şükela:  tümü | bugün
  • dana scully'nin eti olabilir*.
  • deli dana hastalıgına yakalanmak için yenmesi gereken et
  • bonfilesi koyun eti gibi yumuşak olan et.
  • şahsi kanaatim koyun etinden daha lezzetli olduğu şeklindedir. ayrıca pişiren adabını bildiği sürece her tarafını pamuk gibi yemek olasıdır.
  • sac kavurma için kuzu eti kadar iyi değildir. mevcut sertliğinin çeşitli yöntemlerle giderilmesi, kızgın yağda domates ve biberle terbiye edildikten sonra yenmesi gerekir.

    ucuzundan şaraba yatırmak, etleri bir nebze yumuşatır ve lezzet katar. şarap yeterince yumuşatmadıysa süte yatırmak, süt yoksa yoğurda yatırmak, yoğurt da yoksa yatağa yatırmak belki çözüm olabilir. bizim evde şarap, süt ve yoğurt yoktu bu akşam. mecburen yatağıma yatırdım yumuşasın diye. başucu lambamı yakıp hafiften de bir müzik koyunca, kuzu eti kadar yumuşak olacağını düşündüm. dana etinin içi geçti uyuya kaldı. melekler gibi uyurken dürterek uyandırmak istemedim. uyandırdıktan sonra kızgın tavaya atmak benim yapabileceğim bir şey değildi. üzerine battaniyemi çektim, yeterince yumuşasın diye kombiyi kökledim. karnım yeterince açtı ve içinde et olan sac kavurma yemeyi çok istiyordum. evde pizza krakerden başka yiyecek bir şey olmadığından, dana etini öperek uyandırmayı sonra sac kavurma yapmak için ikna etmeyi düşündüm. odama gelip tavandaki ışığı açtım ve sesli sesli öksürdüm. dana eti, sefa pezevengi gibi yayılmış, battaniyeyi üzerinden atmıştı. kuşbaşılarını dürterek "kalk" dedim." beni bir yarım saat sonra kaldır hafız" diye savuşturdu. ulan bir anlık dalgınlıkla ev arkadaşımı mı doğradım diye aklımdan geçirirken, yavaştan doğruldu dana eti.

    kabullenmişti, tavaya doğru götürdüm. yağdan yine tedirgin edici sesler çıkarken uzaktan fırlattım kütleyi. domates ve biberi aradan belli bir süre geçtikten sonra ekleyip tavanın üzerini kapattım. prili, oda kokusunu, camsili ve yağçözü her ihtimale karşı ulaşamayacağım bir yere kaldırdım. 20 dakika sonra sac kavurmam olmuştu. üzülürek yedim ama et sert değildi. helva gibi ağzımda dağılırken, eti yumuşasın diye her hayvanı yatağa yatırmanın anlamsız olduğuna karar verdim. o yatakta yatan hayvan tek ben olmalıydım.
  • tavuk etinden sonra bunu da tedirgin tedirgin yiycez. çünkü vedat milör şöyle diyor:
    "dana inanılmaz hormonlu. hepsinde büyüme hormonu var ve boğa spermi veriliyor. küspeyle besleniyorlar ve tüm bu etler amonyakla yıkanıyor. insanların sağlıklı sandıkları bu etler aslında çok zararlı"

    http://www.radikal.com.tr/…d=1095575&categoryid=138
  • biraz zeytinyağı, biraz tuz ve biraz yoğurdu(süt de olur) (yapılacak et miktarına göre ölçü belirlenmeli) güzelce karıştırdıktan sonra oluşan sos ile her yerine yedirilerek ve en az 4 saat buzdolabında bekletilip terbiye edilir ve döküm ızgara et tavasında pişirilirse lokuma dönüşen et.

    aksi halde çoğu bölümünü yerken lastik yediğinizi hissedebilirsiniz. bir kuzu eti olmasa da terbiyelendikten sonra güzelleşir.

    not: eğer yoğurt ekşi ise etinizde doğal olarak ekşimtırak bir tada sahip olur dikkat.
  • terbiye edilmeden direk haşlanırsa nasıl olacağını merak ettiğim et türü. deniyorum şimdi, sonuçları burada paylaşırım.

    edit: çok kötü oldu ya. bu et pişirme işinde çok yeniyim. ilk seferimdi...
  • aslinda klasik olan, ama benim ilk defa denedigim pisirme sekli: eti yikayip derin bir tavaya koydum. defne yapragi, kekik ve naneden olusan bir demet iple bagli baharati yanina koydum. en kucuk ocak uzerinde, en kisik ateste uzun sure pisirdim. et kendi suyunu ve yagini saldi, baharatlar da o sosa kendi rayihalarini saldilar. pek guzel oldu. ustelik yapmasi da asiri kolay. koy tencereye, ac bir film, bitene kadar pissin. yaparim ben bunu.
  • domuz eti karşısında, sözlükte underrated kalmış bir ettir. halbuki dana eti de ne tatlıdır aslında. sabahları kavurmalı yumurtadır. bir akşamüstü şarabın yanındaki t-bone steaktir. biraz da bunu övün köftehorlardaki köftedir. hordur.