şükela:  tümü | bugün
  • adı genellikle, çağdaşı olan ve kendisiyle aynı edebi akımı* benimsemiş corneille ile birlikte geçer...
  • klasik dönem sancıları yaşayan fransız tiyatrosunun en aktif yazarlarından biridir.klasik kurallara bağlı kalarak sarayla arasını hoş tutmuş ve dönemin en çok oyunu sahnelenen yazarlarından biri olmuştur.phedre adlı oyunu sinemaya aktarılmıştır.
  • basa kakilan bir iyilik daima hakaret yerini tutar. - jean racine
  • phedre adli oyununun sahnelendigi 1677'de racine'in düsmanlarinin oyuna tüm biletleri satin alip gitmeyerek salonu bos biraktiklari rivayet edilir. bunun üzerine racine hayatinin geriye kalan kisminda saray tarihciligi yapmis ve kendi eserlerinin yayiniyla ilgilenmistir.
  • kişilerde hep a b'yi b c'yi c d'yi d' a'yı sevme durumu gözlemlediğimiz bir aşk geometrisi yaratır
  • 1639 - 1699 yılları arasında yaşamış fransız trajedi yazarı. eserlerinde corneille' in aksine karakterlerin tutkuları sorumluluk ve görevlerine göre daha ön plandadır. replikleriyle, olayların geçtiği toplumun değerlerini ve dönemin özelliklerini anlatım biçimiyle karakterlerinin yaradılışlarını çok başarılı yansıtmıştır. 1669' da sahnelenen britannicus adlı eserinin önsözünde corneille' i kendisinin çok önem verdiği klasik kurallara uymadığı gerekçesiyle ağır bir dille eleştirmiştir. toplam 12 eser vermiştir. bunların 11 tanesi trajedi, bir tanesi * * komedi türündedir.
  • neo klasik dönem anlayışına uygun olarak gerçeğe ve doğala yönelişin en başarılı temsilcisidir racine. corneille’i tahtından etmiş, moliere’in sevgilisini çalmış, hırslı ve çalışkan yere bakan yürek yakandır o.

    1639’da paris’in kuzeydoğusunda küçük bir kasabada taşralı bir burjuva ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. büyükbabası tarafından yetiştirilen racine, jansenizm tarikatına bağlı bir çevre içinde yetişti. (bkz: jansenizm) jansenistlerin merkezi port royale manastırı’nda üç yıl geçirdi. burada latince ve yunanca öğrendi.

    17 yaşında (1655) ilk şiir kitabını “port royale gezintileri” adıyla yayımladı. yazar olmak istiyordu; paris’e gitti. edebiyat alanında tutunmak için la fontaine, moliere gibi ünlü yazarlarla dostluk kurdu. ağır dini kurallardan uzaklaşan saf çocuk jean baptiste, burada kendini bir miktar dağıttı. jansenizm, tiyatroya ve ün kazanmaya tamamen karşı olmasına rağmen, ilk oyunu amasie’yi 1660’da marais tiyatrosuna vermek istedi; fakat geri çevrildi. bu arada sarayın dikkatini çekmek için birkaç şiir de yazdı.

    günümüze kalabilen ilk tragedyası 1663’te “thebai ya da düşman kardeşler” adını taşır. (o dönemde oyunlara iki isim vermek pek modaydı.) bu oyunu verdiği moliere ve grubu, ertesi yıl kralın önünde oynadılar. pek başarılı olmadı. zira oyuna kasvet ve şiddet hakimdi.

    1665’te aşk ve zafer temasını işlediği ikinci büyük tragedyası büyük iskender oynandı. bu arada oyununu moliere’in tiyatrosundan alarak, rakip tiyatro olan hotel de bourgogne’a verdi. çünkü moliere’le arası, paylaşamadıkları bir kadın oyuncu olan therese du parc yüzünden açılmıştı. (janseniste bak! bu arada hatunu kapan racine olmuş.)

    racine’in ünü xiv. louis yıllarına kadar sürmüştü. 1667’de andromakhe’ı yazmasıyla parlak dönemi başladı. aşkı ve görevi arasında kalan trajik kahraman 17. yüzyılda en çok sevilen temaydı. 1669’da yazdığı davacılar komedyası beğenilmeyince bir daha komedya yazmamıştır. yine 1669’da britannicus’u yazdı.(tarihçi tacitus’un neron dönemi hakkındaki görüşlerinden yola çıkarak) bu oyun genç imparator neron’un duygu ve akıl çatışmasını konu alan politik bir tragedyaydı. (o zamana kadar politik konularla ilgili oyun yazmak corneille’in tekelindeydi. corneille delirmiştir tabii...)

    tragedyalarının düzenlenişi mükemmeldir. bunlar oynandıkça ün kazanmış fakat eleştirmeler tarfından beğenilmemişlerdir. eleştirmenler racine ve corneille’i karşılaştırmışlardır. o da daha iyi bir yazar olduğunu kanıtlamak için corneille’in bulduğu bir oyun konusunu çalar (titus ile berenice) ve ondan önce yazıp bitirerek sahneler. bundan bir hafta sonra corneille’in oyunu sahnelenir ama racine’inki daha çok beğenilmiştir. bu artık yaşlanan corneille’e karşı racine’in zaferidir.

