şükela:  tümü | bugün
  • yurdum doktorunun, muayeneden önce az çok fikir edinmeye çalışan hastalarına karşı aldığı tavır. şimdi kimsenin hakkını yemeyelim, her meslekte yeniliklere açık olan ya da muhafazakar takılan insanlar bulabiliriz. doktorlar arasında da yok mu böyle geri kafalı tipler? var.

    eskiden hasta profili nasıldı? sözlükteki sinirli doktor arkadaşlarlarımızın tabiriyle "sağlık dilenen" tiplerdi. zaten millet olarak üniformaya vermeyi seviyoruz, bir de hasta olunca doktor herkes için yarı-tanrı olurdu. doktorun tatminini düşünebiliyor musun? hasta diye karşısına gelen insan ağzının içine bakıyor resmen. ne derse yapacak, her sözüne inanacak.

    sonra ne oldu? insanlar bir şekilde bilgiye daha kolay ulaşmaya başladı. artık çoğu hasta doktora gitmeden önce farklı kaynaklardan ihtimalleri öğrenmeye çalışıyor. doktora gittiği zaman sorular soruyor, kafasında her şeyi netleştirmek istiyor. hatta bazı ülkelerde muayene olmadan, doktorlar tarafından yürütülen online topluluklarda doktorlarla fikir alışverişinde bulunup, basit rahatsızlıklarına çözüm bulabiliyor. eh, haliyle çoğu doktor, bu değişiklikten rahatsız. nedenleri tartışılabilir ama ortaya çıkan sonuç kesinlikle doktorların aleyhine. çünkü çoğu memlekette doktorlar, hastalar doğru bilgi edinebilsin diye internette bilgilerini paylaşıyorlar. bazı hastanelerde mesailerinin bir bölümünü online danışmanlığa ayırıyorlar. doktorun tek hakim olduğu hasta-hekim ilişkisi yerine hastasıyla fikir alışverişinde bulunan doktorlar geliyor. hal böyleyken hala "hastalar da çok rererörö" demenin anlamı yok. özellikle türkiye gibi her doktorun teşhis konusunda özgünlüğünü konuşturduğu bir ülkede hastaları araştırma yapıyorlar diye aşağılamak saçmalığın ötesinde.

    "canım hastanın kafası karışıyor, sorularla bizi de yoruyor" en yaygın bahane. yahu hasta herhalde soracak merak edecek. herif canının derdine düşmüş ne bekliyorsun ki başka? sorular seni rahatsız ediyorsa meslek tercihini gözden geçirmelisin. ve birgün bir elektronik mağazasında "ben teknolojiden acayip anlıyorum" ayağına yatıp satıcıya salak sorular sorarken bu tavrını iyi düşün. öyle hastaların %80'ine antibiyotik yazmakla olmuyor bu iş.

    (bkz: #19727244)
  • şöyle de olabiliyor,
    yurdum insanı internetten bilimsel geçerli olmayan sitelerden bilgileri atıyor hafızaya, beyin bedava diyor kendince. sonra doktor karşında en az 6 sene insan vücudu nasıl bişi, nasıl hasta olur kafa patlatıyor. pratik yapıyor falan bilgisi daha iyi yani. doktor tanı koymayı biliyor hasta bilimyor ki bilmemesi normal. mevcut semtomlarını acayip hastalıklara yoruyor. sonra o fikir alışverişi oluyor hastanın eksik ve yanlış bilgilerinin tamiri ve evhamının giderilmesi seansı.

    kabul edelimki çoğunlukla böyle oluyor.
  • bilinçli hasta google'dan copy-paste'le önünüze gelip "şu şöyle daha iyi olmaz mıydı?" deyince emin olun o şahıs cahil hastadan daha çekilmez, daha tahammül edilmez oluyor.
  • tam tersi doğru olan önermedir. bilgili hasta işlerini kolaylaştırır hatta.
  • internetten okunup, bilgilerin doktorla paylaşılması problem değildir. ancak hasta kendi kendine teşhisi koymuş, tedavi yöntemini kendi seçmiş ve bunda diretiyorsa, bu hasta bilinçli değil, gerizekalıdır.
  • bu tahammulsuzluk azalarak bitmek zorundadir. artik doktorlarin karsisinda dik durabilen, onlara hesap soran kesim yalnizca yakin tanidigi doktor olanlardan ibaret degil cunku.

    misal kendimden ornek vermem gerekirse, laalettayin ortaya cikan bir hastalikta bana konulan teshisten ve radyoloji raporunu okuduktan sonra internetten bu hastaliga ve ameliyat tekniklerine dair yaklasimlari anlatan ingilizce makaleler okumustum. bu makaleleri okuduktan sonra bir docentle teknik ve teshis konusunda iyice konusmus, oyle ameliyat olmustum. uyanip elinden -iyi ki- kurtuldugum bir profesor, eger uyanmasaydim, beni arkaik bir yontemle ameliyat edecek, yuzumu gozumu dagitacakti.

