viva paulista

  • 2378
  • 7
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

22 eylül 2014 bursaspor beşiktaş maçı

besiktas'in cok kritik bir donemeci kayipsiz donmeyi basardigi karsilasma.

macin ilk bolumunde bursaspor orta sahayi elinde tuttu. cok iyi baski kurup paslardaki isabet oranini da ortalamanin uzerinde tutmaya basardi.
ozellikle belluschi ve josue besiktas'li oyunculara nefes aldirmadilar. belluschi zaten bu ligin uzerinde bir kaliteye sahip.
senol gunes'in de hakkini verelim. takima onemli katki yapmis. burada sebat edebilirlerse bursaspor is yapacaktir.
ancak hucum oyunculari bu seviye icin oldukca beceriksiz. yalnizca bu karsilasma icin degil, daha genis bir perspektiften bakildiginda da fernandao, volkan, bakambu gibi oyuncularin bir kacini mersin, sivas, kasimpasa gibi takimlardaki hucum oyunculari ile degistirebilseler cok daha iyi sonuclar alabilirlerdi.
ozellikle fernandao cok guclu, zaman zaman etkili sutlar da cikarabilen bir oyuncu. ancak bitiriciligi, hele de cevikligi / hizliligi ortalamanin altinda. kariyeri boyunca -son iki yildaki bahia'da ve bursaspor'da yaptigi skor disinda- kayde deger bir gol sayisi tutturamamis. bugun sahadaki oyunda gosteremedigi hizliligi kirik ingilizcesi ve carioca portekizcesi ile galiz kufurler ederken sergiledi. cezasiz kaldi. (bunun da notu dusulsun).
besiktas'ta ise gecen maclarda vurguladigimiz orta saha arizasi ilk yarida iyiden iyiye belirgindi.
veli - atiba ikilisi hem alan daraltip savunma yapmaya, hem de calimlarla adam eksiltip oyun kurmaya calistilar. basarili olamadilar.
takimin geneli durarak bekleyerek oynadi. surekli kosturan bursaspor'a surekli top yitirdiler. hucum paslari ve oyun kurma denemeleri etkisizdi. demba ilk 60 dakika neredeyse topla bulusamadi.
savunmada ise savasci ve dikkatli oyun surdu. yine de alisik oldugumuz besiktas savunmasindan daha zayif bir oyundu ki, onemli sut sanslari tanindi bursasporlu oyunculara.
ayrica savunma oyuncularinin ileri top cikarmaya calisirken baski karsisinda -alisik olmadigimiz bicimde- bocalayip pas hatasi yaptiklari zamanlar oldu. bu da son birkac karsilasmada dikkat cekici bir hal almaya basladi.
oyunun seyri ikinci yarida degisti. orta sahadaki direnme gucu ernesto sosa'nin girisi ile artan besiktas tempoyu ve kontrolu eline aldi.
besiktas'in artan direncinin en onemli nedenlerinden biri de bursasporlu oyuncularin ilk yaridaki baskiyi, tempoyu kaldiramayip cok yorulmasi, yerden kalkamaz bir hal almalari idi.
sonuc olarak, 60. dakikadan baslayan surecte besiktas sahaya egemenlik kurdu. cok sayida olmasa da onemli gol sanslari yakaladi. savunmada ve orta sahada ustunlugu ele gecirdi, bursaspor'u etkisiz ve silik bir oyuna zorladi.

oyuncu randimanlarina gelecek olursak:

