rasyonel perspektif

  • 2807
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

eşcinsellik

iliğime, kemiğime sindirdiğim hede. sinen hede. istemesen de siniyor. neden biliyor musun? ben yirmi yaşındayım. 10-11 yaşlarımı düşündüğüm zaman; gözümün önüne mahalle maçları yapan, arkadaşlarıyla taso oynayan, beybileyd hayranı bir çocuk gelmiyor. daha adını bilmediği tanrıya isyan eden bir küçük canlanıyor gözümde, ağlıyor. cinselliğini ilk keşfettiği zamanlarda bir "terslik" olduğunu anlıyor. sonraki yıllarda da her gece ağlıyor, tanrıya dua ediyor. "bir gün her şey değişecek" diyor, ancak hiçbir şey değişmiyor. annesi, yanında televizyondaki burhan altıntop için "bu gerçek hayatta da böyleymiş, top gibiymiş" dediğinde susuyor çocuk. ama odasındayken susmuyor. tanrıyla kavga ediyor. soruyor: "kendi adına aşk derken, nasıl yasak edersin aşkı?" yanıt alamıyor. lisede arkadaşlarıyla birlikte porno izliyor. haz almıyor ama mecbur kalıyor. karı kız muhabbeti yapıyor. google'a duyduğu kadın isimlerini yazıp tiplerini hafızaya almaya çalışıyor. gün geliyor, kendini kabulleniyor. çevresine açılmaya başlıyor. çevresindeki arkadaşlarını kaybediyor. herkes arkasından konuşmaya başlıyor. annesi onun yüzünden ağlıyor. onunla kavga ediyor. huzurları kaçıyor. son raddede, çevresindeki herkese açılmaya karar veriyor. artık oyun oynamaktan bıkıyor. "evet, geyim" diyebiliyor. çevresinden insanlar kaçıyor, en yakınları bile. kolay kolay yanına yeni yaklaşan insan da olmuyor. üniversitesindeki bir partide arkadaşıyla dans ettikten sonra bir güzel dayak yiyor. tehdit mesajları alıyor facebook'tan. kampüste yürürken, herkesin rahatsız edici bakışlarına katlanmak zorunda kalıyor. bazen atılan lafları yutuyor. yöneticilerin gözünde de "gl kaos"la yürüyen biri olup çıkıveriyor. iliklerine, kemiklerine kadar siniyor bunlar çocuğun. korku, hüzün, isyan ilik-le-ri-ne kadar siniyor.

devamını okuyayım »