şükela:  tümü | bugün
  • ekşi bana böyle bir şey yok diyor ama var işte. ne isim vereceğim ne mekan. öğretim görevlisi doktor öğrencileri yanına alarak kemoterapi gören hastamızın yanına geliyor, dalga geçer bir üslupla sen iyileşemezsin iyi bile dayandın diyor. bunu da kardeşimiz odada yalnızken söylüyor. ardından hastamız o kadar öğrenci içerisinde hüngür hüngür ağlamaya başlıyor. bu nedir allah aşkına ya gerçekten bu nedir? bir kanser hastasına böyle bir söz kullanılır mı? hakkınız mı kardeşim gerçekten hakkınız mı?

    edit:arkadaşlar çok mesaj geliyor yer ve kişi paylaş diye. hastamız olayın büyümesini istemediği için isim ve mekan paylaşmadım. onun kararına saygı duymak zorundayım. dayanamadığım için yazdım buraya.
    edit2: ayriyeten arkadaşlar doktor düşmanı filan değilim, ailemde doktorlar da var.
  • kanser hastası enişteme sen daha ölmedin mi diyen bir doktor vardı.
  • bu doktorlara hasta psikolojisi hakkında ders falan vermiyorlar mı? yani doktorluk sadece anatomi, biyoloji vs üzerine mi kurulu? emin olun bazı hisler hastalıktan daha çabuk öldürüyor insanları.

    edit:imla
  • bundan 7 sene evvel, kanserden mütevellit yattigim "bla bla" hastanesinde bir profesorun hastasina "sen fazla yasamazsin" dedigini duyduk.
    maalesef o hasta bu olaydan 1 gun sonra kendini 4. kattan atarak intihar etti. tabii ki olay kapandi herkes sus pus kesildi.
    sonra ise o doktorun "adam halbuki iyiydi. neden intihar etti acaba?" gibi laflar soyledigini isittik.
    iste bazilari icin insan hayati bu kadar degersiz. beyefendi profesor olmus ama adam olamamis...
  • adilik ve suçtur isim verki cümle aleme ifşa olsun ahlaksız.
  • sanırım bu ülkede iki şey aynı anda bi kişide olamıyor;

    yetkinlik ve insanlık.
  • üç sene önce,mide kanserimi son evrede farkeden doktorun tedavi yerine sevdiklerimle tatile çıkıp son günlerimi iyi geçirmemi söyleyerek içinde bulunduğu durumdur .
    bunun arkasından bir sürü doktor ilaç kimyasal radyo terapi,bitkisel tedaviden sonra şükür ölmedim ayaktayım :)
  • böyle bir durumda olsam ben de gerçekleri bilmek isterdim. cıvık romantizmin gereği yok. doğmak kadar ölmek de gayet doğal bir şey. yaşamı yüceltmeyi bırakin artık.
  • doktorları "insanların ölmesini isteyen, uğraşmak istemeyen" biri gibi gösterme saçmalığından; bir ya da bir kaç tecrübenizi (ki biz de yaşadık) acımasızca genellemekten ne zaman vazgeçeceksiniz?

    doktorun bunu neden "güzel bir dille" söylememesinin sebebi üzerine hiç düşündünüz mü? hastanın vermesi çok normal olan duygusal tepkileri hiç bir mantık zerresi barındırmadan tekrarlayan aileler, onlarca yıl boyunca doktorların bu yüzden yaşadıkları olabilir mi?

    doktorun "olmamalısın" dediği ameliyatı zorla olup, üstüne "benim hastamı öldürdün" diye silahla hastane basanlar, hayatının amacıymış gibi mahkeme mahkeme gezenler tam olarak kimler?

    2014'ün eylül ayında, alanında çok iyi olduğu bilinen ve gözü karalığı ile tanınan bir genel cerraha gittik. ameliyatın yapılabilirliğine dair son sözü söyleyecek kişi kendisiydi çünkü danışacak o seviyede başka cerrah kalmamıştı.

    sonuçları inceledi ve lafı hiç eveleyip gevelemeden yaklaşık 20 dakikalık bir konuşma yaptı:

    "insanlar umudunu yitirdiğinde her şeyin yapılabilirliğine, en azından denenmesinin daha iyi sonuçlar doğurabileceğine inanmak istiyor. fakat bu durumda maalesef bu mümkün değil. bu ameliyat sizi %99 öldürür, en iyi ihtimalle felç kalabilirsiniz ve kalan hayatınız boyunca yatağa bağlı yaşarsınız. siz "ben bu ameliyatı olacağım" dedikten sonra benim yapacak bir şeyim yok ama şu gerçeği unutmayın: hayatınızı 2-3 sene daha sağlıklı, çocuklarınızla ve ayakta yaşama imkanınız varken böyle bir risk almak delilik. ben size bu ameliyatı olun ya da olmayın diyemem ama eğer ameliyat kararı verirseniz de nelerden vazgeçtiğinizi iyi anlayın. ölürsünüz."

    o gün ses kaydı aldım, defalarca dinledim o konuşmayı. "ölürsünüz, ölecek, yapmayın!" diye defalarca benzer cümleler kuruyor, çok zoruma gidiyor ama bir "gerçeği" idrak etmeye çalışmaya devam ediyordum.

    2 yılı ayakta, 7 ayı yatakta ama genel durumu iyi, 3 ayı yatakta ve kötü, 4 ayı yatakta ve çok kötü olmak üzere o konuşmadan sonra 3 yıl 2 ay daha yaşadı annem.

    ne oldu? o doktor gönlümüzü kırmamak için biraz daha yumuşak olmak yerine bodoslama konuştuğu için, o konuşma bir şekilde annemi ameliyattan vazgeçirmemize yardımcı olduğu için 3 yıl 2 ay daha yaşadı annem.

    o yüzden lütfen kötüymüş gibi, alıştığından ve empati beceresini kaybettiğinden öyle davranıyormuş gibi yansıtmayın.
    yanındaki öğrencilere bir metodoloji öğreten, henüz 22-23 yaşlarında ve insanın başına gelen yüzlerce ölümcül şeyle kaşarlanmamış insanlara bilgi aktarmaya çalışan birinden duygusal davranması beklenemez.
    işler o noktaya gelene kadar size her şeyini veren birinden, bazı gerçekleri pek çok sebeple dile getirmek zorunda olduğu için bir cani gibi bahsetmeyin.
  • annem hastayken doktora gittik. tavrı ve söylemleri sanki yarına çıkmaz gibiydi. allaha şükür şu an tedavisini görüyor ve her şey yolunda. doktorların yapın dediklerini yapın ve yapmayacaksın dediklerininden uzak durun. geri kalan bütün lafları duymazdan gelin.