tolga: yine kalede guven verdi. tolga'nin oyununu degerlendirirken kimi besiktaslilar kendisinden yildiz kaleci (rustu, muslera vb.) randimani alamadigimizi one suruyor. dogrudur. ancak cenk, mcgregor gibi oyuncularin yaptigi sakarliklari da yapmiyor. ayrica sahada lider oyuncu olarak takima etki edebiliyor. su anki kadronun tasiyici elemanlarindan biri.
necip: bugun cok kotuydu, belki fiziksel olarak bu seviyedeki yogunlugu kaldiramadi. karsisindaki bakambu da oldukca guclu ve cevikti.
serdar: oyuna katildigi evrede rakibin yorgunlugunu, etkinligini yitirmis olmasina karsin adam kacirmayi, kritik pas hatalari yapmayi surdurdu. besiktas serdar ile devam edecekse kafamizi duvarlara cok vururuz.
sivok - pedro: hafta icindeki asteras karsilasmasina gore biraz daha uyumlu ve dengelilerdi. yine de ersan'siz savunma daha riskli, daha savruk gozukuyor. bu ikilinin baski karsisinda sogukkanlilikla kaptirdiklari toplara da bir cozum bulmak gerek.
atinc: bu sabah besiktas'in kazanmasi kadar sahsimi mutlu eden bir gelisme de atinc'in oyuna girmesi, hava toplarinda rakiplere nal toplatmasi ve galibiyet priminden payini almasi oldu. kendini hazir tutmayi basarirsa ne yillardir patlama yapmasini bekledigimiz muhammet'ten, ne de necip'ten eksik kalacak. belki gelecekteki besiktas'ta bu yildiz adaylari tutunamazken atinc kaptanlik yapacak.
ismail: kanadini iyi savundu, orta saha ve hucumda etkili gozuktu. ramon'un son donemdeki oyunun uzerinde bir goruntudeydi. uzun sakatlik sureclerine karsin ismail turkiye'nin son yillarda yetistirdigi en iyi sol bek.
veli - atiba: asteras karsilasmasinda da degindigimiz uzere, bu ikilinin ileriye top cikarmaya calismasi oyunumuzu kilitliyor. savunmada ise elbette etkililer. ancak ilk yarida bursaspor orta sahasinin yuksek temposu ve oguzhan'in zayif kalmasi gibi etmenlerle cok bocaladilar. 60. dakikayi izleyen evrede alistigimiz etkili besiktas orta sahasi geri geldi. cok top kazanip ucgen paslarla rakibi bogdular, bosluklari etkili gorup oyunu actilar ve tehlike yarattilar.
olcay: kendisi hucumda gokhan'in verdigi randimani asla veremeyecek. ancak daha iyi bir oyuncu takima katilana kadar degisilmez oyuncu olmayi surdurecek. sut tercihleri, ileri cikislari son derece iyiydi. asteras macinda da maci koparabilecek cok dogru bir sut cikarmisti. bunlarin yani sira savunmada iyi alan kapatiyor. ancak kisitli yetenekleri, overmars / ribery / hazard / robben gibi oyunculari izlemeye aliskin(!) besiktaslilar ve turkiyeli futbolseverler tarafindan yerden yere vurulmasina yol aciyor.
gokhan: yine hucumdaki temel diregimizdi. rakip savunmayi cok zorladi, etkili sut cikaramasa da son dakikaya kadar surdurdugu deparlari bursaspor'u yipratti. savunmadanin sag kanadindaki aksakliklarda onun da katkisi oldugunu gozden kacirmamak gerek. bir de ilk yarida takimin etkisizligi cercevesinde gokhan'in da pas ve oyun kurma randimani oldukca dusuktu.
oguzhan: fizik olarak guclu, direncli ve tempolu bursaspor orta sahasi karsisinda ezildi, gozden yitti. mustafa'yi cok aratti. takimin akisini engelleyen tikaclardan biri oldu. kendini fiziksel olarak gelistiremezse yazik olacak.
ernesto sosa: oyuna girdikten sonra takimin direncini arttirdi. golde de imzasi vardi. fiziksel olarak guclu bir oyuncu. besiktas'in iskeleti kurulurken, manuel fernandes gibi fizik gucu yuksek bir oyuncu cevresinde orta sahaya yayilmistik. ernesto, bu duzenek icinde dogru bir secim olabilir. karakteri bu iskelete uyuyor gibi. ancak teknik ozellikleri belki oguzhan'dan, hatta dentinho'dan geri olabilir. her hafta jeneriklik goller, rakibi calimlarla cokertmeler, trivelalar filan gorecegimizi pek sanmiyorum.
demba: rakip savunmanin arasinda yittip gitti. ilk 60 dakika neredeyse topla bulusamadi. topsuz oyundaki kosulari ve savasimi ustalikliydi. golun oldugu pozisyonda demba'yi savunan bursaporlar, olcay'a sut sansi tanimak durumunda kaldilar. yine de gerek hava toplarini indirmesi, gerek ileride top saklamasi daha iyi olmali. bir anlamda, demba'dan beklentiler oyle bir seviyeye eristi ki her mac cikip 2-3 gol atmazsa, rakibi dagitmazsa bir sure sonra elestiri alabilir gibi geliyor.

hafta icindeki asteras karsilasmasinda "uzun zamandir bu aksam gibi hakemin oyunun onune gecmedigi, gordugunu calip temiz yonettigi bir oyun izleyememistik" diye soylemistik.
bursaspor karsisindaki ortam ve gerilim, ozellikle civelli gibi hilkat rezilleri nedeniyle, elbette asteras karsilasmasi ile kiyaslanamaz. bu tempoda kosmak, otoriteyi saglayip korumak kolay is degil.
ancak yine de cuneyt cakir'in dudukleri turkiye hakemligi adina ic acitiydi. besiktasli oyuncularin gordugu sari kartlari acip izleyin, aci aci gulersiniz. hele veli'nin karti. boyle kart gosterilecek olsa ligimizde maclar bitmez. faul dudukleri de her iki takima karsi sacma sapan, yanlis ve standart yoksunu idi. veli'nin dusuruldugu iki kose vurusunda gayri-nizami sarj var. kanimca, bu gibi durumlarda penalti karari cikmasi zor, ve belki biraz agir oluyor. ama ilk hareketten sonra hicbir uyari almayan sener'in birkac dakika sonra yine hicbir uyari olmaksizin veli'yi gonul rahatligiyla indirip devam etmesi kabul edilemez. hic degilse cekip uyarmali, tepki gostermeliydi cuneyt cakir.

hem bu gibi pozisyonlar, hem civelli, fernandao gibi oyuncularin sergiledikleri cirkeflikler karsisinda besiktasli oyuncularin ve bilic'in guler yuzlu vakari gozlerden kacmamali.
rakiplerin soyunma odasi basan baskanlari, ucuz penaltilari normallestirip yedirebilen medya kuklalari, basit ve nizami sarjlar icin dahi hakemi etki altina almak adina sahaya kosturan hocalari / kalecileri dusunuldugunde, besiktas'in (lucescu'lu zamanlardaki saldirgan ve kolayca cirkinlesebilen oyun / kadro yapisinin aksine) mevcut yapici, vakur, guler yuzlu, temiz oyun anlayisi hak ettigi takdiri gormeli.

cunki ne yazik ki colde bir vaha ne denli kiymetliyse, istiklal caddesi'nde yuz dolarlik banknot bulmak ne kadar gucse, turkiye liginde temiz oyun -cabasi- izlemek de o derece essiz.

devamını okuyayım »
23.09.2014 07:00