şükela:  tümü | bugün
  • tukaka edilen, phase-out ediyoruz, bitiriyoruz, kapatıyoruz, türkiye de kurmasın denilen nükleer enerji santralleri, fransa'daki elektrik tüketiminin %75'ini oluşturuyor.

    https://www.world-nuclear.org/…ries-a-f/france.aspx

    ab'nin nükleer konusundaki ikiyüzlülüğünü ortaya koyan bir başka gerçek.
    almanya, ingiltere (ex), isveç, belçika gibi pek çok ab ülkesinde halen çok büyük oranlarda nükleer enerjiden elektrik üretiyor.

    çok gelişmiş dediğimiz finlandiya, rusya'ya nükleer enerji santrali kurdurtuyor ve nükleerin payını %30'dan %60'a çıkarmak istiyor.

    tüm bu gelişmiş ülkeler, bugünlere gelirken ihtiyacı olan elektriği ucuz ve güvenilir yollarla, yani nükleer enerji ile sağladılar. ve şu anda yenilenebilire geçiş için kaynakları ve zamanları var.
  • tarım bakanlığı tarafından uruguay'dan erkek diye ithal edilen sığırların doğurması sonucunda tarım bakanlığına başvuran besicilere "onlar erkek, doğuramaz, hemen kesin" geridönüşünü yapan bir bakanlığa sahip ülkede nükleer santralden enerji üretilip çevreye ve insanlığa da hiçbir zarar vermeyeceğini beklemek?

    umarım bu iyimserliğiniz hayatınızın geneline yansımıyordur, her hıyara tuzlukla koşmanın farklı zararları da olabilir.
  • ermenistan'da %10, pakistan'da %6, hindistan'da %5 olan nükleer enerjiden elektrik üretimi, türkiye bu işi beceremez diyenler için iyi bir örnek.

    ama okumak isteyenler için bu bilgiler.

    fransa milli çıkarı için basmış nükleere, helal olsun.
  • o santralin başında kim olacak? işletmesi ve planlanmasın da kimler görev alacak? nepotizm ve rantiye burda da sürecek mi? sen bize bunları açıkla önce yiğido. öte yandan üretim ve üretim sonrası aşamalardan ayrıca korkuyoruz.

    “yaw biizniallah biraz derin kazın çukuru, betonu da biraz yağlı dökün hiçbirşey olmaz!!” diyerek atıkları gömdürecek badem bıyıklı, yarrak kafalı bi elemanı oraya yetkili olarak atarlar, 2-3 yıl sonra da “allah allah...bu çocuğun niye 5 kolu var?” diye hastaneye koşar millet.

    (bkz: chernobyl)
    (bkz: rosatom)

    edit: kurulu gücün 40000 mw olduğu bir ülkeyiz. bu rakamın %12’si kayıp kaçak (8-4) olarak kabul ediliyor. yani; 40000*0.12=4800 mw. bu rakam tek başına bir nükleer santralin tam güç üretimine tekabül eder. avrupa da bu oran %4 !!

    yani, hatların ve altyapının rehabilite edilmesi çok daha verimli bir yol. örnek olması açısından;
    almanya da yg hatların maksimum kullanma süresi 10 yıl. sonrası ya bakım ya da değişim.
  • ermenistan eski sovyet ülkesi, hindistan diye küçümsediğiniz ülke mars'a keşif uydusu gönderdi, pakistan allaha emanet zaten. türkiye'deki kültür nükleer gibi ciddiyet ve disiplin isteyen işletmeyi sorunsuz ayakta tutacak bilince sahip değil. ha açarız sızar millet ölür, fıtrat der kapatırız diyorsanız orada haklısınız.
  • konyalı bilim insanlarımızın bu konuya el atmalarını bekliyoruz. 30 k kişilik camii yaptıktan sonra bu konuda kafa yoracak, ülkesinin menfaatleri için çalışacaklarından şüphe duymuyorum.
  • 300 yıllık köprünün, restorasyonumuzdan sonra yıkıldığını hatırlatayım. nükleer enerjinin 300 yıllık geçmişi de yok.
  • bütün elektrik üretimi kürt bölgelerinde olduğu için türkiye nükleer enerjiye istese de istemese de geçecek. o yüzden yormayın çenenizi.
    bu kürtçüler ve bopçu dincilerle eyaletleşme çok yakında gündeme gelir yine.