şükela:  tümü | bugün
  • ıyy yine acılar ve tacizlerin normalleştiği, güzel kızın dramdan drama koştuğu bi dizi.
  • diyaloglarıyla falan dehşet verici bir dizi. ergen dizilerinin en kalpsiz karakterlerini ve senaristlerini barındırıyor. yuh.

    edit: komikliymiş de. tehdit ettiği kimseden "kimsiniz ki siz?" tepkisinin alan kadın şunu dedi:

    "koşuyolu koleji okul aile birliği başkanıyım!"

    hahah ulan ya, aman yarabbi, titre bak. çok korktular ya. allah iyiliğinizi versin yazarlar. biraz iyiliğe ihtiyacınız var.

    edit2: dizinin ismi travma günlükleri olarak değiştirilsin. oha.
  • tokat gibi bir dizi. suya atılan taşın yarattığı bir dalga etkisinde umarım yayılır verdiği mesaj. yetimhanede kalan kızların psikolojisi vs. bugüne kadar işlenmemişti yanılmıyorsam. zamanlama belki biraz ters sanki ama; yaz dizisi olmayı hak etmiyor diğer kanallarda başlayan diğer çerez diziler gibi. bence.

    içimde kalmasın edit'i: oyuncu seçimi henüz ilk bölüm olsa da her birinin yerine cuk oturduğu, iğreti durmayan görünümde. ben ki sıkı bir poyraz karayel fanatiğiyim ama anne-babanın ölüm ve devamındaki cenaze sahnesinde rol alan genç oyuncunun; tüyleri diken diken eden, gerçekten ayırt edilemeyecek üstün performansı karşısında çok etkilendim. ekranların şu ana kadar ki en canlı duygu geçişini gerçekleştiren sahnesiydi. tebrikler.
  • kolejli kızların , yetimhanenin önüne giderek

    -ayy o çantaa nee hala onu mu takıyorsun ?
    -aa bu benim eski mantom annem vermiş yazııık
    -hahayy zevksizleeer yırtık ayakkabı giyiyor paçoooz

    şeklinde konuştukları dizi. yırtık ayakkabıyı da geçen sezondan almış o yüzden modası geçmiş sanki ameke. bravo gerçekten, buradan senarist arkadaşı tebrik etmek istiyorum. harika bir seviye yakalamış böyle devam etsin. ama kendisine tavsiyem , güneşin kızları'nı izleyip biraz ilham alması. yani gelecek bölümde yetimhanedeki kızları havuza atıp , zenginler etraflarında hihohhhahahah şeklinde gülebilirler.
  • modernleştirilmiş çalıkuşu içeriyor dizi.
  • koşuyolu'nda çekilen, ilk bölümü gayet güzel olan dizidir. evet bir takım klişeler barındırıyor ama yazın boşlukta izlenir.

    gençlerin hiçbiri sırıtan bir oyunculuk sergilememiş; yetişkin olanlar da genelde tanınmış ve iyi oyuncular zaten.

    her aynı türden dizide olduğu gibi, burada da kolejli çocuk zenginliğini biraz abartmışlar. bir sınıftaki yirmi çocuğun yirmisinin de karun kadar zengin birer orospu çocuğu olma ihtimali hayli düşük. ama bunun haricinde gayet gerçeğe yakın bir dizi olmuş.

    ayrıca cemre adındaki kızı oynayan oyuncu bildiğimiz zehra çilingiroğlu.
  • bir "yetimhane"de sosyolog olarak çalışıyorum. 3-12 yaş arasındaki kız ve erkek çocukların kaldığı bir kurumda.

    işten gelip uykuya direnerek film seyrettim, sonra da şu yaz dizilerine bi bakalım işe yarar olanlar var mı diye kanalları karıştırmaya başladım. iş bu zaplama esnasında hayatın kötü bir şakası olarak atv'de söz konusu diziye denk geldim. şu an buraya, sinirden elim ayağım titreyerek yazıyorum.

    çalıştığım kurumda babası, kuzeni, öğretmeni tarafından tecavüze uğrayanını, ailesi tarafından zorla torbacılık yaptırılanını, babası annesini satanını ve akla hayale gelmeyecek şeyler yaşayanını gördüm. açıkçası gördüğüm hiç ama hiçbir şeyden, şu diziden tiksindiğimin yarısı kadar tiksinmedim.

    bizim senaristlerdeki ve milletteki şu duygu sömürüsü aşkı ne zaman bitecek merak ediyorum. tamam, yapmayın demiyorum, hobi olarak yine yapın ama bari olayları bir araştırın, hadi araştırmıyorsunuz bu yetiştirme yurtlarında kalan çocukların şu türk dizi tarihinin yüz karası diziyi izleyebileceğini ve izlediğinde ne hissedeceğini düşünün.

