şükela:  tümü | bugün
  • sıcak para taşımaya alışmış insan da olabilir.
  • bu insan amerika ya yerleştiğinde kredi kartı almanın bu denli çetrefilli olduğunun farkında değildir, önceleri almak ister önüne bir sürü engel çıkar (bkz: credit history) her gittiği bankayı bombalamak hergirdiği internet sitesini hacklemek ister ama ne olur alamaz o kartı ve bu kervanın bir yolcusu oluverir aniden.
  • banka kartı kullanımını daha mantıklı bulan insandır. elinde olmayan parayı harcamaz. cebinde nakit taşıma riskine de girmez. kredi kartının çalınması riskine de girmez.
  • elektrik kesik olduğunda hesap ödeyebilirler.
  • vergi tekniği ile kayıtdışı ekonomi kavramlarını birbirinden ayıramayan ve hayatı boyunca tıkır tıkır maaş altında çalışıp ticaret taşının altına elini sokmayanların "vergi kaçıran" manasına gelen ithamlarına maruz kalan insandır. lâkin bütün genellemelerde olduğu gibi bu da yanlış olup işin aslı astarı şöyledir:

    birincisi, kredi kartı bir ödeme aracıdır. tıpkı çek gibi, senet gibi. her insan, kendisi için en ekonomik olanı seçmekte özgürdür. kredi kartının ne kadar ekonomik bir tercih olduğu da hergün gazetelerde okuduğumuz ve sonunda meclise "hoop nooluyoruz lan" imalı bir yasa teklifi götürtecek "kredi kartı borcu yüzünden intihar etti" haberlerinden anlaşılmaktadır. kredi kartı kullanmayan insan, binbir çeşitlilikte olabileceği gibi, bir çeşidi de gelir düzeyinin bir kredi kartını sağlıklı kullanmaya elverişli olmayacak şekilde olduğunun farkında olabilen güzel insandır. esnaflığın, ticaretin günü gününe uymadığı için onunla ilgili herhangi sağlıklı bir planlama yapamayacağı açıktır. ayrıca bu insan bilmektedir ki kredi kartı olayında iki taraf vardır. banka ve kişinin kendisi. bu işlem bir ticari işlemdir ve bu ticari işlemden birisinin kâr etmesi lâzımdır. banka yöneticileri anasının gözü insanlar oldukları ve sayıca kredi kartı kullanan bir kişiden kalabalık oldukları için , bu ticari işlem mutlaka bir yerde kredi kartı sahibine girecektir. düzenli ve çok tutumlu olsanız bile hayatın bir yerinde , birgün ayağınızın tökezlemeyeceğini kimse garanti edemez. ve o tökezlenme durumunda bu ülkedeki kanunlar sizi değil, yüzde yüzelli faizle kredi kartından borç veren bankayı korumaktadır. daha doğrusu mevzuat o kadar karışıktır ki her taraftan haksız çıkarsınız.

    diğer taraftan, kredi kartı kullanmayan insanların kayıtlı ekonomiden kaçan muhafazakâr esnaf ve türevleri olduğu yorumuna gelirsek..(neden muhafazakâr esnaf'tır bu kaçakçılar onu da anlamış değilim ya..ya bu ülkede sol görüşlü esnaf yok veya olanların hepsi kutsanmış melek gibi insanlar. muhafazakâr olunca bir insan otomatikman sahtekar, vergi kaçakçısı falan oluyor demek ki.ne de olsa bu ülkedeki bütün esnafları şahsen tanıyoruz da yapıyoruz yorumlarımızı). vergi terminolojisinde "vergi kaçırma" ile "vergiden kaçınma" ayrı şeylerdir. birincisi kanunun suç saydığı bir fiil olup ikincisi gayet makul ve serbest olan bir davranıştır. kredi kartı kullanmamak, doğrudan kişinin vergi kaçırdığını göstermez çünkü kredi kartı, kayıtlı ödeme araçlarından sadece bir tanesidir. o muhafazakâr esnaf, malını çekle alıyor da olabilir.
  • taksitli ödemelere ihtiyacı olmayan insandır. herşeyi peşin para alabilecek kadar kazanıyodur
  • "things you own end up owning you" cumlesini anlamis/sindirmis/benimsemis ve onune gecmek icin bos durmayan ademogludur.
  • 1000 puan bonusa model hediyesinden yararlanamayan insandır
  • kredi karti kullanmayan insan yoktur bankalarin kara listesinde olup kredi kartı alamayan insan vardir. cok arzu etseler de (ki etmezler) kefil bile olamaz bunlar. (bkz: kim sikilmek ister ki)