servicio

  • 6606
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

hidayet türkoğlu

son zamanlarda basketbol olarak eski formunda olmasa da , türkiye'nin yetiştirdiği en iyi basketbolculardan biri ve her zaman oynadiği oyunla gündemde olan gerçek profesyonel, iyi niyet insani. katıldığı bir programda anlattığı çocukluk hikayesi ile herkesin sempatisini artirarak kazanmıştır.

sözlerini de gireyim de tam olsun

hidayet bir gün eşi ile birlikte eminönü'nde geziyormuş.önce akvaryumculari dolasmış, kapaliçarsi, nuriosmaniye, yerebatan sarnici, ayasofya, sultanahmet, topkapi sarayi, gülhane parki derken, yeni caminin önüne kadar gelmişler. orada bagira bagira simit satan bir çocuk varmiş. basketbolcu birden duraklayip simitçiye yaklaşmış.

- simit'in kaça koç ?
- 300 bin abi.çitir çitir....
- tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde...
- hepsini alsam ne tutar ?
-seksen desek 24 milyon.
- al sana 30 milyon... farzet ki hepsini aldim...
-sagol abi... sagol...

basketbolcu üç onluk çikartip simitçinin önüne birakmış. eşi
şaşırmış. üç bes adım yürümüslerdi ki eşi yanına yaklasip fisildamış.

- hidayet sen deli misin ?
- yooo
- peki yemedigimiz simitlerin parasini niye verdin ?
- bosver sorma.
- diyelim ki soruyorum. hem de israrla soruyorum.
- öyleyse söyleyeyim.
- lütfedersiniz beyefendi.
- tablanin kenari dikkatini çekti mi ?
- hayir.
- baksan görecektin. tahtaya bir isim kazinmisti.
- nasil bir isim ?
- hidayet !
- yoksa ?
- evet o tezgah, eskiden benimdi.

devamını okuyayım »
27.10.2005 15:31