    1672’ de bajazet (evet, bizim bayazıt bu.) ve 1673’de mithridate oyunlarını yazar. racine, mithridate’ın sahnelenmesinin ertesi günü fransız akademisi’ne (bkz: academie francaise) üye olarak seçilir. 1674’de saray tarafından maaşa bağlanır. iphigenie oyunu bir açık hava gösterisi olarak sunulmuş ve oldukça masraflı çıkmıştır. 1674’de yazdığı phedre profesyonel tiyatro için yazdığı son oyunuydu. 38 yaşında yazarlığı bırakmıştır. bundan sonra saray tarihçiliği yapar, port royale’deki jansenistlerle arasını düzeltir.matmazel maintenon’un yaptırdığı okul için para toplamak amacıyla 1689’da esther’i yazar. başarılı olan bu oyun, şarkılı koro bölümleri içermektedir ve konusu kutsal kitaptan alınmıştır. 1690’da yazdığı athalie son oyunudur. o da konusunu kutsal kitaptan almıştır. bu oyunda tanrının ve dinin yeryüzündeki gücünü işlemiştir.

    racine, 21 nisan 1699’da ölmüştür.

    (bkz: sözlük açıkken ders çalışmak)
  • kendi çağının ve çevresinin ölçülerine sıkı sıkıya bağlı kalmış bir yazardır. zaten ustalığı, beğenisinin neo klasik anlayışa uygun olmasında yatar ki dönem kurallar dönemidir; kural dışında çıkanın ipi anında çekilmektedir.

    racine’in corneille ile quinault arasında bir yol bulduğu söylenebilir. ikisine de tam olarak benzememiş arada bir kesit oluşturmuştur.

    aslında kısıtlayıcı olan üç birlik kuralına sadık kalarak yoğun, trajik havayı iki saatlik süre içerisinde yaratabilmiştir. insanları ölüme ve cinayete sürükleyebilen güçlü bir kavram olan tutkuyu en önemli motif olarak kullanmıştır.

    racine’in kullandığı fransızca o kadar sade ve anlaşılırdır ki günümüzde de rahatça okunabilmektedir. zaten parlamasını sağlayan yeniliklerin başında kullandığı dil gelmiştir. şiir dili hem kafiyeli ve üst düzeyde hem de anlaşılır ve oynanabilir olmalıydı. bunun yanına neo klasisizmin akılla kavranabilecek kadar sade olma özelliği de gelmişti. racine’in anlatımı hem sanatlı hem de sadeydi. etkileyici ve güzel bir konuşma örgüsü ortaya çıkardı. diyalog yapısı özenli, olay dizisi yalındı.

    çocukluğunda aldığı jansenist eğitim, oyun kişilerine “kaderin dışına çıkamama” şeklinde yansımıştır. kişilerini genelde başıboş duygularını kontrol altına alamayanlardan seçer. bu kişilere olaylara kendi istekleri doğrultusunda yön veremezler. karakterlerin bilinçaltına inmiş, psikolojik dramanın temelini atmıştır.

    oyunlarında kurbanları üzerinde hükmedici bir hükümdar vardır. bu kişiler hem fiziksel hem de duygusal olarak bağlılık isterler. sevilen kişi boyun eğmezse cinayet yoluyla intikam alınır; mutlaka yok olur. baş oyun kişileri dünyada en yüksek mevkilere gelmiş insanlardır. yenemedikleri tutkularının yükselmesi sebebiyle iç çatışmaya girerler. görevleri ve tutkuları arasında kalırlar. tutkularına engel olamadıkları için de yok olmaya mahkumdurlar. (17. yüzyılda en sevilen tema; görev ve tutku çatışması içinde kalarak felakete sürüklenen insandır. baş oyun kişileri kuvvetli -kral ve kraliçeler-, gönül verdikleri ise daha silik -prens ve prensesler- kişilerdir.)

    aksiyonun gelişmesi için sırdaş (confidence) denilen oyun kişisini kullanmıştır. sırdaş, genellikle hizmetçi, nedime, ya da uşaktır. bu kişi içten pazarlıklı, sakin, soğukkanlıdır; kişiyi felakete yönlendirir. sırdaşlar asıl amaçlarını gizler ve baş oyun kişisi ile tezat oluştururlar. baş oyun kişisi fırtınalı bir karakter sergilerken, sırdaş son derece sakindir.

    oyunlarında verdiği mesaj; akla başvurarak duyguları dizginlemek gerektiğidir.

    racine’le birlikte iki yüz yıldır “ideal” olarak yaşayan klasik kurallar hayata geçmiştir. gelenekselleşmeye başlayan katı, eski kuralları alarak renklendirmiştir. neo klasisizm fransız ulusal tiyatrosunun çizgisi haline gelmiştir. fransız tiyatrosuna en büyük armağanı, kendi ülkesinin ve çağının tiyatro anlayışını kusursuz bir şekilde uygulaması olmuştur.