şükela:  tümü | bugün
  • eğer kırmızı bir üzümden blush yapılacaksa ki genellikle kırmızıdan yapılır, üzümün hiç maserasyon işlemi yapılmadan direkt sıkılarak pembe rengi alması sağlanır. beyaz şarap yapım aşamasındaki süreçle aynıdır tek farkı kırmızı üzüm kullanılmasıdır. şıra haline bekletilmeden direkt sıkıldıktan sonra fermantasyon süreci başlar. roze şaraplardan daha şekerli ve ondan daha az tanenli olur. yumuşak içimi de bundandır. alkol ve şekere oranı diğer sek şaraplarla aynı oranlardadır. blush tipi şaraplar, derin ve zengin örnekler değillerdir. onlardan güçlü bukeler ve yoğun gövdeler beklemek doğru olmaz. öte yandan, sıcak yaz günlerinde, gündüz saatlerinde ferahlamak için votkalı veya cinli ağır bir kokteyl içmekten çok daha uygunlardır.
  • an itibariyle bulutsuz bir fethiye gecesinde "bu yıldızli gökler ne zaman, başladı dönmeye... kimse bilmez" dedirtendir. bunu içtiği halde sevisemeyecegini bildiğine mi yanar insan yoksa sevismeyecegibi bile bile tadını mi çıkartır orasi da benim cakirkeyifligimin muammasi olsun. dursun bu köşede...zira;
    "gül rengi şarap, icilmez mi böyle günde?" diyor mehmet güreli. icilir elbet.
    şerefe...
  • en çok tükettiğim şarap sanırım. dün yine aşırı canım isteyince bir koşu gidip aldım. mide bulandırıp kafa döndürmüyor. hafif tatlımsı bir hal yaratıyor insanın üzerinde. tam yaz içkisi aslında.
  • şaraptan pek haz etmem. pahalısıymış, o ,bu, köpek öldürenden anlamam ama bu meret (blush), bir şekilde boğazınızdan geçerken hafif bir yaz akşamı tadı bırakıyor