şükela:  tümü | bugün
  • genel olarak eş seçimlerimizde buss & kenrick (1998) ve fletcher (2002) makalelerine göre 3 temel kriter mevcut. bunlar:

    1) sadakat/bağlılık
    2) fiziksel çekicilik
    3) kaynak/statü

    erkekler kadınlarda fiziksel çekicilik ararken, kadınların daha çok kaynak/statü ve sadakat aradığı belirtilmiş. yani kişilere çekici gelen özellikler farklı. özellikle uzun vadeli ilişki seçiminde bu fark daha da belirgin hale geliyor.
    ref: psychology applied to modern life

    öğrenmemiz kavramlardan ilki "endogami" ve "ekzogami". insanlar temel olarak 2 gruptan birine dahil oluyor. endogami: kendi sosyal grubumuz için eş seçmemize verilen isim. yani yakınımızda bulunan benzer statüdeki kişileri seçiyoruz, altta açıklayacağım homogami ile birebir ilişkili. ekzogami ise bize uzak gruplardan eş seçme anlamında kullanılıyor. basit anlamda düşünürsek, oba beyisiniz ama gidip köyden kız alıyorsunuz.

    homogamiye göre kendimize benzeyen kişilere aşık oluyoruz. tabii ki her şeyin tutması gerekmiyor. genel hatlarıyla tutması yeterli. bryan strong ve ark. - "the marriage and family experience" kitabında bunu şu şekilde özetlemiş:

    -ırk ve etnik yakınlık: etnik olarak yakın olduğumuz kişilerle birliktelik kuruyoruz. beyazların %92'si homogamiye uygun hareket ederken, buna aykırı evlenen ırklar var. mesela beyaz ispanyollar buna zıt hareket etmiş. oranlara göre erkeklerin %73ü, kadınların %68i buna uyuyor. şöyle kaynak verelim:
    https://eksiup.com/p/uz325619ryuq

    -inanış/din: benzer inanışa sahip kişilerle birlikte olmak bizi daha mutlu ediyor. çünkü inanç dogmatik bir süreç.

    -sosyoekonomik durum: burada sadece aynı kazanca sahip olmak değil, eğitim düzeyinin de yakın olması önemli. yani aynı maaşı alıyor olsalar da bir öğretmen gidip de su tesisatçıyla birliktelik kurmuyor. yine hipergami ve hipogami kavramları işin içine giriyor. erkekler sosyo-ekonomik olarak 1 tık düşük, kadınlar ise 1 tık yüksek erkekleri tercih ediyor fakat bu fark alt ve üst sınır ilişkilerde azalıyorken, ortada geniş bir dağılım gösterebiliyor. alt kısımda bir diğer sıkıntı 2 düşük gelirli kişinin evlenmesi ona gelir ve yaşam standardı olarak bir gelişme sağlamadığı açıklanmış. üst kısımda ise evlilikler kişinin yaşam standardını ciddi miktarda arttırıyor.

    -yaş: geçmişte ortalama olarak erkekler kadınlardan 5 yaş büyükmüş. 2000lerde bu sınır 2'e kadar düşmüş durumda. erkekler genel olarak genç kadınları tercih ediyor, kadınlar ise eş ya da büyük yaşta erkekleri tercih ediyor. mesela bir araştırmada 10-25 yaş fark olarak kadınlara sorulduğunda bundan mutlu olduklarını, ilişkilerinin olgun ve sağlam ilerlediği belirtilmiş. çoğu ayrılırsa yine benzer yaş grubundan birini seçeceklerini bildirmiş.

