şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: kabir azabı)
  • konuyla ilgili soyle de bir fikra vardir efenim:

    kiyamet kopmus, ahir zaman gelmis. cennet, cehennem ve araf sinirlari belirgin hale gelmis. gunah ve sevabina gore herbir fani ait oldugu mekana yerlesmis.

    gel zaman, git zaman soyle bir manzara cikmis ortaya karisik; her aksam hava karardiginda cehennemde vur patlasin cal oynasin tipi bir etkinlik. havai fisikler, calgilar, sarkilar, turkuler... uzaktan davulun sesi hos geliyormus, o derece...

    gunun birinde, yalanci dunyadan kanka olan ve halen cennette ikamet etmekte olan memet, olan/ bitene merak sarmis. bir aksam cennetle, cehennemi ayiran dikenli tellerin yanina yaklasip eski ahbabi kamili cagirtip sormus:

    “sadic bu ne ya hu? her gece, biz cennetliklerin akil sir erdiremedigi bir sasaa, sanki sonsuz bir eglence. hatunlar/ kizlar girla gidiyor. bizim burada ise tik yok. her sey, her yer sutliman. nedir olayiniz?”

    kamil abi ise olaya su sekilde aciklik getirmis:

    “kardesim burada her gece bambaska bir alem var. yedigimiz onumuzde, yemedigimiz ardimizda. dunyada gormedigimizi burada yasar olduk. hamdolsun tanrimiza o derece...”

    bu ballandirmanin akabinde memedimiz, kamil abimizden bir sekilde, kendisini de cehenneme aldirmasi icun arzuhal dilekcesine sunmus. neyse efenim hamili yakinlik muessesesi ile memedimiz de cehenneme dahil olmus...

    yemis, icmis, oynamis, ziplamis. bir ara kamil abimiz, memede yaklasik su suali sormus :

    “lan memed. huri de ister misin?”
    memet de, istemem yan cebime koy demememis tabii ki...

    neyse efenim...memet efendiye getirmisler sutun gibi bir hatun. baslamislar yikama ve yaglama merasimine. sira gelmis marpucu uflemeye. lakin, o da ne? onca aramaya, taramaya ve tetkike ragmen, hatunda delik namina bisii yok. mali yorungeye sokmak icin en ufak bir girizgah ufukta belirmiyor...

    memetimiz bu duruma bir aciklik getirecegi inanci ile kamil abimize yonelmis ve :

    “sadic! mal sahibi, mulk sahibi hani lan bunun deligi, bulamadim bi turlu” diye kekelemis. o vakit kamil efendi muallak duruma acikligi getirivermis:

    “eee ince memedim, kok komurum, zonguldaklim. cehennem azabi dedikleri sey de budur iste. uzme tatli canini, oksa sahih memecanini...”*
  • cehennem azabı sadece ateş değildir. birçok azap çeşitleri vardır. birkaçı şöyledir:

    1- soğukla azap,

    2- yılan akrep gibi hayvanların sokması,

    3- başına topuzlarla vurmak,

    4- aç bırakmak,

    5- zakkum yedirerek bağırsakları parçalamak,

    6- vücutları büyültülerek azabın şiddetlendirilmesi,

    7- irinli su içirmek,

    8- gayya kuyusuna atmak,

    9- uçurumlardan yuvarlamak,

    10- zifiri karanlıkta azap,

    11- büyük azap veren pis kokulara maruz bırakmak,

    12- azapların her gün katlanarak çoğaltılması,

    13- sonsuza kadar azap edilmesi.

    kadı zade ahmed efendi buyuruyor ki:

    cehennemde bir yere zemherir denir, yani, soğuk cehennemdir. soğukluğu pek şiddetlidir. bir an dayanılmaz. kâfirlere, bir soğuk bir sıcak, sonra soğuk sonra sıcak cehenneme atılarak, azap yapılacaktır.

    cehennemde çok soğuk zemherir azapları bulunduğu, kimya-i saadet ve dürret-ül-fahire kitabında yazılıdır. buhari, müslim, ibni mace ve diğer hadis kitaplarında, yazın sıcaklığı sıcak cehennemin nefesinden, kışın soğukluğu da zemherir cehennemin nefesinden olduğu bildiriliyor. (örneğin: buharî, mevâkît: 9, müslim, mesâcid: 185-187; tirmizî, cehennem: 9.)

    reşahat kitabında deniyor ki: zemherir denilen soğuk cehennemin azabı çok şiddetlidir.

    alıntıdır: http://www.sorularlaislamiyet.com/…how_qna&id=13065

    buradan anlıyoruz ki bazılarının fentezi dünyası şahin k'nın fentezi dünyasına rakip olabilecek nitelikte gelişmiş.
  • "korkudan tir tir titremek varken tanrıyı sevmek de ne ola" azabıdır.. ki, bu da yaşamın boyunca görüp-göreceğin en büyük azaptır sanırım.
  • "abi cehennem azabı önünde bi engel ya, çabucak aradan çıkar bak rahat edersin ben sana söyliyim"

    -- düz adam, eylül 2009
  • kur'an-kerim'deki verilen örneklere, burada maddeler halinde yazılan çeşitlere ( aynen sınav sorusu gibi mübarek: cehennemde azap çeşitleri nelerdir? önem sırasına göre maddeler halinde yazınız. töbe töbe) bakarsak aslında bizlerin anlaması gerekenin şu olması gerekiyor: "insanın başına gelebilecek bedensel ve ruhsal en şiddetli azabı düşünün: ateşte yanmak, dehşetli bir yalnızlık ve acı bir perişanlık, devamlı hüsran, ne tam yaşama ne de ölme durumu, ve bu dünyada düşünebileceğiniz herhangi birşeyden daha yoğun ve daha farklı acılar, karanlık ve çaresizlik."

    burada altı çizilmesi gereken birşey var: "bu dünyada düşünebileceğiniz herhangi birşeyden daha farklı" ifadesi. cehennem gibi kavramlar aslında bizim tahayyül edemeyeceğimiz türden kavramlar. işte aslında kur'an'ın bizlere verdiği örnekler birer sembolizm ifadesi. sadece az da olsa bu azabın ne kadar şiddetli olacağı hakkında ipucu vermek gibi bişey. yoksa ilkokula giden çocuk aklıyla cehennemde azap şekillerini bilmemiz ve bunları şekillere indirgememiz bizim ezberciliğimizin ve kur'an'ı anlamadığımızın bir ifadesi olsa gerek. aynı şekilde cenneti de ırmaklar ve huriler olarak değil de: insanın tadabileceği en keyif verici bedensel ve ruhsal heyecanlar olarak düşünmek daha mantıklıdır. yani asıl demek istediğim tahayyül edemediğimiz türden kavramları kur'an bize bazı örneklerle açıklıyor ki ipucu olsun bizlere. cennetteki huriler, cehennemdeki ateş bizlerin bu dünyada tam olarak anlayamayacağımız kavramlar için birer ipucu. tabi ki en doğrusunu da allah bilir.
  • sinir hucrelerin burda saprofitlerle sevisirken nereye cekiyon sen dedigim.