şükela:  tümü | bugün
  • çorum'da vuku bulan hadise;

    faik tonguç çocuk kütüphanesi. 1889 çorum doğumlu faik tonguç ülkesi için çeşitli cephelerde ölümle burun buruna savaşmış, rusya’da dört yıl kaldığı esir kampından kaçarak kurtulmuş ve binlerce kilometreyi katedip ülkesine döndüğünde aklına gelen ilk şey, kendisi de bir kitap tutkunu olduğu için, çocuklar için bir kütüphane kurmak olmuş.

    nihayet ölümünden dört yıl önce 1964 yılında hayalini gerçekleştirmiş ve 1971 yılında çorum belediyesinin meclis kararıyla 95 yıllığına bağışladığı faik tonguç çocuk kütüphanesi bugünlere kadar yaşamış. işte bu kütüphane yıkılıyor!

    çorum belediyesi yerine dokuz katlı bir bina yapmak gerekçesiyle 54 yıldır çorumlu çocuklara hizmet veren ve bölge insanlarının hatıralarında önemli yer tutan çiçekli bir bahçe içinde ve yoğun olarak kullanılmakta olan bu kütüphaneyi yerine hiçbir seçenek bile göstermeksizin yıkmak istiyor.

    kütüphanenin bulunduğu çöplü mahallesinde kentsel dönüşüm kararı alan belediye, bölgedeki konutları yıkarak yerine altı ticarethane olarak belirlenen dokuzar katlı apartmanlar yapacak. toki'nin uygulayacağı projeyle ilgili imar planı onaylandı.

    kaynak - kaynak 2 - kaynak 3

    dipnot: çorum'da yakın zamanda cumhuriyet ve mustafa kemal atatürk düşmanlarına gösterilen somut ilgi yurttaşlar için üzüntü kaynağıdır.

    (bkz: iskilip atıf hoca devlet hastanesi)

    (bkz: kütüphanelere dağıtılan kadir mısıroğlu kitapları)
  • soner yalçın'ın bugünkü yazısında degindigi önemli bir konu.

    umarım bu yanlıştan bir an evvel dönülür.
    kütüphaneler ve onlara verilen önem ilgili toplum, kişi, kurum vb.nin cehaletle yarışta ne denli ciddi olduğunu gösteren bir gosterge olarak dusunulebilir.
    hele ki çocuk kütüphanesi gibi minicik beyinleri kitap ile asilayacak bu türde oluşumlar ülke ve insanın kalkınması için büyük önem arzetmektedir.
  • (bkz: up)
  • imzalamalı (change org )
  • insanlarda öğrenilmiş bir çaresizlik var. bu katliam için bile 'ne yapabiliriz ki?' diyorlar, haklılar da. malesef bu şahıslar ilim-bilim, sanat düşmanı ve şimdilik güç onlarda. her gün doğayı katlediyorlar fakat ülkenin çoğunluğu için bunun hiçbir anlamı yok, korkunç bir dönemden geçiyoruz, geçecek ve umarım geçtiğinde bu enkaz bir şekilde onarılabilir.