    -kişilik: yakın kişilik özellikleri önemli. bunun için eysenck'in kişilik modellerine bakmak gerekiyor. birbirine yakın kişiler daha mutlu oluyor. örneğin erkeğin psikotisizmi yüksek, kadının nörositzmi düşükse, yani erkek sert-umursamaz-inatçı-salgırgan-mesafeli, kadın yumuşak huyluysa ilişki başarılı oluyor. yine erkekler düşük makyavel karakterli kadınları tercih ederken, yüksek makyavel karakterli kadınlar yine yüksek makyavel karakterli erkekleri tercih ediyor.
    ref1: aurelio jose ve ark."the ideal romantic partner personality", personality and individual differences 41 (2006) 431–441.
    ref2: eysenck kişilik anketi geçerlilik çalışması makale

    -fiziksel benzerlik: genel görünüşünüz, boylarınız, tipinizin birbirine yakınlığı çiftleri yakınlaştırıyor. en basitinden 155'lik bir kadının 190'lık bir adamla çıkmaması lazım.

    olarak özetlenebilir. istisnalar olsa da buna uyan insanların genellikle mutlu bir birliktelik sürdüğü belirlenmiş.

    bernard murstein ortaya attığı bir diğer teori ise svr (stimulus value role theory) olarak biliniyor. 3 aşamalı bir teori.
    a) stimulus(çekim): partnerler birbirleriyle birebir etkileşimde bulunmadan fiziksel, düşünsel veya sosyal açıdan beğenmesi durumu. yani öngörü diyebiliriz.
    b) value (değer): kişinin, karşı tarafın görüşlerini değerlendirdiği kısım. üstte bahsettiğimiz etnik/dini/politik/cinsel uyuma bakılıyor. bunlarda genel uyum varsa haneye artı yazılıyor. neyin ağır bastığına göre 3. aşamaya geçiliyor.
    c) role (rol): kişi yüklendiği rolde başarılı mı ona bakılıyor. aşık/koca/arkadaş hepsi önemli kriterler. daha önemlisi karşı taraf duygusal olarak stabil mi? yani durduk yere saçmalıyor mu? buna dikkat ediliyor.

    her şeye rağmen ilişki zor bir konu. bazen çiftler örneğin inanç konusunda anlaşamayabilir. bu durumda bu konu hakkında konuşmayıp, diğer konulara, örneğin yüksek fiziksel çekime ya da birlikte iyi vakit geçirmeye odaklanabilip, mutlu olabiliyorlar. bu da homogami'den çok heterogami ile açıklanıyor.

    bunlar yanında psikodinamik modellerin yer aldığı yani bilinçaltı çatışmalarla yönlenen fark etmediğimiz seçimler mevcut. kısa kısa bakalım:

    freud'dan bahsetmezsek olmaz. freud eş seçimini ebeveynle de ilişkilendirmiş ve buna "ebeveyn yansıtma teorisi" (parental image theory) demiş. isminden anlaşılacağı üzerine karşı cinste ebeveynimizdeki etkilendiğimiz özellikleri arıyoruz ve bunu bilinçatlında yapıyoruz.
    (bkz: oedipus kompleksi)

    insanların aile yaşamı, düşünce yapsına göre homogamiyi tamamlayan kavramlar da mevcut. bunlardan biri "tamamlanan ihtiyaçlar teorisi" yani bir konuda eksikseniz partnerinizin bu konuda sizi tamamlıyorsa sizin için uygunluk seviyesi artıyor demektir. örneğin bir öğrencinin hocasına aşık olması buna örnek verilebilir. (psikodinamik teoriler içinde yer alıyor.)

    bir diğer psikodinamik teori "ideal eş teorisi" olarak biliniyor. burada da çocukluğumuzdan gelen bir alışkanlıkla ihtiyaçlarımızı hemen karşılayını seçme yönüne gidiyoruz fakat kötü sonuç veren bir teori. çünkü arzuyu değil, "kaynağı" hedef alıyor. bu kişi ihtiyaçlarımızı sonradan karşılamazsa ilişki yok oluyor. kısa vadeli seçimlerde uygun olduğu söylenebilir.

    genelde belli tiplere ilgi duyuyorsanız, emin olun ki ailenizde ya da genlerinizde böyle bir durum var demektir. yalnız dikkat: bu üstte bahsettiğimiz gibi fiziksel ve sosyo-ekonomik bir eşleşme. aynı zamanda genlerinizin de birbirinden uzak olması gerekiyor. peki bunu nasıl anlıyoruz? kokuyla.

    fark etmeden hoşlandınız ama genetik açıdan yakınsınız, bu insana kötü kokuyorsunuz ve evrimsel olarak bu kişileri itici buluyoruz.

