1. romanların kurmaca dünyasına kendilerini kaptırarak hayal / hakikat karşıtlığını acı bir biçimde yaşıyan kadınların durumu.
  2. bir edebiyat terimidir. kişinin kendisini yazarın ya da kahramanın yerine koyma halinin getirdiği sürüklenme, kapılma, gerçek dışı sahte bir kendiliğe sığınma durumu.
    nurdan gürbilek hemen hemen bütün 19. yüzyıl osmanlı-türk roman kadın kahramanlarının bu psikolojide olduğunu söyler. en iyi örneklerden biri olarak mehmet rauf'un "genç kız kalbi" romanında ki pervin'nin şair behiç bey'e ilişkin söylediği şu sözler verilebilir: "hiç bir zaman hiç bir kitap bir kalbi, benim benim bu kitapta okuduğum kadar çoşturmamıştır. artık hayatım benim değil, iradem elimde değil, ölmek yaşamak, mesut olmak için onun bir emrini, bir işaretini bekliyorum; ve yemin ederim ki, saadetle hayatımı feda ederim."
    kadın ruhunun ne mene bir şey olduğunun kapılıp gitmeye, sürüklenmeye, kendini kaptırmaya, narsistik yaralanmaya ne kadar yatkın bir ruh olduğunun edebiyat üzerinden anlama denemesi de denilebilir bu edebiyat terimine.
  3. sürekli olarak başka insanların yerinde olmak isteyen, başka bir deyişle, kendilerini oldukları gibi değil, olmayı istedikleri gibi görenlerin yakalandığı bir ruh hastalığı.
  4. adını gustave flaubert in eseri olan madame bovary nin protagonist i sayılabilecek emma bovary den almıs terim. realist bir anlayısla yazılmıs bu eserde olanaklarının cok otesinde hayallere sahip emma bovary kisisine agır bir elestiri hakimdir ki bu elestirinin sebebi olan hastalık derecesindeki ust tabaka olma istegi bovarizm denilen kavramın ta kendisidir.
  5. nurdan gürbilek bu konuyu kısıtlı bir çerçevede anlatmıştır ama bana sorulursa, yani sordular bana hadi, ben derim ki bu konu öyle basit bir konu değil derim. bunu biraz açımlayarak bil-cümle edebiyat tarihine göz atabilir, edebiyatın modern ve postmodern köşelerine girip çıkabilir ve geri dönebiliriz derim. hatta bir de bakınız veririm.

    (bkz: ulusal alegori)

    bu ne alaka diyebilirsiniz. özdeşleşmekle idol almak aynı şeyler değil midir diye cevab veririm.
  6. ''madam bovary - emma bovary'' ile anılan ancak türk edebiyatında da ''kiralık konak-seniha'' , ''aşk-ı memnu - bihter'' gibi roman kahramanlarının da etkilenmiş olduğu görülen akım.
  7. kişinin kendisini bir başkasının yerine koyması gerçekte olmayan "sahte bir kendiliğe sığınma eğilimi" anlamında kullanılır. jules de gaultier madame bovary'den yola çıkarak yazdığı denemelerinde bovarizmi bir içsel telkin eksikliği, kişinin dış çevrenin telkinine boyun eğmesi olarak tanımlamış.

    (bkz: kör ayna kayıp şark)
  8. türk edebiyatında da bazı servet-i fünun eserlerinde kendini gösteren durum. madam bovary ile ortaya çıkmıştır. kişilik karmaşası da denilebilir. kendini bulamama, esas var olan kişiliğini yok sayma hali ve başka bir karaktere büründüğünü hatta o olduğunu sanmak.

    son yıllardaki yeni edebiyat ve batı edebiyatı üzerine yapılan araştırmalarda üzerinde çokça durulmuş ve psikoloji alanına da değen konulardan biridir. sebebi ise bunun bir akımdan ziyade psikolojik hastalığa dönüşmesi. eskiden yalnızca kitaplarda karşılaşılabilen bir durum iken gündelik hayata girmiş ve birçok insanı bilmese de aslında pençesine almıştır.

    aşırı kitap okuyan ve karakterlere kendini fazlaca kaptıran insanların (tabii dozu bilememek, abartmaktan bahsediyorum burada) zaman içerisinde hızla bu rahatsızlığa kapıldığı ortaya çıkmış. ki ismi konmamış da olsa çevremizde bu tip insanları çokça görebiliyoruz.

bovarizm hakkında bilgi verin