.

neyse konuya dönecek olursak, dediğim gibi bu hayvanlar içgüdüleriyle hareket ederler. acıktıklarında yemek ararlar ve bulduklarını yerler. üşüdüklerinde sıcak bir yer ararlar ve/veya kendi aralarında bir araya sokulup vücut ısılarının düşmemesine çabalarlar. kızgınlık dönemine girdikleri zaman eş ararlar ve bulduklarıyla çiftleşirler. kendilerini tehdit altında hissettikleri zaman saldırırlar. bunların hiçbirini düşünüp de yapmazlar. "ulan öğle yemeğini yiyeli de bayağı oldu şu çöpe bakıyım tatlı bir şeyler var mı" veya "2 aydır abazayım bi dişi bulayım da çiftleşeyim" veya "gençler gelin şu liseliyi bi kovalayalım da bize eğlence çıksın" gibi şeyler düşünmezler. içgüdüsel olarak hareket ederler.

şimdi buradaki esas soruna gelecek olursak; köpeklerin kendilerini tehlikede hissetmeleri. direk konuya giriyorum

-sokak köpekleri zor yemek bulurlar bu bir. buldukları yemek onlar için çok kıymetlidir, bunu akılda tutun.

-sokak köpekleri düzenli olarak insanlardan şiddet görürler, etraflarındaki her insan onlar için potansiyel tehdittir bu iki. bunun sebebini merak eden varsa, bir grup sokak köpeğini 3-5 saat kadar takibe alsın ve maruz kaldıkları tutumu görsün. bunu da akılda tutun.

-sokak köpekleri yine içgüdüsel olarak bölge sahiplenirler ve yaşam alanı seçerler. gerekirse bölgelerini savunurlar bu da üç.

ana soruna yaklaştık sayılır. şu ana kadar öğrendiklerimizi tekrar edelim: köpekler içgüdüleriyle hareket ederler ve -burası çok önemli- içgüdülere tepki verirler. yani siz bir köpekle karşılaştığınız zaman köpek sizin sesinize, tipinize, hareketlerinize vb. fiziksel şeylere tepki vermez. sizin - bir insan olmanın gereği olarak farkındalığımızı epey yitirdiğimiz- içgüdüsel kimyanıza tepki verir. dünyanın en başarılı köpek eğitimcilerinin hiç komut kullanmadan da köpekler üzerinde ne kadar kontrol sahibi oldukları bilinen bir gerçek. sebebi bu insanların köpeklerin en iyi anladığı dili çok iyi konuşuyor olmaları. neyse "insan ve canlılarla iletişimi" başka bir yerde tartışılması gereken bir konu. bunu şuraya bağlayacağım: insanlar korktukları zaman vücutları buna tepki verir. vücut dili konusunda uzmanlaşmış kişiler hariç kimseler tarafından kolaylıkla farkedilemeyecek minimal fiziksel tepkilerden tutun da, vücudun salgıladığı bir ton farklı kokuya kadar, birçok farklı tepki ortaya çıkar.

bütün bu bilgiler ışığında çok kritik bir yere geldik. eğer bütün entry' yi okumaya üşendiyseniz direkt bu paragraftan da başlayabilirsiniz: siz ne kadar korkmuyormuş gibi görünmeye çalışsanız da, eğer sokak köpeklerinin yanından geçerken korkuyor, "olası bir saldırıda kaçacak yerleri belirlemeye başlamak" gibi eylemlere başvuruyorsanız, o köpekler bunun farkına varırlar. bu yetenekleri sayesinde yüzyıllardır dostu düşmanı ayırdebiliyor ve hayatta kalabiliyorlar. bu ayna sistemi doğanın en mükemmel koruma sistemlerinden bir tanesidir. öfkeli canlıyı farkeden bir canlı, otomatik olarak öfkeyi kendine kopyalar. böylece vücudu kendini olası bir savaşa hazırlar. benzer şekilde korkan canlıyı farkeden başka bir canlı, otomatik olarak o korkuyu kendine kopyalar. böylece kaçıp kendini kurtarabilir veya korkan canlının kendisine saldıracağını hissederse içgüdüsel olarak öfkelenip saldırıya geçebilir. doğada korkunun ve öfkenin birbiriyle daima iç içe olduğunu az çok belgesel izleyen herkes bilir.

