şükela:  tümü | bugün
  • güneşin alevden saçları
    aşınca karşıki tepeden
    gölgeler sarar yamaçları
    ürkerim gelecek geceden

    teselli etmiyor gönlümü
    ne yıldız ne de ay bu gece
    beklerim hasretle günümü
    yalvarıp göklere her gece

    bütün dertler beni bekler
    yatağımın başucunda
    esir kalır hep dilekler
    kaderimin avucunda
  • insanı altüst eden mavi $arkı
  • bir sarkiyi evlatlik olarak al deseler,
    ilk secimim olurdu sanirim.
    alirim evladimi yatagimin basucuna
    dinlerim onu sonsuza dek, hüzünlü..
  • masallardan önce oyunlar vardı..
    oyunlardan önce ise,
    geçmiş sıkıntısını -ensemde ansızın beliren bir külfet bürünümüyle- karşıma çıkarmayan,
    belleğimin dayanılmaz bir hafiflikte rahat bıraktığı düşler..
    belleksiz düşler.

    hala masal okuyan kocaman bir bünye ve helezonumsu bir hafızayla bile,
    bazen olur ya..
    okuduğum şey karşımda vücut bulur birden.
    çoğunlukla güzel topuklu bir tanrı,
    tanrısal bir kahraman,
    kahramanı bekleyen kadın,
    kadını onulmaz bir yara gibi kanatan bekleyiş,
    koca karınlı gemilerle dönen savaşçı,
    sonra ben..
    her şeyi yukarda bir yerlerden seyreden,
    bulutların arasından güneşe denk ışıklar saçan,
    kendi öyküsünün tüm kahramanları ve üçüncü kişisi,
    gökyüzüyle bir ve aynı şey olan ben..

    bir yerlerde sürekli yenilendiğini bildiğim,
    hayatın kendisi olan o müziği bekliyordum.
    duman solumak istiyor ve soluyordum.
    sonra bir gece karanlık bir odada,
    sadece kendi içindeki ışıkla gölgelerden seçilen bir adam,
    inatçı bir susuş gibi mırıldandı bu şarkıyı.
    mırıldanmak mı?
    hayır.. üflüyor olmalı.
    benim dumanımı üflediğim aynı odaya..

    hiç ummazken,
    hala severek giydiğim çocukluğum,
    düşlerin belki de tek güzel yerinde soluksuz kalan masallarım,
    keçi ayaklı, flütlü, hatta bazen kanatlı, küçük tanrılarım.
    kısaca hayal sandığım bütün bir evren ve benim zamanım..
    yavaşça örtüştü.

    ne vardı ki sözlerde?
    müzik mi kaçınılmaz fonuydu hayatımın?
    sevmez miyim ben geceleri?
    hala bilmiyorum.
    aşkı kabullenmiyor belki de bünyem ve
    abartıyorum
    ?
  • doğan canku'nun sonsuza dek&ayrılık albümünde bulunan ve yakın zamanda piyasaya sürülecek, bülent ortaçgil'in yönetmenliğindeki başucu şarkıları 2 albümünde de zuhal olcay tarafından seslendirilecek o çok güzel şarkıdır..
  • yeni sulanmış sardunyalar gibi huzurla fısıldıyor bu şarkı.
    insan büyüdükçe elinden kayan bir ip sanıp daha mı sıkı tutuyor hayatı, daha mı iştahlı seviyor yaşamayı bütün intihar planlarına rağmen, bilmiyorum.
    hadi itiraf edelim hepimiz imreniyoruz salıncakta aklını kaybetmiş gibi sallanan veletleri görünce.
    içerdeki deli ölmüyor çünkü beden büyüyünce. susuyor, siniyor sadece.
    çocuk olmak özlenmez mi be? var mı özlemeyen yazın ilk dondurmasını yemek için sabırsızlıktan ölmeyi?
    ne yasak kaldı, ne kural. yaz kış demeden dondurmayla dolu marketlerin önleri.
    cebinde paran da var. hadi git bir dondurma al kendine, yaz gelsin yerleşsin içine.
    olmuyor işte. tadı yok hiçbir şeyin. yazmak hep geri getrisin istiyorum o günleri. satırları uzatıyorum bile bile, görebilmek için güneşin alevden saçlarını.
    ama bu gözler o heveslere kör artık. günler uzuyor, güneş her gün biraz daha uzun tutunuyor gökyüzünde ama kıymeti yok. insan unutunca anadilini çocukluğun bütün günler, mevsimler birbirine benziyor.

    teselli etmiyor gönlümü ne yıldız ne ay bu gece
    beklerim hasretle günümü yalvarıp göklere her gece.

    http://www.youtube.com/watch?v=_s_qhvzubsy
  • an itibariyle medcezir isimli ergen dizisinde çalınmasıyla ebesi zikilecek doğan canku şarkısı.

    geçmiş olsun bunu da kaybettik bir müddet :)
  • uyutmayan huzursuzluklar sonrası dön-dur gecelerinde, ayın, teselli edemeyen yıldızın tatsızlığında geçen zor günlerin şarkısı. tutulan dileklerin artık ihtiyaca dönüştüğü anlarda ve fakat esir kaldığında insanı nefessiz bırakır.

    her gece yastığa sarılıp her şey iyi olsa diye beklerken, ki doğan canku diyemediğimi diyip yalvarış demiş, hiçbir şeyin güzelleşmediğini gördüğünüzde ise, kaderin avucuyla değil de elinizin tersiyle gözyaşlarınızı silmek zorunda kalırsınız.
  • doğan canku'nun sesindeki yumuşaklığın en çok hissedilebileceği şarkıdır bu şarkı.. tatlı tatlı hüzün bulutları vurur yüzünüze..