şükela:  tümü | bugün
  • ocak 2011'den bugüne gelen trajik bir vaka
    zorla alıkoyma, cinsel istismar, tecavüz iddiaları var. cinayet iddiası ve dahi itirafı da var. ancak ceset yok. hala bulunamamış.

    allah ailesine sabır versin.

    konuyla ilgili bulduğum haberleri burda listeliyorum:

    1) http://ohaber.com/…c-kiz-7-aydir-kayip-h-57844.html

    ankara'nın sincan ilçesi'ndeki evlerinden ygs'ye girecek olan ablası 26 yaşındaki şerife bekçi'ye liseden form almak için 18 ocak 2011 tarihinde evden çıkan ve bir daha geri dönmeyen 14 yaşındaki melike toyguncu'dan 7 aydır haber alınamıyor. kızını kandırarak kaçıranların yakalanıp, suçlarını itiraf ederek cezaevine girdiğini belirten ve eşinden bir süre önce boşanan gözü yaşlı 40 yaşındaki anne fatma kırcı ile baba mahmut toyguncu, "kızımızı kandırıp, 3 ay birlikte yaşadıklarını belirtenler, akibeti konusunda daha fazla konuşmuyorlar. suçlarını itiraf edip, cinayetten yargılanmak üzere cezaevine girdiler, ancak kızımız 7 aydır ortada yok. buradan cumhurbaşkanımız ve başbakanımıza sesleniyoruz. sizin de çocuğunuz var. kızımızın bulunması için yardım bekliyoruz" diyerek göz yaşı döküyorlar.sincan'ın ahi evran mahallesi'nde bir apartman dairesinde oturan ev kadını fatma kırcı, başından iki evlilik geçtiğini, ikinci eşinden 9 yıl önce boşandığını söyledi. ilk evliliğinden biri erkek 2 çocuğu, ikinci evliliğinden ise 14 yaşındaki melike'nin olduğunu belirten fatma kırcı, kızının hukuk fakültesi okumak isteyen ablasına ygs'ye başvuru için liseden form almak üzere 18 ocak günü evden çıktığını ve bir daha da geri dönmediğini söyledi. sincan emniyet müdürülğü'ne bağlı organize suçlar ve cinayet masası ekiplerince kızını kaçıranların yakalandığını, ancak akibeti konusunda konuşmadıklarını belirten anne kırcı, göz yaşı dökerek şunları anlattı:

    "kızımı üniversite sınavı giriş formu alması için ablasının isteği ile sincan lisesi'ne gönderdim. kızım okula giderek ilgili formu almış, kamera kayıtlarından da bu tesbit edildi. ancak kızım bir daha eve dönmedi. bir süre önce şüpheli olarak gözaltına alınan ve kızımı kaçırdığını, üç arkadaşının evinde birlikte kaldığını itiraf eten cinayetten hükümlü 27 yaşında muharrem aytekin ile birlikte 2 arkadaşı, tutukluklandılar. sorgulamalarında kızımın akibetini bilmediklerini belirtenler cinayetten yargılanacak. kızımın yaşayıp yaşamadığını bilememek beni kahrediyor. her gün ağlayıp, kabus görüyorum. dünyam yıkıldı" dedi.

    '7 aydır melike'mi sayıklıyorum'

    kızı melike'yi kaçıran muharrem aytekin'in ifadesinde 'ben kaçırdım' dediğini ve 3 ay süreyle cevat diye bir arkadaşının evinde kaldıklarını belirttiğini itiraf ettiğini söyleyen anne fatma kırcı, "melike 13 nisan'a kadar 3 ay süreyle cevat arkadaşımızın evinde birlikte kaldık, sonrasını bilmiyorum. arkadaşım olan nihat da cevat arkadaşımın evine gidip, ifadesinde melikeyi gönderdiğini söylemiş. muharrem aytekin, cevat evinde saklağığı arkadaşı ve nihat mahmutoğlu cinayetten yargılanmak üzere cezaevine gönderildi. canımdan çok sevdiğim kızım melike'mi 7 aydır gece gündüz sayıklıyorum" diyerek göz yaşlarının pınar olduğunu söyledi.

