şükela:  tümü | bugün
  • cekingen olma durumunu bunyede barindirma opsiyonunun default segmentine verilen publicate isim.
  • ing.si timidity bazen de shyness olan kelime.
  • uc kelimelik cumleleri ogrendigimiz anda buyuklerimizin tepemize ayip kelimesini demoklesin kilici gibi dikmelerinden kaynaklanip, benligimizde kok sardirmis durumdur. " buyukler konusurken konusulmaz, buyuge cevap verilmez, kiz kisminin sesi yuksek olmaz, sen kizsin lafa karisma, seb kucuksun kucukler lafa karismaz" (ve bunun gibi daha neler neler) tenkitlerinde her fikrimizi kendimize saklama zorunlugumuz, misafirlige gitmeden once " orda birsey istersen, yaramazlik yaparsan seni gebertirim, uslu uslu yanimda oturacaksin, ben demeden hicbirsey yemiyeceksin, beni rezil etmeyeceksin tehditlerinde koskoca yaslara geldigimizde bile cogu misafirlikte ziril ziril acliktan kivrandigimiz, eve ac dondugumuz gereksizliklere ornek teskil eden davranislar zinciridir. sadece evde devam etse amenna bizleri sozde hayata hazirlayan egitim yillarinda da az mi bastirildi, bireysel gorus hurriyeti egitimcilerce..... ve hatta " oyle sessiz ki, tepesine vur, elinden ekmegini al" sozleriyle terbiyenin en yuksek secerelisini tasvir eden laf vardir, nesilden nesile ezile ezile gelmis ve utanci matah saymis bazi ahmak dimaglarda.
  • allah vergisi bir özellik olan çekingenliğe sahip olan kişilere (vermese daha iyi olurdu) insanların senin sorununmu var diyerek, geçmişinde yaşanmış bedbaht hatıralar arayışına iten bir özellik. halbuki çekingen kişi şen bi çocuklukta geçirmiş olabilir ama toplum buna inanmaz pek. ya annesinin babasının ayrı olduğu düşünülür yada çok fazla sorunları olduğu.
  • iyi kötü arasını bilen kişinin ruh hali.
  • lanet olası bir hastalık.kesinlikle tedavisi yok.her zaman için yanlış anlaşılırsınız kaçarınız olmaz. fırsatlar elinizden uçup gider. begendiginiz bir insanla konuşmak tam bir kabustur,asla gidemezsiniz yanına. her gece yatağın içinde sabaha kadar kıvranıp durur içinizden senaryolar kurarsınız amma sabah olunca yine aynı tas aynı hamamdır.sevdiğini söylemekten çekinmek en kötüsüdür heralde. arkadaşınız annesiyle telefonda konuşur ve seni seviyorum diye kapatır;çekingen bir insan için* bunu yapmak bile ecel terleri döktürür. belki de mizah konusunda aşmışsınızdır ama tam konuşmanız gereken yerde susup kalırsınız ve soğuk nevale diye nitelendirilirsiniz.
    velhasıl allah düşmanımın bile başıma vermesin derim bu illeti.*
  • hayatı çekilmez kılabilen bişiy. bundan muzdarip insanlar misal kalabalık bir alışveriş merkezinde ya da bir meydanda avazı çıktığı kadar "ben bi boook değilim, sizlerdeee" diye bağırırsa bir daha böyle bir derdi kalmaz. belki biri burnunu filan kırar ama olsun imaj hiç bişiy, özgüven her şey. (bkz: yürü be koçum) *
  • bütün davranışları, konuşmaları "sen kimsin ki?" sorusu üzerine kurulu bir hayat yaşamak.
  • içses hep herşeyi yapabileceğini söylese de dışses ve davranışlarda bunun yansıtılmaması ile sonuçlanır. kurtulunması gereken, insanın kendi değerini fark etmesi, ben diyebildiği ve birşeyleri isteyebileceğine, iyi birşeyleri hak ettiğine kendini inandırdığı zaman kurtulabileceği sorun.
  • cekingenligi elimden geldigi kadar orneklendiricem.

    yer: nyit old westbury kampusu
    zaman: 9 11
    ders: corporation finance

    bendeniz yeni okulunda ilk dersine girme serefine nail oldugunda tarihin 9 11 olmasi kaderin bir cilvesi miydi yoksa psikolojik olarak kendimi sinamami saglayan bir firsat miydi bilemiyorum. dersin ilk 10 dakikasinda amerikanin o anlatila anlatila bitirilemeyen ozgur dusunce yapisindaki universite sinif anlayisini doya doya yasamaya baslamistimki stereotip bir yahudi olan saygideger profesorumuz insanlarin bilincaltinda da olsa her zaman daha fazla para kazanmak istediklerini fakat bunu kendilerine itiraf edemedikleri gibi itiraf edebilenlere burun kivirdiklari tesbitini yaptiktan sonra gunun anlam ve onemi uzerine bir kac dakikamizi alacagini belirtti. benim internasyonal bir ogrenci oldugumu bilerektene amerika ekonomisi uzerine konusmaya basladi ve amerikan ekonomisinin ilk ne zaman resesyon gecirdigini ve bu resesyonun nasil sonuclandigini anlatmaya koyuldu. (1940 larda baslayan resesyon 2. dunya savasini amerikanin bitirmesiyle son bulmustu dedigine gore) burdan yola cikarak 11 eylulden onceki clinton doneminde yasanan resesyona gecti hocamiz ve terorist saldiriyla birlikte ekonominin buyuk bir darbe aldigini anlatti. bu resesyondan nasil cikmisti amerika iste hocamizin interaktif olarak isledigi derste zeki cevik ogrencilerine yonelttigi soru buydu. herkes bir seyler soyledi ama hocanin son sozleri zaten belliydi. bush finance masteri yapmis usta bir ekonomistti ve ulkedeki en onemli seylerden birinin finance oldugunu biliyordu. bu yuzden goreve geldiginde kendinle birlikte guvenilir ve islerinin ehli ekonomistleri de yanindaydi. e tabi bu ekonomistler resesyondan falan anliyolardi da bosuna o kadar okul bitirmemislerdi. ama hocamiz burada konusmayi kesti ve resesyona aslen kim son vermistir diyerekten son sorusunu yoneltti sinifa. herkes bir agizdan whooooooooo diye karsilik verdi ve cevaplarini aldilar. females. megersem kadinlar ekonomik durgunluktan sikilip cok sevdikleri shopping e saldirmislar, el degistiren para yuzunden de ekonomi canlanmis amerika ekonomiside silkelenip bu darbogazdan cikmis. iyi hocam guzel. dunyada irak diye bi ulke yok, onu gectim afganistan hic yok dimi? aha bi gun turkce ogrenirsen o ufacik yahudi gozlerinle su yazdigimi oku ve o kosede oturan turk evladinin cekingen biri oldugunu anla ki, sana durgunlugu bitiren irak savasidir diyemedi. sen bu kadar factleri zeki cevik amerikan gencliginin onune koyuyosun ve ordan biride bunu diyemiyosa amerikayi da sikeyim amerikan egitimine de afedersin. iste cekingenlik budur.