    işte bu, bize benzeyen kardeş, kuzen vs.'den etkilenmemizi engelliyor. kardeşler psikolojik bir anormalliğiniz yokse direkt itici geliyor. çünkü 1. dereceden genetik benzerliğiniz var, etik sebeplerle de onu çekici bulmuyorsunuz. ama uzak kuzenler böyle değil mesela. kuzenlerin birbirine aşık olması bu yüzden sık karşılaşılan bir durum. çevrenizde mutlaka vardır ve dikkat edin bu kişilerin birbirine benzediğini göreceksiniz.
    ref1: the marriage and family experience
    ref2: debi levine - eş seçim

    ünlü psikolog david buss, bir makalesinde "temporal discounting" denen bir kavramdan bahseder. bu kısaca "geçici iskonto durumu" gibi çevrilebilir. uzun vadede daha fazla kar getirecek bir yatırımdansa kısa vadeli karı az olsa da tercih etme durumudur.

    evrimsel psikologlar erkeklerde bu karar mekanizmasının oldukça yaygın olduğunu görmüşler. çalışmada önce deneklere seksi bir kadın gösteriyorlar, ardından denekler, uzun vadede daha fazla kazandıracak vadeli paralarını hemen çekmeyi tercih ediyor. kısacası görsel kısa vadeli hazzı tercih etmelerine sebep oluyor. kadınlar içinse görselden ziyade finansal ve sosyal statü önde geliyor. pahalı arabalar, kol saati, giyim tarzınız, eviniz; kadın için "yüksek statü sinyali" anlamına geliyor ve kadın çekiliyor. makalede erkeğin görsel tercihinin kadından daha net olduğu belirtilmiş.

    son olarak kısa ve uzun vadeli ilişki seçimlerinde david buss'ın modelinden bahsedelim. 2x2 matriksten oluşan sistem aşağıdaki gibi özetlenebilir.

    kısa vadede erkek:
    keskin geçici iskonto durumu: olabildiği kadar çabuk zevke ulaşma durumu.
    farklı cinsel deneyim isteği
    vücut çekiciliğinin önceliği
    seksiliği ön plana çıkartan ipuçları

    kısa vadede kadın
    eş kopyalama efekti: diğer kadınların o erkek hakkındaki düşünceleri
    fiziksel çekiciliğin önceliği
    kaynak göstergesi olan özellikler (zenginlik göstergesi özellikler) önceliği
    maskülen özellikler

    uzun vadede erkek:
    geçici iskonto durumunda gecikme: yani uzun vadede haz almayı seçme.
    yüz çekiciliği önceliği: burada yüz çekiciliğinin, vücudun önüne geçtiğini görüyoruz.
    sağlık önceliği
    sekse dair ipuçları: yine cinsellik ön plana çıkıyor.
    iyi ebeveny olma ipucu önceliği

    uzun vadede kadın:
    geçici iskonto durumunda gecikme
    kaynak göstergesi
    iyi ebevenyn olma ipucu önceliği
    iyi partner olma ipucu önceliği
    sadakat önceliği
    ref: ingilizce orjinal tablo: https://eksiup.com/p/ok32562047h8

    kadında erkekten farklı olarak hem uzun hem kısa vadede "kaynaklar konusunda bir gösterge" olması dikkat çekiyor. önceden de bahsettiğimiz üzere erkekler kısa vadede cinselliği, görselliği ön planda tutarken, kadının "diğer kadınların düşüncesine" bile dikkat ettiğini görüyoruz. bu kadınların sürü psikolojisine daha çok uyduğunu gösteriyor. yani kadın kısa süreli ilişkide onay görme ihtiyacı içinde. bir mekanda dikkat çekip, farklı kadınlarla birlikteyseniz, dikkat çekiyorsunuz. çünkü birlikte olduğunuz kadınlar sizi onaylamış oluyor.
    ref: david m. bussa, pete foley, "mating and marketing", journal of business research (baskıda olan makale).

