şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın üç büyük otomobil üreticisinden biridir. diğerleri için: (bkz: ford) ve (bkz: general motors)

    bünyesindeki gruplar ve markalar :

    - mercedes otomobil grubu :
    maybach, mercedes-benz ve smart

    - chrysler grubu :
    dodge, chrysler ve jeep

    - ticari araçlar grubu :
    setra, mercedes-benz, freightliner, sterling trucks ve western star trucks

    stratejik ortakları :
    fuso, mitsubishi motors ve hyundai
  • hotbird uydusu üzerinden dctv logosu altında 7 ayrı kanalda 7 ayrı dilde otomotiv sektörü hakkında yayın yapan firma. sözkonusu 7 dilin arasında türkçe'de bulunuyor.
  • dünya'da yaklaşık 400 000 (evet dörtyüzbin) kişiye istihdam sağlayan. yaklaşık olarak türkiye'nin bütçesi kadar bütçesi olan bir işletmecik. yani grubun başındaki kişi bizim başbakanın yönettiği kadar bir bütçeyi (gücü) yönetmektedir.
  • dctv diye televizyonu olan firma.
  • isminden dolayı çocukken hep sahibinin gurbetçi bir aile olan daimler'in olduğunu zannettiğim hatta firmanın başına rıfat daimler isimli göbekli bıyıklı bir amcayı yakıştırdığım otomobil devi. ama büyüyünce öğrendimki halkların dilleri birbirine benzerlik gösterebiliyormuş ama ekonomileri asla.
  • daimler benz ve chrysler corporation'un birlesmesi ile ortaya cikan dunyanin en buyuk otomotiv sirketlerinden biri. birlesmenin ardindan gelen ilk yillarda somut bir basari elde edilememesi uzerine turlu yorumlar yapildi. sirket kulturlerinin cok farkli olmasi bahane edildi. ancak bu birlesmenin ilk basarili urunu olan chrysler 300m modeli ile bu konudaki muhabbet azaldi son zamanlarda.

    bir de bu aslinda satin alma yolu ile birlesmedir. ancak amerikalilar olaya antipati duymasin diye "merger of equals" diye bi kavram ortaya cikardilar ve o sekilde satin alindi. tabii sonra almak yoneticiler amerikanin yolunu tutunca herkes durumu tam olarak anladi.
  • daimler ve chrysler'in 98 yilinda birlesmeleri, tarihteki en buyuk sirket evliliklerinden biriydi... neredeyse 100milyar dolarlik bir sirket olmuslar, bunun otesinde calisanlarini da isten cikartmama ve de hicbir fabrikayi kapatmama karari almislardi... gorunuste esit olarak tarif edilen bu birlesme (bkz: merger)aslinda daimler'in en basta %58'lik hisseye sahip olmasi ve yonetim kurulunun cogunluguna sahip olmasiyla zaman icinde alman kimligini chrysler uzerinde baskin tutmaya baslayacakti..

    daimler bu birlesme'den evvel, amerika'daki %1'lik pazar payini genisletmek istiyordu... ayrica alman is gucunun amerikaya gore cok daha pahalli olmasi amerika'da uretim konusunda motive ediciydi.. basit bir dusunceyle dunyada en cok araba satilan ulkeye girmekti amaclari.. diger yandan mitsubishi ile birlesip dunyanin en efektif araba uretimine sahip olan japonlardan da urunlerini gelistirmede faydalanicaklardi.. soyle ki, artik sadece dunyanin en luks arabalarini uretmeyi birakip herkes icin her sinifa araba uretmekti amaclari.. en buyuk hatayi da bu noktada yaptilar.

    chrysler ise artik borctan bokun icine batmis, degil genislemek satin alinmak bile islerine gelebilicek durumdalardi. daimler'in teklifine baliklama atladilar, yonetilen taraf olucaklari aslinda akillarina geliyordu, teknoloji ve buyuklukten faydalanmak yetmiyor iste malesef almanlarla birlestin mi onlarla ugrasman gerektigini de bilmen lazim, bunu aci bir sekilde ogrendiler.

    almanlar, muhtemelen dunyanin en kaliteli araba ureticileri olduklarindan, her turlu operasyonun kendi kulturlerinden olmasinda kati davranirlarken, bu alman kulturunun baskinligindan en cok rahatsiz olan da chrysler'in amerikadaki calisanlari oluyorlardi.. esit birlesmeye kesinlikle inanmayan amerikali calisanlar, sirketin basarisi icin almanlarin egolarini disarda birakmalari gerektigini ve de alman kulturunun sirket icinde kotu bir hava yarattigini dusunuyolardi, en buyuk faktor daimler, chrysler kulturunu ezip gecmis ve de bu durum umurlarinda bile olmamisti..

    birlesmeden sonraki gelismeler su sekilde oldu; daimler, chrysler'in borclarini odemek icin milyonlarca dolar harcadi... kultur catismasi hat safhaya ulasti... birlesme yapilmadan evvelki calismalarla dalga gecildi.. almanlara "amerikan cinsel tacizi konusunda hassasiyet" seminerleri- kisaca bu amerikalilar manyak titiz dava acarlar valla sakin ellesmeyin oraya gidince'yi iceren paneller, diger yandan amerikalilara "alman yemek kulturu" nu ogretmeyi uygun gorduler. aslinda ne almanlar amerikalilari anladi, ne de amerikalilar almanlari.. milyonlarca dolar odemekten helak olan daimler, masraflari tavana vurunca bu sefer malzeme aldiklari supplier lardan fiyat konusunda pazarlikla kaliteyi dusurmeyi goze alarak (!) anlasmalara girdiler.. yani yillarin mercedes ini elaleme rezil etmeleri boyle basladi... kaliteyi dusurup 3 yil icinde tarihin en buyuk fiyaskolarina imza attilar, binlerce mercedes fabrikaya geri cagirildi. en buyuk marka kuvvetleri olan kalite, guven yerle bir oldu bir anda..

    anlasmazliklar zirveye ulastiginda birlesmenin uzerinden 4 yil gecmisti... mercedes'li yoneticilerden biri "beni kesseniz chrysler kkullanmam hayatta, annemin vardi 2 yil dayandi en fazla sonra cope attik" beyanatini verdi, chrysler da "bizim grand cherokee sizin suv lere koyar" aciklamasini yapti.. yani cildirdilar iyice aslina bakarsaniz...

    2005 yilina baktigimizda goruyoruz ki mercedes toparlanmaya calisiyo, diger yandan chrysler borclari odendikten sonra, 1-2 tane de afilli stilize model cikardiktan sonra kar etmeye basladi.. bu basarida alman ceo'larinin payi buyuk diye dusunuluyo.. bu chrysler'in ceo'su (adamin adi zetche miydi neydi) basarinin ardindan daimler chrysler in ceo su oldu.. simdi onunde sayisiz problemler var..

    simdi satmayi dusunuyolar chrysler'i allahin almanlari, ne zaman kara gecicekleri de merak konusu.. yani sozun ozu su ki, kim olursaniz olun, kafadan "ben istedigimle birlesirim, en iyisini ben bilirim, cekilin bakalim" larla birlesme yapilmaz.. gidip taniycaksin, ogreniceksin ondan sonra dimi efendim.. sonra gorursunuz gununuzu boyle borc batagindan sevgili cikartmak gibi olmaz..
  • daimler'in chrysler'i boşamasıyla sonuçlanmış birlikteliktir.