şükela:  tümü | bugün soru sor
  • akar modda bi' basçı kardeşimiz. biyografisi şu;

    17 aralık 1984 yılında lefkoşa’da dünyaya geldi. 2002 yılında doğu akdeniz üniversitesi fen ve edebiyat fakültesi’ne bağlı olarak eğitim vermekte olan müzik bölümü’nü kazandı ve ana bilim dalı viyolonsel olmak üzere 2007 yılında buradan mezun oldu.

    2008 yılında ‘’codarts’’ roterdam konservatuarı jaz akademi’de bas gitar okumaya hak kazanmıştır.2009 yılı içerisinde vatani görevini tamamlamak için roterdam konservatuarı’ndaki eğitimine ara verip adaya dönmüştür.
    şu an kıbrıs amerikan elçiliği’nce sürdürülen, iki toplumlu ‘’jazz futures’’ projesi kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmalarında eğitmen olarak yer almaktadır.

    tamamı kuzey kıbrıs müzik piyasasına yönelik çıkartılan bir çok yerli sanatçının albümlerinde bas gitarist olarak yer aldı. yurt dışında ve adada bir çok müzisyenle aynı sahneyi paylaşma imkanı bulmuştur, bunlardan bazıları; okan ersan ,charis ioannou , chris byars, ari roland, zaid nasser, vahagn hayrapetyan,john mosca, stephan schatz, leroy williams, sacha perry, gilad atzmon, oscar williams.

    myspace

    olayı şu

    bir de şu tabi, ah!
  • eylul ayi itibari ile 9 parcalik as it is isimli albumu raflarda yerini almistir. jazz severlerin kesinlikle dinlemesi gereken albumlerden.
  • sözlükte onca zamandan sonra dahi hakkında tek bi' yorum yok. suserin biri çıksa ve dese ki çok çalıyor, ne bileyim tonunu sevmiyorum ya da tarzı bana uygun değil, vallahi ona bile saygı duyacağım. da bilmemek nedir oğlum, içinizde hiç mi popüler dışında önüne itelenenin haricinde müzik dinleyen kalmadı?

    vay başıma ya, vay ki dünyanın haline. sosyal medyayı tekeline alan şerefsiz sermaye düzenine, o düzenden istediğini öne çıkartıp kitlelere iteleyene, vay ki ne vay!

    ama onlardan daha büyük bi' şerefsiz varsa o da bilgi çağında/bu yüzyılda düzene eklemlenip önüne koyulanı tüketmeye meyilli bu toplumun ta kendisidir. üllümünütü filan size çok bile seçenek sunuyor amına koyim. boşuna ağlamayın lan, koduğumun seküler çomarları sizi!

    hasılı; sen şunu bil ki cahit kutrafalı, işlerini takip eden, bayıla bayıla dinleyen insanlar da mevcut. sohbet sırasında markus milır lafı filan geçince müzikte estetik duygusu olduğunu pazarlamaya çalışan imitasyon enteller de bu sistem senin müziğinden kapital çıkacağını farkedip kitlelere itelediğinde seni dinlemeye ve beylik laflar etmeye başlayacaktır elbet. ha derdin bu mudur, bence değildir. tek derdim günün birinde farkedildiğinde demet akalınların filan arkasında çalmamandır, falandır filandır. başkaca derdim de yoktur.

    edit: bunu eklemezsem çatlarım; son dönemin bas insanları arasında hem karakter hem de enstrümana hakim olma kafası olarak iki kişi var benim nazarımda; birisi erdem abi* ve diğeri de haliyle öznenin kendisi. kutrafalı'yı yıllardır takip ediyorum, canlı dinleme fırsatım olmadı (ve umarım günün birinde olur) ama bi' kere sosyal mecralarında ben bas çalıyorumtribinde hareketler içine girdiğini görmedim. bunu neden söylüyorum; isim vermek istemediğim overrated bas insanlarından bi' kısmında böyle bi' trip var. tabi popüler olmakla alakalı, en azından alternatif popüler vokallerin arkasında çalmak nedeniyle kendiliğinden evrilen bi' durum. peki kutrafalı n'apıyor, düzenli olarak instagram'dan yaptığı işleri kısa kesitler halinde paylaşıyor. işinde disiplinli biri olduğu çok açık, ciddiyetini hiç kaybetmiyor ve gitarcığıyla uzun mesai harcadığı, hep bi' daim ilerisini hedeflediği belli. ben iyi çalıyorum tribine girip göt devirmiyor, nitekim on yıldır üzerine bi' gıdım bişi koyamadan ekmek yiyen tipler var ki kendisi aksine hırslı. nerden biliyorum, tekniğindeki ilerlemeyi kendisiyle birlikte yıllar içerisinde gözlemlemek güzel bi' his. son olarak; şensesli ve soyberk gibi önceki jenerasyondan üstatların akabinde de güzel bas insanlarının geldiğini vermek mutluluk verici.

    iyiyiz böyle.
  • kendisi kıbrıslıdır... kendisi ile çok konserde çalıştık, daha da çok çalışırız gibi.. fazlaca jazz performanslarda görsenizde, kendisi bob marley hastasıdır.. entrümanına korkunç hakimdir...en önemlisi adamdır!
  • bir üstteki entry'i okuyunca kendimden utanmama sebep olan müzisyen.

    cahit'i yıllardır bilen, takip eden, bizzat tanışıp albüm imzalatan biri olarak niye buraya iki satır bir şey yazmamışım; ilginç gerçekten. sanırım sözlükte artık yazacak hevesim kalmadı. çöplükten hallice bir ortama dönüştü buralar.

    tekniği kusursuz, yaratıcılığı tartışılmaz bir basçı cahit. çok sıradan bir kelam olacak ama tevazu düzeyi arşa değmiş bir adam. müzik piyasasındaki (pop) leş gibi insanların bu kadar tanındığı bir ortamda cahit'in zaten adının anılması ona karşı büyük bir saygısızlık olur. o bakımdan ben bu durumu normal karşılıyorum. isim vererek kimseyi rencide etmek istemem ama, üç kuruşluk sanatçıların (?) arkasında çalıp, basçıyım diye gezen tiplerin, cahit'in yanında nefes dahi almaması lazım.

    ikinci albümü yakında zamanda çıkacak sanırım. takip edin bu adamı.

    not: ısırmalık bir adet erkek çocuk sahibidir aynı zamanda :)
  • transitions adlı albümü geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan müzisyen. dinleyiniz dinlettiriniz *.
  • you never know isimli parçasına bayıldım, tanışma fırsatım da olmadı ama instagramdan severek takip ediyorum kendisini :)

    ve ek olarak ben de şu "üç kuruşluk sözde sanatçılar" ın arkasında çalan basçılardan biriyim ama her zaman kendimi geliştirmeye, müziği öğrenmeye ve ondan keyif almaya çalışıyorum. inanmasanız da bir çok müzisyen de bu durumdan memnun değil ama ya hayatını bunun üzerine kurmuş ya da ailesinden böyle görmüş, öğrenmiş olduğu için bunu iş olarak görmek zorunda ve risk alabilecek yerlerde değil.