    kisacasi, bilginin ustundeki egemenlik her yerde oldugu gibi doktorlar icin de bitiyor. artik egemenlik kayitsiz sartsiz google kullanabilenindir.
  • "abuk sabuk sitelerden copy paste yapıp geliyorlar ama" en büyük gerekçelerinden biridir. ah ezberci türk eğitimi, "koskoca" doktoru bile ezberden konuşturuyorsun.
    madem hastalar yanlış bilgi ediniyor, internetten araştırmalarını engelleyemeyeceğine göre, doğru bilgi edinmelerini sağla. git internette avrupalı meslektaşların gibi danışmanlık yap mesela.
  • - şu ilaçları yazıyorum.
    - ne bunlar?
    - ağrı kesici, antibiyotik bık bık bık.
    - ağrı kesici kullanmak istemiyorum. antibiyotik de kullanmadan önce başka bir tedavi yok mu?
    - doktor benim, isterseniz kendi kendinizi tedavi edin.

    yukarıdaki dialog aynı doktora bir sürü kez bademcik iltihabı ve soğuk algınlığı sebebiyle gidildikten ve defalarca onun verdiği ilaçları kullanıp bir süre iyileşip eski hale gelindikten sonra yaşanmıştır. doktor bu süreci hatırlamakta ancak her seferinde geçici tedavi sunup hastayı göndermektedir. bünyeyi kuvvetlendirmeyi hiç önermemiştir. tek söylediği "sigara içiyorsunuz ondan oluyor"dur. yoksa yıllarını bu mesleğe vermiş bir doktora ilk muayenede yapılmış br küstahlık değildir.

    ancak ne yazık ki genelleyerek söyleyeceğim bunu, doktorlar hastaları başlarından atmak için ellerinden geleni yaparlar. bilek burkulması ile doktora gidip elini alçıya aldırmaya çalışan doktorla kavga eden, 35 yıl migren ağrısı çektiğini sanıp (ve bunu doktorlardan öğrenip) sonunda ağrı kesiciye bağımlılık diyebileceğimiz kronik günlük başağrısı teşhisi konan ve antidepresan tedavisi ile 2 haftada başağrılarından kurtulan, sinüzit teşhisi ile yüzündeki tüm kemikleri kırıp sinüslerini boşalttıran annem sayesinde doktora gitmekten çok korkarım ben mesela.
  • biliinçli (kendi etkinliğinin farkında olan, şuurlu) hastaya kimse düşman değildir, aksine gayet de memnundur; hekimlerin tiksindiği grup bilgiç ( bilgisiz olmasına rağmen bilgili görünmek isteyen, bilgili geçinen kimse) olanlardır. yalapşap bilgilerle hangi meslek grubunun işine karışılırsa, karşılıklarını da alırlar, bu profesyonelliğin gereğidir. gel gelelim başlığı açan arkadaş, bu iki kelime arasındaki farkı irdeleyemediği için; hekimin verdiği tepkinin mahiyetini de anlamasını beklemek anlamsız olur.
  • gerçekten var böyle bir şey. genelde bir rahatsızlığım olduğunda nette epeyce bir araştırırım. hatta eleme usulüyle bir çok hastalığı elerim ve bi kaç alternatifli şekilde doktora giderim anlatıp bu mudur şu mudur acaba diyebilmek ve eleyerek sonuca ulaşabilmek için. yalnız bizim doktorlar öyle adamlar ki daha bir günden bir güne bana bu hakkı vermediler desem yeri.

    geçenlerde ayağımda bir yara vardı ve bundan bir enfeksiyon kapmışım. neyse ateşlenince filan ben netten araştırma yaptım.
    kendimce çıkardığım alternatifler ; mantar enfeksiyonu, haşlanmış ayak sendromu, yaramı iğneyle patlattığımı hatırladığım için tetanoz ihtimali vs.

    istiyorum ki doktora da gittiğimde sadece "hadi bi antibiyotik bi ağrı kesici şimdi eve" demesin. tam olayı böyle en başından anlatmak isterken, tamam yaranı gördüm zaten başka ne şikayetin var deyip mevzuyu kesti. ateşim var bi de midem bulanıyo diyip kalakaldım. anlaşıldı diyip yazdı antibiyotik bi de ağrı kesici olay bitti.

    ha şimdi iyiyim belki de, iğneyle yaramı kurcaladığımı bile sormayan ve anlatmama da fırsat vermeyen doktor, ben tetanoz olsam suçsuz mu olacak?
    yahu öyle ortopedistler tanıdım ki adam ayağımda önceden varolan ve bir bakışa anlaşılan bozukluğu bile anlayamadı be.

    insan gerçekten bekliyor. doktorla muhabbet ede ede daha güvenilir çözüm önerileri duymayı bekliyor. ne bileyim ayağım burkulduğu için ortopediye gittiğimde daha önceden yaşadığım ve bir bakışa anlaşılan ayak bileği problemimin saniyesinde o doktorca anlaşılabilmesini bekliyor. lan benim gözümde odur zaten farklılığı. ben ona sağ bileğimdeki şişlik için gitsem de saniyesinde diyecek ki senin sol bileğinde ne var böyle? geçmişten gelen ihmallerim varsa azarlasın sorun değil. yeterki bana farklılığını ispatlasın. ne bileyim özgünlüğünü ispatlasın.

    bi antibiyotik bi ağrı kesici yazmaktan öteye bi şey yapsın.