şükela:  tümü | bugün
  • ilmi bir cevap olarak muhammet nur doğan'ın yazısı yeter de artar bile

    fatih hristiyan miydi? yahut, çetin altan'in boş temennisi!
    çetin altan, fatih sultan mehmed'in (avnî) gazelini -hangi kaynaktan aldı ise- çok kötü bir şekilde, kafasını gözünü yararak, tanınmayacak hâle sokarak yayınlamış ve büyük devlet adamı, şair ve sanat adamının kemiklerini sızlatmıştır.

    türkiye ilginç bir ülke. herkes her şey ile ilgili fikir ve kanaat bildirmek ve bunu hattâ başkalarına dayatmakta kendini yetkili görüyor. aslında meşhur deyimle, "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" bizde çok yaygın bir davranış. biraz da işin içine ön yargılar, peşin hükümler, ideolojik ve siyasî at gözlükleri girdi mi, ondan sonra seyreyleyin bilgiç tavırları, cesur(!) çıkışları ve mangalda kül bırakmamaları.

    türk basınının duayenlerinden çetin altan'ın 17 kasım 2004 tarihinde milliyet gazetesi'ndeki köşesinde bir yazısı çıktı. "politik akrobasiler, ekonomik saydamlık ve fatih'in kilise övgüsü" başlığı ile yayınlanan bu yazısında çetin altan, fatih sultan mehmed'in bir gazelinin bugünkü harflerle aslını(!) yayınlıyor ve düz yazıya çevirerek(!), arkasından "meslekî bir kişilikten yoksun oldukları için, kimliklerine mistik bir fanatizmde koltuk değneği aramak"la suçladığı bazı insanların ısrarla gizlediklerini düşündüğü müthiş bir hakikati(!) açıklamak lütfunda bulunuyor ve büyük bir "cesaretle" fatih sultan mehmed'in hristiyan olduğunu(!) söylüyor.

    hattâ, ardından yazdığı bir başka köşe yazısında yine bu büyük(!) tespitine göndermede bulunarak, bu gazelin (yazısında yayınladığı şekli ile) "avniyâ bildi senin bir kâfir hristiyan olduğunu / belde zünnarını boynunda çelipayı gören" mısralarını "türkiye'deki bütün kiliselerin, cümle kapısının iç tarafına asabilecekleri" müjdesini veriyor. ancak, hemen şunu ifade etmek zorundayız ki; çetin altan, fatih sultan mehmed'in (avnî) bu gazelini -hangi kaynaktan aldı ise- çok kötü bir şekilde, kafasını gözünü yararak, tanınmayacak hâle sokarak yayınlamış ve büyük devlet adamı, şair ve sanat adamının kemiklerini sızlatmıştır. ardından üstad altan, tanınmaz hâle getirdiği gazeli bu sefer inanılmayacak bir bilgisizlik ve ilgisizlikle nesre çevirmiş(!) ve klâsik edebiyatımıza -en hafif tabirle- ayıp etmiştir. bu çeviri(!), aydınlarımızın kendi değerlerine ve bu arada divan edebiyatına karşı ne derecede alâkasız olduklarının da ibret verici örneklerinden biridir. şimdi biz, fatih'in bu güzel gazelinin çetin altan tarafından kuşa çevrilmiş hâlini, mısraların yine çetin altan tarafından, gerçek anlamları katledilmiş, anlaşılmadığı için komik duruma düşürülmüş çevirilerini verecek ve ardından şiirin gerçek metni ile doğru çevirisini sunacağız. hemen ifade edelim ki, şiirin bu doğru okunmuş metni ile bilimsel gerçeklere uygun çevirisi, mayıs 2004 tarihinde fethin 550. yıldönümüne armağan olarak yayınladığımız fatih divanı ve şerhi adlı kitabımızdan alınmıştır.

    üstad çetin altan, fatih'in şiirini kuşa çevirerek yayınlamış, sonra gülünç bir şekilde nesre çevirmiş ve ardından da, da bu bilgisizliğinden aldığı cesaretle, ancak kendi toplumunun değerlerine ve inancına gol atmanın sevinci ile hiç olmayacak bir iddiayı dile getirmiştir.

    sayın altan ya hiç bilmiyor ya yanlış biliyor

    bir defa bu şiirden fatih'in hristiyan olduğunu çıkarmak için insanın iyi niyetli olamaması gerekir. kitabımızda da açıkladığımız gibi, baştan başa tasavvufî terimlerle yazılmış, kelimelerin hakikat ve mecaz anlamlarını birlikte kullanarak sanat yapılan bir şiirden bütün bu gerçekleri bilmeden, böylesi anlamlara ulaşmak gerçekten kutlanması(!) gereken bir cesaret olayıdır. çelipa (put, haç), zünnar (papaz kuşağı), kilise, papaz, hristiyan gibi kelime ve kavramların, tasavvufta ve tasavvuf edebiyatında ne tür ıstılahî (terimsel, mecazî) anlamlar taşıdığını, bunların nasıl mecaz kastı ile kullanıldığını bütün tasavvuf terimleri sözlükleri (bir örnek: prof.dr. süleyman uludağ'ın tasavvuf terimleri sözlüğü, marifet yayınları, istanbul 1999) ve divan tahlilleri açıkça gösterirler. meselâ, bu gazelin bizim kitabımızdaki çeviri ve izahına bakıldığı takdirde, "çelipa" (haç)ın tasavvufta "nefse ve nefsin eğilimlerine düşkünlük"; "zünnar" (papaz kuşağı)nın da "dünya ve dünya nimetlerine aşırı bağlılık" anlamında kullanıldığı görülür. yine divan şiirinde sevgilinin, âşığın bağrına dökülmesi istenen saçlarının haça, yine âşığın beline sarılması beklenen sevgilinin kollarının zünnara (papaz kuşağı) benzetilmesi ile ilgili sayısız örnek bulmak mümkündür.