    'cumhurbaşkanıma, başbakanıma sesleniyorum'

    kızını kaçırdıklarını itiraf edenlerin cezaevinde olduğunu, ancak melike'nin ortada olmadığırnı ve hayatından endişe ettiğini belirten gözü yaşlı anne fatma kırcı, "buradan cumhurbaşkanıma, başbakanıma sesleniyorum. sizin çocuklarınız yok mu? bir anne baba çocuğunun akibetini bilemeden bir gece nasıl geçirir siz de bilirsiniz. kızımın resimlerine bakıp, sürekli olarak ağlamak istemiyorum. benim evim, dünyam yıkıldı. yavrum olmadan yaşayamıyorum, kirli çamaşırlarını koklamak istiyorum. benim hayatım karardı. kızımın bulunmasını istiyorum. benim yavrum ortada yok, kaçırıp akibetini bilmediklerini söyleyenler cezaevine girmiş neye yarayacak. kızımın hayatından endişe ediyorum. kızım çaresiz, bensiz duramazdı. bana çoş düşkündü. öldürüp bir yere atmış olabileceklerinden endişe ediyorum" diye haykırdı.

    kızı melike'nin yerini bilen yada görenlerin haber vermesini istediğini belirten anne kırcı, "her gün göz yaşı döküyorum. ne olur allah rızası için bana yardımcı olmalarını istiyorum. çocuğumun yaşayıp yaşamadığını bilmek istiyorum. 14 yaşındaki bir kız 7 aydır ne yapar. katilerinin içeride olması acımızı hafifletmiyor. kızımı kaçıran muharrem aytekin'in her türlü kirli işleri var, cinayetten cezaevinde yatıp çıkmıştı. cumhurbaşkam, başbakanım -ne olur emniyete talimat versinler, 14 yaşındaki kızımı bulunsun. sizin çoluğunuz çocuğunuz yok mu ? bir gece evde olmadığında ne hissedersiniz? ben kızımsız yaşayamıyorum, allah rızası için yalvarıyorum, ölü yada sağ kızımın bulunmasını istiyorum" diyerek göz yaşı döktü.

    2) http://www.milliyet.com.tr/…011/1433300/default.htm
    01.09.2011 - 02:30 | son güncelleme: 31.08.2011

    kaçıranlar tutuklu ama melike’den haber yok
    melike toyguncu ablası 26 yaşındaki şerife bekçi’ye yükseköğretime geçiş sınavı’na giriş belgesi almak için sincan lisesi’ne gitmek üzere 18 ocak 2011 günü evden çıktı.

    iddiaya göre üç kişi tarafından kaçırıldı ve bir daha onu gören olmadı.
    şüpheliler oğuzhan mahmutoğlu ve muharrem aytekin yakalandı, melike’yi kaçırdıklarını itiraf etti. ancak melike’ye ne yaptıklarını söylemeyen bu kişiler cinayet suçlamasıyla tutuklanıp haklarında sincan 1’inci ağır ceza mahkemesi’nde dava açılırken genç kızın akıbeti öğrenilemedi.

    yarın doğum günü
    kızı olmadan geçirdiği bayramın zehir olduğunu söyleyen fatma kırıcı “herkes çocuklarıyla güle oynaya bayramını yaşarken, bize karanlık mı olacaktı? melike olmadan geçen her gün acı çekiyorum” diyerek gözyaşı döktü.

    kızını kaçırdıkları gerekçesiyle tutuklanan üç kişinin yargılanmasına önümüzdeki ay başlanacağını belirten fatma kırıcı, “kızımı kaçırıp benden alanlar, demir parmaklıklar arasında çürüsün. hak ettikleri cezayı bulsun” dedi.
    aylardır kızının yaşayıp yaşamadığını bilmediğini, bunun korkunç olduğunu kaydeden fatma kırıcı “dünyada en çok mutlu olduğum gün, doğduğu gündü. şimdi kızımın 2 eylül doğum gününde yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum” diye konuştu.

