şükela:  tümü | bugün
  • bu kadar benzin zammına ve araç fiyatlarinin vergiden kaynakli yüksek olmasina ragmen, bisiklet kullanımının bu kadar az olmasını anlayamıyorum. sanırım kültürel. eskiden cok eskiden atlarını süsleyen ve avradıyla/avratlarıyla aynı kefeye koyan bir milletin torunlarıyız. at kalmadı. araba var artık. araba cok önemli bizim için.
  • avrupada tam aksi olan durum. insanlar işine bile bisikletle gitmeyi tercih ediyor. bizim ülkede olmamasını da normal karşılıyorum. bisiklet yolu yok, güvenlik yok.. neden hayatını riske atsın ki insanlar.

    bir dakika lan, türkiye'de güvenlik hiç kimse için yok ki?!
  • motorsiklet kullanicilarini bile gormezden gelen, "niye onume geciyon la" diye doven arac kullanicilarina sahip turkiye de bisiklet suruculerinin can guvenliginin tehlikede olmasiurumuyla alakalidir. ayrica sadece istanbul u baz almayalim. duzce, adapazari gibi duz sehirlerde kullanimi gayet de yaygindir. ıstanbul' da yaygin olmamasi normal. o bisikleti nereye baglayacaksin? bisiklet park yerleri yok, birsey yok. baglasan da vahsi vahsi kesiyorlar kilidi ve bisikleti caliyorlar. kilidi acamasa bile bisiklete zarar veriyorlar. tekerleri patlatip, seleyi goturuyorlar. cok medeni bir ulkeyiz vesselam. ahlak, etik tavanlarda...
  • ne yazık ki asıl nedeni coğrafyanın uygun olmamasıdır. coğrafi alanı tepelik ya da dağlık olmayan alanlarda çalışır böyle bir araç. tüm diğer nedenler de buna bağlı olarak bisiklet kullanmanın bizim şehirlerimizde 'zor' olmasından dolayı ortaya çıkarlar. sorunun özüne bakmanız lazım.

    örneğin, ankara'da dikmenden kızılaya çalışmaya geliyorum diye yardıra yardıra yokuş aşağı inebilmek kolayken, kan ter içinde o yolu tekrar çıkman gerekir. böyle bi olay hobi olarak gitmiyorsan, vücudun hayvan gibi fit değilse mümkün değildir. kimseyi buna alıştıramazsın.

    edit: konya dümdüz neden orda yok diyenler için geliyore: konya'da bisiklet yolu ağı 447 km’ye ulaştı
  • kendini bir bok sanan iktidar yalayıcısı bir ailenin mensubu, bisiklet süren size saatte 150km/h sürat ile çarpıp ölmenize neden olsa bile arabasının masrafını ailenizden isteyecek kadar hayatınızı karartabilir. (bkz: öldürdüğü kişinin ailesinden tazminat istemek)

    bu ahval ve şerait içinde bırakınız bisikleti, sarı damperli kamyon kullanmak evlâdır.

    debe editi: bununla debeye girmek şaşırtıcı.
    demek ki herkes tepkilerimizin giderek sivrildiğinde hem fikir.
  • (bkz: bakirköy bisiklet yolları) hep arabaların park ettiğini gördükten sonra allah akıl fikir versin.
  • bazi kişilerin de söylediği gibi güvenlik olmamasından kaynaklanir motosikletlerin bile can güvenliği tam değilken bu ortamda bisiklet en tehlikekişidir
    arabaların umrunda olmayacağınız için zaten rahat rahat da gidemezsiniz yollarda
    ha bide istanbul gibi yerlerin coğrafi şekli var o tepelerde bisiklet sürmek yokuş çıkmak her yiğidin harcı değildir
  • ülkemizde iyi bisikletler maalesef pahalı. ucuz olanlar da dayanıksız ve ağır. ağır oldukları zaman da en küçük yokuşta insanın dili dışarı çıkıveriyor, çabuk yoruluyor. yani kişisel tecrübelerimden yola çıkacak olursam fiziksel olarak ve cüzdan olarak güçlü olmadan bisiklet sürmek çok zor.

    yine de elimden geldiğince sürmeye sürdürmeye çalışıyorum. her şeyden öte bisiklet sürmek vücut/sağlık için faydalı olduğu kadar eğlenceli de bir eylem. 45 yaşındaki babam lise yıllarından beri bisiklet sürmemişti örneğin. zorla başlattım, şimdi bisikleti elinden alamıyorum. işe giderken izleyebileceği yokuş aşağı bir ağaçlık yol var mesela, sırf o temiz ve serin havayı yaşayabilmek için o yokuşun başına kadar çıkmaktan erinmiyor, bisikleti alamıyorum elinden.

    şu an öncelikli olarak ihtiyacımız olan şey trafikte biraz daha saygı ve hoşgörü görmek. yani kapını açmadan önce aynadan bir bak mesela arkandan gelen biri var mı diye. zaten yolun kenarından gitmekte olan bisikletliyi daha da sıkıştırıp duvara sürtmesine, banketten düşmesine sebebiyet verme. diğer araçlarla aranda sıkıştırma. kendini onun yerine koy bu kadar basit.
  • motorlu araç terörüdür. 2 yıl kadar ısrarla trafikte bisiklet sürdüm. tüm ulaşım ihtiyacımı bisikletle karşıladım. karayollarında bisikletlerin de kullanım hakkı olduğunu hatırlatmaya ve bisikletin yaygınlaşmasına katkıda bulunmaya çalıştım.

    sonuç; atlattığım sayısız kaza ve yüzgöz olmak zorunda kaldığım envaye çeşit zorbalık...