    bir defa çetin altan gazelde geçen arapça ve farsça kelimelerin çoğunun anlamını hiç bilmediği, yahut da yanlış bildiği gibi; son beyitte geçen öz türkçe "bilürdi" (bilirdi) fiilinin (sanırdı, zannederdi) anlamına geldiğinden de habersizdir. kelime bu anlamda hattâ günümüzde bile kullanılmaktadır. örnek olarak "ben seni adam bilirdim..." sözünde de işte "ben senin bir adam olduğunu sanırdım, meğer işe yaramazın biriymişsin!" anlamı vardır.

    sayın çetin altan, fatih'in divanındaki ilk gazelin hz. muhammed'in övgüsünde yazılmış bir şiir (naat) olduğunu ve yine divanda, islâmî kavramlarla, islâmın inanç, ibadet ve ahlâk ilkeleri ile süslü sayısız mısra ve beyit bulunduğunu biliyor mu? bilmiyorsa, bu bilgisizliği ile neden böylesi gerçek dışı hükümler verebiliyor? biliyorsa, adeta fatih'in hristiyan olmasını temenni ettiğini gösteren bu aceleci tutum (eski tabirle tehâlük) neyin nesidir? fatih, hristiyan olursa çetin altan'ın kazancı ne olacaktır; müslüman kalırsa kaybı ne? .......

    prof. dr. m. nur doğan / öğretim üyesi
    tam metin ve fatihin anılan şiirinin şerhi için
    (bkz: http://www.yenisafak.com.tr/…5/mart/08/dusunce.html)
  • (bkz: ne farkeder)
  • ebced hesabı tamı tamına mutabık gelen bir hadis-i şerifle işaret edilmiş bir padişah hakkındaki yersiz spekülasyondur. 2. mehmed hristiyan olamaz. bahsi geçen önerme bükemediği bileği öpen batı dünyasının o da bizden tesellisinden başka bir şey değildir.
  • çetin altan'ın kanıt olarak bahsettiği beyitin delil olamayacağı iddia. o beyiti yorumlamak için divan edebiyatı sembolizmini bilmek gerekmektedir. zaten işin ehilleri de gereken açıklamayı yapmış. ancak bu beyit bir yana, tartışılagelmiştir fatih sultan mehmet'in hıristiyanlığı. bir kısım radikal islamcıların da fatih sultan mehmet'in hıristiyan olduğu görüşünde olduklarına dair malumatım vardır.
  • daha bir çok ileri müslüman için de söylenmiş iddia. bakalım başka kimler için, benzeri iddialarda bulunulmuş:

    imam-ı azam devrinde bir adam, hz. osman'a "yahudi" der, dururmuş. ahali, bu adamı imam'a şikayet etmiş. imam da bir oyun kurgulamış:

    imam-ı azam: selamun aleyküm.

    adamımız: vay aleyküm selam. dükkanıma koca imam gelmiş. hayırdır?

    imam-ı azam: hayırdır. kızını bir adama istemeye geldim.

    adamımız: siz isterseniz veririm de...kim?

    imam-ı azam aynı hz. osman'ın vasıflarını anlatıyor: çok zengin. asil bir aileden. çok hayalı. çok yumuşak huylu.

    adamımız: veririm tabi...

    imam-ı azam: ama damat adayı yahudi.

    adamımız: ben yahudi bir adama kız verir miyim?

    imam-ı azam: bre densiz! sen böyle bir adama yahudi diye bir kız vermezsinde; hz. peygamber * böyle bir adama iki kız verir mi? (hz. osman, hz. peygamberin bir kızıyla evliydi. o hanım ölünce, hz. peygamber diğer kızını vermiş. o da ölmüş. hz. peygamber "bir kızım daha olsa, gene osman'a verirdim" buyurmuştur.

    hz. ömer, kudus'e gittiğinde kilisede namaz vakti için papazdan müsade istediğinde, papaz "burda kılsanız" demiş. hz. ömer de "burda kılamam. burda kılarsam ilerde müslümanlar, bu kiliseyi cami yapabilirler" demiş. yoksa, ömer de mi...

    hatta, hz. peygamber, mescidinde ağırladığı papazların ibadet için müsade istemeleri üzerine mescidden bütün müslümanlarla çıkmış ve mescidde, papazlar ayin yapmıştır. yoksa hz. muhammet de mi....

    hatta ve hatta fatih, kani'nin bir şiirle,kilise onarımı isteğine hemen cevap verip, kiliseyi onartmıştır. demek ki...

    şiir:

    kilise milise
    her ne halt ise
    hz. isa nebi,yarın
    hesap soracak size

    (bkz: kirk yillik kani olur mu yani/#8716679)
  • ankara üniversitesi hukuk fakültesi mezunu, hukukçu çetin altan'ın lafz nedir ruh nedir anlayamamasından (ya da anlamak istememesinden) kaynaklanan bir işkembeden sallama örneğidir.

    fatih müslümandır-değildir, osmanlı iyidir-kötüdür; mühim mi? bence değil... ama yazılarını okuyunca çetin altan'ın sıkı bir ottomanofobik olduğunu söylemek güç olmasa gerek... gerçi kendi de pek sever kimi osmanlı hanedanı tutumlarını, o da fanatik bir ''etraki biidrak''çidir...
  • ikinci köprüden geçmeyi protesto edeceklerin birinci köprüde trafik kitlenmesine neden olacakları he de.