    abladan kardeşine mektup

    fatma kırıcı’nın ilk evliliğinden olan şerife bekçi de kardeşi için yazdığı mektupta şöyle yazdı:
    “canım melikem, sarı papatyam. senin bu kapıdan çıkıp gittiğin günden beri sanma ki biz yaşıyoruz. sadece görüntüde nefes alıp veriyoruz. senden bir kurtulsam derdim. bıktım senin çenenden, gürültünden derdim. ama ben bunu sadece o anki kızgınlığımdan derdim. sonra içimden tövbe ederdim. allah’ım yokluğunu göstermesin diye. ama ben yine şanslıyım. hiç olmazsa rüyalarıma giriyorsun. seni ne kadar seviyormuşum, yokluğunda anladım.

    allah’a dualar ederek çiçekler diktim. (...) ben şimdi zamanını bilmeden çaresizce geleceğin günü bekliyorum.”
  • <önsöz>
    şubat 2012'de tutuklu zanlılardan birinin itirafı gündemde yer alıyor. konu ile ilgili iki haber, içerikte ortak olan ve ayrık olan metinler olduğu için ikisini de aktarmayı uygun gördüm.
    </önsöz>

    1) http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19963301.asp adem yazıcı/dha 21 şubat 2012
    melike’yi ben vurdum

    geçen yıl kaybolan 15 yaşındaki melike’yi öldürmekle suçlanan şüphelinin tutuklu bulunduğu cezaevinde koğuş arkadaşına cinayeti itiraf ettiği öne sürüldü. koğuş arkadaşı, savcılığa verdiği dilekçeyle duyduklarını anlattı.

    ankara’nın sincan ilçesinde geçen yıl ortadan kaybolan melike toyguncu’nun (15), öldürülüp mezarlığa gömüldüğü iddia edildi. cinayet şüphelisi olarak 22 temmuz 2011’de tutuklanan muharrem aytekin’le aynı koğuşta yatan sedat turunç, sincan cumhuriyet savcılığı’na verdiği dilekçede, aytekin’in, genç kızı arkadaşları cevat yıldız ve gökhan bozkurt ile birlikte öldürdüklerini itiraf ettiğini öne sürdü. turunç dilekçesinde şu iddialarda bulundu:

    evden gitmek istememiş

    “muharrem, melike toyguncu’yu sincan’da bulunan cimşit mezarlığı’na götürüp tabanca ile vurarak öldürdüğünü, mustafa ismindeki birine ait mezarın içine ya da sağına soluna gömdüğünü bana söyledi. cevat yıldız ve gökhan bozkurt da oradaymış. onlar da maktulenin gömülmesine yardımcı olmuşlar. 18 ocak 2011’den, 9 ya da 12 şubat’a kadar cevat’ın evinde kalan melike’yi öldürmelerinin nedeni ise kendisini evden gönderememeleriymiş. o da ‘beni gönderirseniz hepinizi yakarım’ demiş. onu, polise gider diye korktukları için öldürmüşler.”

    15 mezardan örnek alındı

    sincan olay yeri inceleme ekipleri, 3 ay süreyle tutulduğu iddia edilen evde melike’ye ait saç tokası, tarak, tişört bularak adli tıp kurumu’na gönderdi. cimşit mezarlığı’nda 15 ayrı mezar kazılarak kemik örnekleri alındı ve adli tıp kurumu’nda melike’ye ait olup olmadığının belirlenmesi için dna testi yapıldı. sonuç bekleniyor.