    o çocukların acınmaya ihtiyacı yok. psikolojilerinin işlenmesine, topluma onun üzerinden mesaj verilmesine ihtiyaçları yok. açıkçası kimsenin onları anlarmış gibi yapmasına da ihtiyaçları yok.

    her şeyi bu kadar basitleştirmeyi, içini boşaltmayı nasıl başarıyor insanlar?

    tamam, yetiştirme yurtlarında büyüyen çocukların psikolojik tahribatı çok oluyor, hayattan beklentileri düşük oluyor, başarı seviyeleri normalin altında oluyor, etrafındakilere öfkeli oluyor, eyvallah inkar edemem. sekiz yaşında ferdi tayfur dinleyen, on bir yaşında arabesk raple içlenen çocuk dolu kurum sonuçta. ama kalkıp bu durumu afişe etmenin manası nedir bana söyler misiniz?

    bu kızlar yetimhanede büyümüş, orospu olmasalar da ileride olacaklarmış, onlarla arkadaşlık etmeye ne gerek varmış, ezikler güzel zengin kızlarımızın eskilerini giyerlermiş çok çirkinmiş... şimdi bu diziyi çevirenler, o tarafı kötü olarak gösterip bakın bunlar tü kaka, yetimhanedeki kızlara da vah vah; hadi hep beraber zenginlere uyuz olup kimsesizlere merhamet gösterelim mesajı vermek mi istiyor? o mesajı alıp istedikleri yere sokabilirler. hem duygusal hem fiziksel tatmin, mis.

    şu dizi, izleyicisinin yüzde doksanı için içlenilip vahlanacak, sonra diğer kanala geçilip unutulacak bir vakit öldürme aracı değil de nedir? bir meziyeti daha var, ben söyleyeyim hemen: ailesiz büyümüş, ihmal ve istismar edilmiş çocuklar için onlarca bıçaktan birisi daha olacak. o kadar.

    dizi senaristine/senaristlerine çağrımdır: imkan bulduğunuz bir zaman gidin bir yetiştirme yurduna, oradaki çocukların dosyalarını okuyun, yanlarına gidip bir kez başlarını okşayın, tek bir şey için takdir edin. sonra da yazdığınızla gerçekte olan arasındaki uçuruma yavaşça kendinizi bırakın.

    öyle öfkelendim ki anlatmak istediğimi yeterli seviyede anlatabildim mi emin değilim. daha ne kadar saçmalayabilirler diye seyretmeye devam ediyorum, bakalım ne zaman kıracağım televizyonu.

    bari yetiştirme yurtlarına bulaşmayın lan! orası bari temiz kalsın!

    not: genetik de mi zengin fakir ayrımı yapıyor, benim neden haberim yok? zengin kızlar renkli gözlü, kalın dudaklı, güzel fizikliyken yetiştirme yurdundaki kızların alabildiğine iç anadolu insanı olmasını bana genetiğin ayrım yaptığı hariç hiçbir mantıklı şekilde açıklayamazsınız. o derece bak... bizim kurumda aşırı güzel kızlar var, demek onlar doğmadan önce zenginmiş aileleri.

    not 2: bekaret muayenesi sahnesinden sonra benim daha söyleyecek sözüm kalmadı.
  • atv'de şuan denk geldiğim dizidir.
    neredeyse ağlıcam la çok kötü oldum :(
  • şu babası iflas edip , karısıyla birlikte kendini vurunca yetimhaneye düşen kızın hiç akrabası eşi dostu yok mu emenike ? şimdi düşünüyorum ailem bir şekilde toplu halde yok olsa beni bile bu yaşımda ailesinden kabul edip evinde yaşamamı isteyecek bir sürü insan var. bunlar bu kadar mal mülkle hiç mi iyi ahlaklı çevre , konu komşu yapamamış da kız birden yetimhaneye düştü ? ev alma komşu al işte kardeşim hayat insanı böyle fakir yapar.

    ya yeter spartacus yeniden çekilsin ne izliyorum ben böyle yaz yaz..
  • uzun süredir türk dizisi izlemeyen bendenizi ekrana kenetleyen dizidir. yeni bölümü iple çekiyorum.

    --- spoiler ---

    öncelikle zengin kolejli kızın fakiri ezdiği klişelerle dolup taşacağını düşündüm. sadece bir an düşündüm bunu. tuvalete gittim, geldim ve o zengin kız yetimhanenin kapısında ağlıyordu. o arada babasının iflası öğrenilmiş, annesi kazayla ölmüş, babası intihar etmiş neler neler.

    çocukluğum sır kapısı, kalp gözüyle geçti böyle hızlısını görmedim arkadaş.
    --- spoiler ---

    fantastik kategorisinde listeme ekledim. merakla bekleyip izleyeceğim.