    (bkz: #100048190) (uzun ilişkinin sırrı/@karanlikruya)
  • eş seçiminde bir diğer konu hormonlarımız ki bunu çoğunlukla kontrol edemiyoruz.

    hormonal açıdan sevdiğiniz zaman oksitosion ve dopomin salgılıyoruz. sevilmek tek başına anlamlı olmuyor. o kişiye sadece minnet duymanızı sağlıyor ama duygu durumunuz pek değişmiyor ve en fazla kendinizi çok değerli hissediyorsunuz.

    peki bu güzel değil midir? eş seçimi için değildir! ortada 2 çıktı mevcut.
    1) siz de bir süre sonra arzu duymak, "aşık olma hissini" yaşamak isteyeceksiniz. insan doyumsuz, normal olmak ya da sevilmek size yetmeyecek. bununla ilgili bir anım da var.

    eski bir kız arkadaşım vardı, bir süre ilişkiden sonra barın birinin önünden geçerken "yaşlandım, geçti benden bunlar hep" gibi bir cümle kurmuştu. tam tersi ben uzun süre gece yaşamından bilinçli olarak uzak kalıp, normal bir yaşam sürmeye çalışıyordum. sonunda bilin ne oldu? ayrıldık. sıradan düz bir yaşam eğlenceli değildir, özellikle ilişkilerde "normallik" ilişkileri tüketir.

    2) o size verilen sevgi sonsuz bir kaynağa sahip değil. siz karşılık vermezseniz, yani kontrolsüzce devamlı sevileceğiniz, vazgeçilmez olduğunuz yanılgısında kapılırsanız çok üzülürsünüz (manipülasyon teknikleri hariç) o kişi zamanla cimri davranmaya başlar. özgüveniniz siz fark etmeseniz de o kişinin etkisi altına girer. o kişi bu esnada aşkını yaşar fakat çıkmazda olduğunu bilir. sizinle acı çeker, üzülür, bir yer gelir ve artık devamlı vermeye dayanamaz. sizsizlik sizinle olmaktan daha az acı verdiği noktada terk edilirsiniz.

    sonra sevilmek nasıl güzelmiş, götünüze girdiğinde görürsünüz. o kişi sizden bütün ilgisini çekince kuduz köpek gibi olursunuz, değersiz hissedersiniz. tekrar sev beni diye bağırır içiniz ama tren geçmiştir, size geçmiş olsun. artık onca zaman özgüveniniz ona bağımlı hale gelmiştir, zevk merkezleriniz onun hareketlerine kilitlenmiştir. lanet gibi bunu yaşarsınız, ne yapsanız da iyi hissetmez ve çöküntü yaşarsınız.

    güzel bir laf vardır. kaçan balık büyük olur diye. işte tam o noktada kilitlenir kalırsınız. bence severek depresyona girmek ve geçirmek daha iyidir. en azından bir şeyler yaptığınızı bilerek bir süreden sonra atlatırsınız.

    kıscası sevmeden dengesizce sevilmenin sonucu yok oluştur.
  • hiçbir şeye siz karar vermiyorsunuz değerli gençler. bu olaya hormonlar, canınızın neyi yemek istediğine de bağırsağınızdaki mikroskobik canlılar karar veriyor. zavallı beyin de bir şey istediğini zannediyor. gelen girdiyi bağlantılı çıktıya dönüştürmekten başka bir şey yapmıyor. nasıl ki padişah oturduğu yerden sağdan soldan gelen havadislere göre ülke yönettiğini sanır, aslında sadrazamlar ve vezirler yönetirse aynısı.
  • "kadın, dört şeyi için nikah edilir; malı, soyu, güzelliği ve dini; sen dindar olanını seç ki, evin bereket bulsun."(hadis-i şerif / buhari)

    "kadınları güzellikleri için nikahlamayınız, olur ki güzellikleri ahlakça düşmelerine sebep olur. onları malları içinde nikahlamayın, zira malları azgınlıklarına yol açabilir. kadınları dindarlıktan dolayı nikahlayın. şüphesiz dindar olan yırtık elbiseli bir cariye (böyle olmayanlardan) daha üstündür."(hadis-i şerif / ibn-i mace)

    "iman etmedikleri sürece allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. iman etmedikleri sürece allah'a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. allah'a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. onlar ateşe çağırırlar, allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. o, insanlara ayetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler."(bakara suresi, 221.ayet)