    ***************************
    2) http://yurthaber.mynet.com/…sina-itiraf-etti-109255 20 şubat 2012 11:36

    cinayeti koğuş arkadaşına itiraf etti
    ankara'nın sincan ilçesi ahi evran mahallesi'nde geçen yıl ortadan kaybolan 15 yaşındaki melike toyguncu'nun, öldürülüp mezarlığa gömüldüğü iddia edildi.

    melike'nin kaybolmasıyla ilgili olarak 7 aydır sincan cezaevi'nde tutuklu bulunan 27 yaşındaki muharrem aytekin'in koğuş arkadaşı sedat turunç savcılığa verdiği dilekçede, aytekin'in melike'yi 2 arkadaşının da yardımıyla tabancayla öldürüp mezarlığa gömdüklerini kendisine anlattığını öne sürdü. dilekçe üzerine, sincan cumhuriyet savcılığı'nın talimatıyla cimşit mezarlığı'nda 15 ayrı mezar kazılarak alınan kemik örnekleri, melike'ye ait olup olmadığının belirlenmesi için adli tıp kurumu'nda dna testi yapılıyor.

    sincan'da oturan ve 2 kez evlenip ayrılan 40 yaşındaki fatma kırıcı'nın ilk eşinden biri kız 2 çocuğu, ikinci evliliğinden de kızı melike dünyaya geldi. melike toyguncu, 18 ocak 2011 günü, yükseköğretime geçiş sınavı'na girecek ablası 26 yaşındaki şerife bekçi'ye sincan lisesi'nden form almak için evden çıktı. melike, iddiaya göre 3 kişi tarafından kaçırıldı ve bir daha kendisini gören olmadı. annenin şikayeti üzerine melike'yi kaçırarak bir evde alıkoydukları ve ardından öldürdükleri şüphesiyle, daha önce cinayet suçundan 4 yıl cezaevinde yatan muharrem aytekin ile arkadaşları cevat yıldız ve oğuzhan mahmutoğlu 7 ay önce tutuklandı. diğer şüpheliler gökhan bozkurt ile bekir bulut ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    koğuş arkadaşına itiraf iddiası
    melike'nin cinayet şüphelisi olarak 22 temmuz 2011 tarihinde tutuklanan muharrem aytekin'le aynı koğuşta yatan sedat turunç, sincan cumhuriyet savcılığı'na verdiği dilekçede, cezaevinin l-1 koğuşunda birlikte kaldıkları muharrem aytekin'in, melike'yi arkadaşları cevat yıldız ve gökhan bozkurt ile birlikte öldürdüklerini itiraf ettiğini öne sürdü. turunç dilekçesinde şu iddialarda bulundu:

    "muharrem, melike toyguncu'yu sincan'da bulunan cimşit mezarlığı'na götürüp tabanca ile vurarak öldürdüğünü, mustafa ismindeki birine ait mezarın içine, ya da sağına soluna gömdüğünü bana söyledi. cevat ve gökhan bozkurt da oradaymış. onlar da maktülenin gömülmesine yardımcı olmuşlar. ben, bu olayla ilgili ayrıntılı olarak, benle görüşmek için izin verilen polis memurlarına her şeyi açıkladım. bu yönden araştırma yapıldığında olay aydınlanacaktır. cevat ve muharrem'in bana söylediğine göre 18 ocak 2011'den, 9 ya da 12 şubat'a kadar melike toyguncu cevat'ın evinde kalmış. muharrem, cevat'a suçu üstlenmesi için benim yanımda 12 bin tl teklifte bulundu. 'sana içeride de bakarım' dedi. cevat inanmadığı için kabul etmedi. muharrem, oğuzhan'dan cevat'a 5 bin tl vermesini söyledi. oğuzhan da 'benim suçla ilgim yok. suçu işlemediğim halde niçin para vereyim' dedi. melike'yi öldürmelerinin nedeni ise kendisini evden göndermek istemişler. o da 'beni gönderirseniz hepinizi yakarım' demiş. polise şikayetçi olur diye korktukları içinmiş."

    annesi fatma göz yaşı döküyor
    öldürüldüğü iddia edilen kızı melike'nin mezarını bile bilememenin acısını yaşayan anne fatma kırıcı, bir yıldır göz yaşı döküyor. anne kırıcı, "ben yavrumun yaşadığını düşünüyorum. melike ölemez, o daha küçücük. her gece rüyamda yavrumu görüyorum, ona sarılıp, kokluyorum. bize bunları yaşatanların, melike'mi benden alanların da arkasından 'baba' diyenleri olmasın. melike'me bir kez sarılayım, sonra da rabbim canımı alsa da razıyım. bir anne bu kadar ağlatılır mı?" diye feryat ediyor.