özetle, bir sokak köpeği grubunun arasına korkuyla girdiğiniz anda, bütün grubun içini anında korkuyla kaplarsınız. köpekler içgüdülerine tepki verirler. "yemeğim tehlikede mi?", "bölgem tehlikede mi?", "yavrum tehlikede mi?", hatta "bizimle ilgilenen, yemek-su veren güvenlik ramazan tehlikede mi?". bütün bu tepkiler sonucu, kalabalık olmanın da verdiği güvenle, saldırabilirler. evet, doğru duydunuz saldırabilirler ve nadiren de olsa saldırıyorlar da. fakat vurgulamaya çalıştığım nokta bunu içgüdüleriyle yapıyorlar. diyeceksiniz ki "ne yani bu hayvanlar bunu bilinçli yapmıyor diye bana saldırmalarına izin mi vereceğim? n'apmalıyım?" evet, başta da üzerine bastığım, işi çıkmaza sokan ve hoşunuza gitmeyecek cevaba geldik: "korkmayacaksınız." evet çözüm gerçekten bu kadar basit ve aynı zamanda kimileri için bu kadar zor. hayatım boyunca sayısız kez, gündüz veya gece, sokak köpeklerinin yanından, yakınından, arasından geçtim. bir sefer bile saldırıya uğramadım. çünkü onların benden kopyaladıkları duygular arasında saldırı tetikleyici bir tane duygu bile yok. korkmuyorum ve bu yüzden korkutmuyorum. köpekler için bir tehdit değilim.

şimdi çıkmaz sokak sonucumuza gelelim, sokak köpeklerinden şikayet edenler asla bitmeyecek çünkü sokak köpeklerinden korkan insanlar asla bitmeyecek. takdir edersiniz ki kimseyi de bir şeyden korktuğu için suçlamak doğru değil. yani köpekten korkan adam bu entry' i okuduktan sonra köpekten korkmaktan vazgeçmeyecek. zaten amacım da onu korkularından arındırmak değil. ben sadece sebepleriyle- sonuçlarıyla bu olayı irdeliyorum. köpekten korkan sana sesleniyorum, ne yazık ki sokak köpekleriyle aran hiçbir zaman düzelmeyecek, onlar için hep bir tehditsin ve öyle kalacaksın. bu konuda da yapılabilecek çok fazla bir şey yok. sen onlardan korktuğun için sana saldırıyorlar ve sen de kendince haklı olarak onlardan kurtulmak istiyorsun. işin bu kısmında, daha önce defalarca bahsedildiği gibi daha da üzücü bir çıkmaz var. bu köpekleri ehlileştirip yaşam alanlarından koparan, alıp alıp sokağa atan bizleriz. yani burada mağdur olan bu hayvanlar. her kış yüzlercesi donarak ölüyor, her yıl yüzlercesi araba altında kalıyor, her yıl yüzlercesi açlıktan telef oluyor ve yine her yıl yüzlercesi insanlar tarafından hunharca katlediliyor. fakat olan olmuş ve bu hayvanlar burada bizimle yaşamaya çalışıyorlar. bu şu aşamada ortada zorunlu bir birliktelik var ve metaforsal anlamda düşünürsek iki tarafın da bu konuda fedakarlıklar göstermesine ihtiyaç var.

lütfen şu gariban hayvanlardan korkmayın. göreceksiniz ki ortada bir tehdit yokken dünyanın en kocaman kalplerine sahipler. onları sevgiyle çağırırsanız göreceksiniz ki, iltihap kapmış gözlerini inatla büyük büyük açıp, yanlış kaynamış arka bacaklarını sürüye sürüye yanınıza gelip, üç beş orospu çocuğu veledin zevk için kestiği kuyruğunun kalan kısmını coşkuyla sallaya sallaya size kendilerini sevdirecekler. bu hayvanlar sevgiye açlar.

lütfen bu entry' den bir şeyler çıkarın. hiç olmazsa neden saldırdıklarını anlayın, hak vermeseniz de, sineye çekin. karşılıklı fedakarlığı düşünün. sadece zevk için köpeklere işkence yapan insanı hatırlayın ve yavrularını korumak için sizi kovalayan köpeğe acıyın. her gün insanın elinden dayaklardan dayak beğenen bu köpekler inatla delirmiyorlar, inatla sebepsiz yere kimseye saldırmıyorlar. bu gerçeği asla unutmayın. eğer köpekten korkan biriyseniz, bir daha bir sokak köpeği grubunun arasına daldığınızda hiç biriyle ilgilenmeyin. geçip gidene kadar başka bir şey düşünün, o köpeklerin ne kadar zavallı olduğunu unutmayın. size kötü kötü bakmasının sebebinin belki 2 günden sonra ilk defa bulduğu yenecek bir şeyi sizle paylaşmak istememesi olabileceğini de unutmayın.

son olarak, lütfen bu hayvanlardan korkmayın. çünkü gerçekten korkulacak hiçbir şey yok.

devamını okuyayım »
28.01.2012 02:19