şükela:  tümü | bugün
  • metronom olarak da kullanılabilen şey.
  • yaktığınız anda arabayı yolun istediğiniz yerine koyup gitme hakkını tanıyan mükemmel ışıklardır. sadece tek arabanın geçebilceği dar bir yol, sadece tek geliş ve tek gidiş şeridi olan bir yol, yaya kaldırımı, sokak girişi... hiç fark etmez. yaktığınız anda arabanızı istediğiniz yere bırakabilirsiniz.
  • halk arasinda "hasta tasiyorum" dan "evleniyorum" a, "lastigim patladi" dan "travesti ile pazarlik yapiyorum" a kadar binbir turlu durumu ifade etmek icin kullanilan uyari sistemi.
  • e5, tem veya sehirlerarasi yollarda ani fren yapilan durumlarda kullanilan lambalar. tabi bu hareket 1-2 saniye icinde bir yandan ondekine carpmamak icin fren pedalina asilirken, ondeki arabayi kontrol etmek, dikiz aynasindan arkadaki aracin hiz/mesafe oranini hesaplamak, bir yandan da ucgen dugmeyi bulup basmayi gerektirdigi icin bunu yapabilene farkli bir gozle bakmayi gerektirir. (bkz: dortlu salto yaparken cift perende atmak)
  • karanlık ve seyrek trafikli bir yolda arkanızdan gelen uzun farlarını açık unutmuş sürücüyü uyarmak için de kullanılan uyarı lambaları. dikiz aynalarından gözünüze gözünüze vuran uzunları görünce dörtlülerinizi yakıp söndürünüz. arkanızdaki sürücü eğer angut değilse; "bu niye dörtlüleri yaktı-söndürdü acaba?" diye kendi kendine sorar ve muhtemelen problemin farlardan kaynaklandığını farkedip kısalara geçer. geçmezse de hırs yapıp adamı önünüze alıp uzunları dayamayın siz yine de.
  • park etmenin yasak olduğu yerlerde arabaları görünmez yapan yüzyılın buluşu. yasak bir yere park etmek mi istedin, yak dörtlü flaşörleri araban yok olsun. trafik polisleri bile göremiyorlar, o derece yani...
  • gövdesi kırmızı renkli, üzerinde genellikle beyaz renkli bir üçgen ve üçgenin içerisinde ünlem işareti olan* bir düğme vasıtasıyla çalıştırılan ikaz sisteminin halk arasındaki adı.

    sistem dedik ya, hakikaten çok acaip bir sistemdir. özellikle istanbul gibi büyük metropollerde büyük güçlere muktedir olan bu sistem devreye alındığında;

    - 10 metre önünüzde boş park alanı olsa bile yol ortasında durup, inip, işinizi görüp gelebilirsiniz.
    - trafik sıkışık olduğunda* emniyet şeridine girip diğer sürücüleri enayi yerine koyabilirsiniz.
    - tekyönlü bir yola tersten girip hiçbir tehlike altında kalmadan gideceğiniz yere varabilirsiniz.
    - otobana bile ters yönden giriş yapabilir, geri geri gidebilir, amuda bile kalkabilirsiniz.
    - aracı iki teker üzerine kaldırıp bostancı/bakırköy sahil yolunda manitanızla tur atabilirsiniz.
    - tüm bu haltları yerken sizi uyarmak isteyenlerin kafasını sinyal lambasına çarpmak suretiyle ezebilirsiniz. dörtlü flaşör mahkemede de boş durmayıp sizin lehinize çalışacaktır.

    aslında bu sistemin nimetleri saymakla bitmez ama türk halkı olarak hiçbir şeyi doğru kullanmadığımız gibi bunun da bokunu çıkarmışız ne yazık ki. bu arada, düğmeye basıldığında aracın sinyal lambalarının tümünün yanıp sönmesini sağlayan bu sistemi kapattığınızda sinyal kolu işlevini yitirir. yani aslında sinyal kolu genelde bir işe yaramaz. türkiye'de araç kullanıyorsanız sağa sola dönüşlerde sinyal vermeye de gerek yoktur zaten. çünkü yurdumun cevval sürücüleri ve dahi tümü müneccim tarafından gıdıklanmış* yayaları dönüş yapacak araçları 50 metre önceden tahmin eder.
  • bu uyarı sistemini bir kez ya da iki kez yakıp söndürmek küfür demekmiş. hakikaten garip terimler var şu trafikte.
    bir de mesela hızlı giderken bir anda trafik durduysa; arkadakini uyarmak, acil olarak yavaşlaması gerektiğini bildirmek için yine dörtlüleri açmak gerekirmiş.
  • bu ülkedeki diğer adı "ben yaptım oldu!" olan ve bu ülkede trafiğe çıkacak arabaların hiçbirisinde olmamasını ve ne kadar para bayılsanız da ekletememenizi istediğim, bokunu çıkarma aparatı.

    bu ülkedeki tam anlamı bu evet, "ben yaptım oldu!" biraz daha ilerden dönüp daha fazla yakıt tüketmemek ya da kendi zamanından yememek için sizlerin canını hiçe saymakta en ufak bir beis görmeyen hayvanların tv kumandası düğmeleri gibi ellerinin altında bulunan düğme ile çalışır hale getirilen mekanizma. girdiği şeritten geri geri gelenler, ters şerite girip tam gaz ilerleyenler, yolun ortasında durup yarım saat iş görenler, o düğmeye basınca yolun ortasında kendilerine park alanı açıldığını sanan idiyotlar, kendine göre ufacık bir ivedisi olduğunda yakıp hiçbir ışıkta beklemeyenler, bir sapağın önünde birilerini bekleyenler, götü azıcık sıkıştığında kendisini teskin etmek yerine "dellendim benden uzak durun!" mesajı vermek için kullananlar ve daha birçoğu. arabalarınızda belki de en az dokunmanız gereken düğme o belki siz sürücüler. öyle ki bu yalancı çobanlar yüzünden trafikte gerçekten o düğmeye basmaya gereksinimi olan sürücüleri ayırdetmekte zorlanıyorum.
    marjinal moral teorisi'nin de doğruladığı üzere, bu aymazlık trafikte giderek daha fazla taraftar topluyor. öyle ki en sonunda insanlar kendi kıçlarına da dörtlü flaşör taktıracaklar.
  • aracın faz ya da boyut değiştirmesini sağlayan büyü butonu.

    dörtlülerini yakan araba artık katı halde değildir, gaz olmuştur ve istediğiniz gibi içinden geçebilirsiniz.

    bazı dörtlülerse, aracın sadece hologramik görüntüsünü boyutumuzda bırakırken, kendisini duran araçlar boyutuna transfer ederler. dolayısıyla bu durumda da aracın içinden geçmek mümkündür. görüntünün evrenimize yansıtılmasındaki amaç, her iki boyutta da, araçların üst üste gelmesini engellemektir.

    eğer yargısız infazla insanlara kızmayıp, flaşörlerini yakmış bir arabanın içinden geçmeye çalışmış olsaydınız, bu gerçekleri sizler de fark edebilirdiniz.