    katar'da çalışan babaya mektup
    melike'nin, kaçırılmadan önce katar'da çalışan babası mahmut toyguncu'ya mektup yazdığı ortaya çıktı. melike özlem dolu mektubunda şöyle dedi:

    "canım babacığım, seni nasıl özlediğimi bir bilsen. belki de içimden geçenlerin binde birini bile yazamıyorum. ah içimi bir döksem, sesimi duyurabilsem. beni duyar mıydın, dinler miydin? ben istermiydim hiç senden uzak kalmayı, ayrı yaşamayı. sen beni sevmesen bile, ben seni çoook seviyorum. sen yoksan ışık yok, bu ev bana karanlık. bu eve sığamıyorum işte. unutmak için seni, oyuna veriyorum kendimi. yine de yerin ayrı, boşluğun dolmuyor. annem de bulmaya çalışıyorum sevgini. benim özlediğim kadar sen de beni özlüyor musun, seviyor musun? bir kuş olsam diyorum bazen, uçsam gitsem babamın yanına. mektubumu okurken 'ağlama olur mu babacığım. bana sorarsan, 'kızım birşey istiyor musun?' dersen, hayatta 2 şey isterim. annemle ikinizi mutlu ve ben de yanınızda, bir de sağlığınızı görmek isterim. ondan sonra yüzüm güler, mutlu olurum. umarım beni anlamışsındır. mektubuma son verirken ellerinden öpüyorum, seni çook seviyorum. allah'a emanet ol, seni çok seven kızın melike. resimlerin arkasına bakmayı unutma. ben küçük değilim. bu sözlerimi ağlayarak yazdım."

    15 mezardan kemik örneği alındı
    sincan olay yeri inceleme ekiplerinin, 3 ay süreyle tutulduğu iddia edilen evde melike'ye ait saç tokası, tarak, tişört bularak adli tıp kurumu'na gönderildiği de ortaya çıktı. sedat turunç'un dilekçesi üzerine sincan cumhuriyet savcılığı'nın talimatıyla cimşit mezarlığı'nda 15 ayrı mezar kazılarak kemik örnekleri alındığı ve adli tıp kurumu'nda melike'ye ait olup olmadığının belirlenmesi için dna testi yapıldığı belirtildi.
  • <konu ile ilgili en can acıtıcı haber.>
    son dava haberi.
    http://www.milliyet.com.tr/…ilarina-gundem-2073612/ burcu ünal istanbul 14.06.2015 - 02:30

    `savcı melike’nin katil zanlılarına beraat talep etti`
    ankara’da 4 yıl önce kaçırılan ve bir daha haber alınamayan melike toyguncu davasında savcının mütalaası şaşırttı. savcı 3 zanlıdan biri hakkında cinsel istismar suçundan 16 yıl hapis isterken, iki sanık için “mağdurenin cesedinin bulunması” gerekçesiyle beraat istedi...

    ankara’da henüz 14 yaşındayken ‘kaybolan’ melike toyguncu’yu zorla alıkoydukları ve öldürdükleri iddiasıyla 4 kişi hakkında başlatılan ve tam 4 senedir devam eden davada savcının mütalaası dikkat çekti. savcı, zanlılardan biri hakkında ceza talep ederken, “mağdurenin cesedinin bulunmasına kadar yargılamayı devam ettirmenin kovuşturmayı sürüncümede bırakacağı” gerekçesiyle sanıkların adam öldürme suçundan, “soyut anlatım dışında maddi delil bulunmadığı” için de fuhuşa teşvik ve aracılık suçundan beraatlerini istedi.

