şükela:  tümü | bugün
  • bonibon benim icin inanilmaz degerli bi malvarligiydi. ilkokul'dayken silindir kutusunu parkamin cebine koyar, zorda kaldigimda her zaman icinden bir tane cikarip yiyebilecegimi bilmenin keyfiyle gezerdim. baktim enerjiye ihtiyacim var, super guc lazim, atardim bi tane. yagmurlu camurlu eskisehir kislarinda duman alti atari salonunda commando oynayip cikista kendime odul olarak bir kac bonibon verirdim.
  • çocukluğumdan beri uzak durduğum şekerleme.

    bilen bilir.
    bonibon kapaklarının altında, harfler vardır. o harfler, yıllardır ne halta yarar anlamadım, hâla bir anlam veremiyorum.

    yıllaaaar önce daha çocukken, biri bana,"bu harflerden bir kelime oluşturuyorsun. sonra bakkala götürünce, kelimende ne yazıyorsa onu sana veriyor" demişti. ben de yemiştim tabii bunu. onlarca bonibon alıp, uğraşıp, annemin de yardımıyla "araba" kelimesinin harflerini biriktirmiştim.
    bakkala gittim, küçücük avucumun içine ancak sığmıştı 5 kapak. tezgâhına koyup oluşturdum kelimeyi. bakkal bana baktı. ben o'na baktım.

    - ee? dedi.
    + araba vereceksin bana, dedim.
    - siktir lan ordan, deyip kafama vurmuştu hayvan herif.

    daha da o gün bugündür bonibon'dan nefret ederim.
  • çocukluğumdan gelen bir alışkanlık olsa gerek kahverengi yani çikolata renginde olanların daha tatlı olduğunu düşünmüşümdür hep. eşek kadar adam oldum daha da öyle düşünüyorum hatta ve her aldığımda kahverengi olanları en sona ayırıp son olarak onları yiyorum. bu bağlamda bir pakette kaç tane kahverengi bonibon olduğunu da görmüş oluyorum ve yediğim yüzlerce bonibona dayanarak bir paket bonibonda kahverengi bonibon sayısı ortalama 4 ila 5 iken son yediğimde tam 9 tane kahverengi bonibon vardı. üretim hatası olmuş sanırım. tabi böyle tarihi bir ana tanıklık ettiğim için fotoğrafını da çektim hemen.

    https://i.hizliresim.com/rr0do7.jpg
  • milka marka kullanım hakkını satın aldığından beri tadı değişen çocukluk nostaljisi..
    muhtemelen glikoz şurubunu arttrıdılar.. bi haltlar ettiler.. mide bulandırır oldu.. tadı rahatsız edecek kadar "tatlı" oldu ve haddini aşan zıttına döndü..

    yapmayacaktın bunu bonibon.. çocukluğumdaki, legolu reklamındaki lego adamlar kovalasın seni satanları.. yapmayacaktın bunu bonibon.. yapmayacaktın..

    bizi ufo'ya muhtaç etmeyecektin....
  • m&m's e karşı kazanılmış bir zaferdir, türk halkı olarak bir silindir kutuya tav olunmuştur. işin bir de bakkal kısmı var, bakkallar bonibon kutularının hepsinden 5 tane bonibon alarak en az 2 kutu daha bonibon imal ediyorlar. bonibon meselesi en az susurluk kadar dipsiz bir kuyu bence asidlasidasd
  • çıkı çıkı çıkı bonibon çıkı çıkı çıkı çantada cepte bonibon çıkı çıkı ıkçkııçkkık..
  • vakti zamanında alzheimer hastası olan, sürekli "ilaç içecem" diye direten babaanneme "vitamin hapı" diye yutturduğumuz, durumu anlamasın diye de: "sakın ısırma ha! o kadar acı ki; bir hafta şişer dilin dudağın" diye gözünü korkuttuğumuz şekercikler. ne zaman görsem bunları, hatırlarım rahmetliyi.
  • biraz önce marketten üçü bir arada paketlerinden alırken yanıma gelen iki kokoş kadından birinin kazık kadar adama bak çocuk gibi hala bonibon yiyor bakışlarını gördükten sonra aklıma takıldı. acaba haklı mıydı kadın? kazık kadar adam çocuk gibi hala bonibon yememeli miydi? yok lan ne alakası var? kadın bana bakmamıştı bile. hem markete mantar almaya gitmiştim ben.
  • en sevdiğim abur-cubur'lar listesinde ilk 5'e tartışmasız girer.. böyle küçük küçük drajeler halinde, içi çikulata dolu olan şey.. topluca (5-10 tane) yenildiğinde harbi acaip süper bi tat verir.. kent gida'dan..
  • bahsi gecen "mini mini cikolata bonibon" reklaminda- ki zamanin kosullarina gore cok iyi bir reklamdi, ayni donemde yayinlanan reklam kalitesi icin (bkz: trt radyolarinda eski reklamlar)- bi de renklerin siralandigi bi kisim vardi. kirmizi, yesil, mavi, hodo... kahverengi diye biterdi. iste bu kahverengi'yi soyleyen herifin ses tonu baya bir pesti. oyle ki, kahverengi + bas kombinasyonu ile beyazlarin arasina bi de zenci aldiklarini dusunurdum, (bkz: benetton). neyse, o kahverengi diyen adam bizi korkuturdu ufaktan, bugun gorsem kendisini sorarim "ulan tirto. cocuklara seker reklami yapiyosun, ne diye bagiriyosun borozan gibi sesinle kahverengi diye?"