    ‘soyut anlatım yetersiz’
    melike toguncu, 18 ocak 2011 günü ankara sincan’da ablası adına okuldan üniversiteye başvuru formu almak için evden çıktı ve bir daha dönmedi. toyguncu’nun ailesi hemen polise haber verdi. melike’nin izi sürülmeye başlandığında ise kaçırıldığı anlaşıldı. melike, bir evin odasında 23 gün boyunca tutulmuştu. geriye ise sadece saç telleri kalmıştı. iddialar üzerine 15 mezardan dna örneği alındı fakat cesetlerin hiçbirinin melike’ye ait olmadığı anlaşıldı. arama çalışmaları sırasında melike’yi kaçıran 3 zanlı yakalandı. dava devam ederken, zanlılar 2 sene boyunca “kişiyi hürriyetten yoksun bırakma” ve “çocuğa nitelikli cinsel istismar” suçlamaları ile tutuklu yargılandılar. fakat denetimli serbestlik yasasının çıkması ile serbest kaldılar. davanın haziran ayının ilk haftasında görülen 21. celsede savcı mütalaa verdi.
    fakat 4 yıl süren mücadele sonucunda verilen mütaala şaşkınlık yarattı. savcı mütalaasında “15 yaşından küçük olan ve rızası hukuken hüküm ifade etmeyen mağdureyi cinsel amaçlı alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma suçunu işledikleri” iddiasıyla yargılanan sanıkların, toyguncu’yu cevat yıldız’a ait evde o tarihler itibariyle gördüklerini beyan eden tanıkların ifadesine dayanarak ayrı ayrı cezalandırılmalarına hükmetti. savcı mütalaanın devamında melike ile cinsel ilişkiye girdiği diğer sanıkların ifadeleri sonucunda doğrulanan muharrem aytekin dışındaki zanlılar için sadece uyuşturucu kullandıkları gerekçesiyle ceza istedi.

    ‘maddi delil’ yokmuş
    savcı mütaalasında, muharrem aytekin’in toyguncu ile cinsel ilişkiye girdiğine dair sanık cevat yıldız’ın ifadesinin bulunması nedeniyle cinsel istismar suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti. diğer yandan toyguncu ile cinsel ilişkiye girmek için aytekin’den izin aldığını fakat kız istemeyince ilişkiye girmediğini söyleyen yıldız ve oğuzhan mahmutoğlu’nun eylemi gerçekleştirdiklerini gösteren yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraatlerini istedi. mütalaada, sanıkların fuhuşa teşvik ve aracılık suçunu işledikleri iddiasına karşın da suçun işlendiğini gösteren “soyut anlatım dışında maddi delil elde edilmemesi” sebebiyle sanıkların beratleri talep edildi.

    ‘ceset yok, dava sürüncemede kalır’
    melike’nin cesedinin bulunamaması ise zanlıların “cinayet” suçundan beraatlerinin istenmesine neden oldu. savcı mütaalasında “sanıkların adam öldürme suçunu işlediklerini gösteren tarafsız ve somut bilgiye veya görgüye dayalı tanık anlatımı görüntü kaydı, teknik bir delil veya ikrarın bulunmadığı, mağdurenin cesedinin bulunamamış olduğu, mağdurenin bulunamamış olması sebebiye sırf mağdurenin kayıp olmasından dolayı” adam öldürmeden cezalandırılamayacaklarını belirterek, “mağdurenin cesedinin bulunmasına kadar yargılamayı devam ettirmenin kovuşturmayı sürüncümede bırakacağı anlaşıldığından, sanıkların adam öldürme suçundan ayrı ayrı beraatlerini” istedi. mütalaada muharrem aytekin için cinsel istismardan 16 yıla kadar, uyuşturucu kullanımından 1 yıldan 2 yıla kadar hapis, yıldız, mahmutoğlu ve bulut için de sadece uyuşturucu kullanımı nedeniyle 1 yıldan 2 yıla kadar hapis istedi.
  • http://www.hurriyet.com.tr/…-boyle-bulundu-40611050

    8 yıl sonra sağ olarak bulunmuş bahtsız kız.
  • sağ bulunduğuna inanmadığım kız. geçenlerde gündüz zamping yaparken bu aralar çok revaçta olan müge anlı tarzı bir programda, bu kızla alakalı olaya denk geldim. kız 7 sene önce 14 yaşındayken kaçırılmış, şu anda 21 yaşında. programa bu kaçıralan kıza benzeyen sanırım evden kaçmış bir kız çıkarmışlar. aha bu kesin melike diyorlar. aile kızın kendi kızları olduğuna çok inanıyor ama kızda tık yok. kız sevmese de kendi anasından babasından bahsediyor, çocukluğunu hatırladığını falan söylüyor. mevzu bahis 70 sene değil ki abi, şunun şurasında 7 sene geçmiş aradan. üstelik kız kaybolduğunda 3 yaşında falan olsa anlarım 14 yaşında kaçırılmış. sağlıklı bir insan bu kadar kafayı kırmaz bence. sağlığı bozulmuş bile olsa yıllar sonra anasını babasını kardeşlerini görünce hatırlar yani.

    sunucu da, aile de kızın illa o kız olduğunu dikte etmeye çalışıyorlar. misal kıza bir çocukluk anından bahset diyorlar, kız okulda arkadaşımın bana taş attığını hatırlıyorum diyor. ailenin gözleri doluyor, evet bizim kızımıza da birisi okulda taş atmıştı diyor. sunucu balçiçer midir nedir, inanmıyorum resmen tuba melike'nin anılarını anlatıyor diyor. ulan benim arkadaşımın da bana taş atmışlığı vardır ilkokulda. bu nasıl saçmalık ya. ayrıca insan 7 senede bu kadar değişemez ya. tamam birbirlerine benziyorlar ama aynı kişi olmadıkları çok bariz. bakın bu kaçırılan melike, bu da bulunan tuğba.

    neyse o gün bunlara dna testi yapılacak falan deniyordu. yapıldı mı sonuçları ne oldu bilmiyorum ama hürriyet gazetesi maşallah haberi direk kız bulundu diye vermiş. üstelik haberin içinde dna testi yapıldığı yazıyor ama sonuçları hakkında bilgi yok. bu arada bu bulunan kızın babası ile de programda röportaj yapmışlardı. adam manyak mısınız kardeşim, kimin çocuğunu kimden alıyorsunuz. kız benim kızım sadece biraz pskolojik sorunlar var, evden kaçıp duruyor dedi. garip olay vesselam.
  • şimdiye kadar öldüğünü düşünüyordum. bugün "olay yeri" programının bitiminde gelen telefonla çok sevindim. umarım asılsız değildir. melike olduğunu söyleyen birisi bağlandı yayına. nerede olduğunu bilmediğini söyledi. sonrasında program bitti.
    https://youtu.be/un-ftpjhydy?t=9220
  • gündemden düşmemesi gereken kız çocuğu.

    toplum olarak peşine düşmemiz gereken bir konu.

    sözlük neleri yaptı, keşke gündem olsaydı da bu kızın akıbetinden sorumlular şu an denetimli serbestlik ile gezemeseydi...
  • kayıp ve cinayet davasının birleştirildiği davada hala kayıp olan kişidir.

    muharrem aytekin davanın bir numaralığı sanığıdır. ve hala serbesttir.
  • dava sanıklarından tutuklu sedat t. 'nin "cinayeti kimlerin işlediğini ve melike'nin nereye gömüldüğünü biliyorum" ifadesinin üzerinden beş gün geçmesine rağmen hala keşif çalışmasının yapılmadığını balçiçek ilter'in açıkça duyurduğu sekiz yıllık davaya konu olan gencecik bir candır. ilter canlı yayında günlerdir bas bas bağırıyor yetkililere "neden keşif çalışması yapmıyorsunuz? adam katilleri biliyorum, cesedi ben gömdüm, yerini gösterebilirim diyor, neden dediği yere gitmiyorsunuz?" diye. hatta "katillerin gömdükleri yerden çıkarmalarını mı bekliyorsunuz " diye sormak zorunda kaldı sonunda kadın. ama tüm bunlara ve onca delile rağmen hala bir keşif çalışmasının olmadığı duyuruldu bugün. söyleyeceklerim bu kadar.