şükela:  tümü | bugün
  • minimal müzikçilere göre, müzik aslen bir heykel malzemesidir, yani taştır, mermerdir, brikettir; yontuldukça "yapıt"laşır, sapıtır ve müzik olmaktan çıkar.. bakınız şöyle anlatayım efendim: bir finomen olarak müzik, müzik değil heykeldir aslında, heykelden bir aşama önceki konumu müziktir; özünde müziktir esasen, ama şartlar ve koşullar onu kötü bir heykel yapmıştır ya, toplum kurbanıdır yani müzik..

    misal, kronos'un yorumladığı, bir tan dun müziği olan nefis "ghost opera" böyle bir eserdir.. dangada dungada görünür ama tam heykel olmaya başladığı anda, tekrardan rahme doğru evrilmesi sonucu bu biçime bürünmüştür efendim.. giderken dönmüş bir yapıttır vesselam..
  • (bkz: philip glass)*
  • ilhan mimaroğlu'nun söyleminden ödünç alacak olursak alfabenin ilk üç harfiyle yazılmış roman.
  • nasrettin hoca'nın bağlama çalışıdır.
  • dinlediğim zaman beni anlamsız bir şekilde geren müzik türüdür. yavaş ve tekrara dayalı yapısı yüzünden, garip melodilerinin de etkisiyle tedirginlik seviyem artıyor, rahatsız oluyorum.

    müzikteki minimalizm çok yanlış anlaşılmış bence. çünkü minimalizm dediğin şeyin bizi rahata kavuşturması, üstümüzdeki yükü alması ve fonksiyonellik sağlaması gerekir. fakat müzikteki haliyle minimalizm hiç de böyle değil; az şey kullanıyor ama işlevsel değil ki. boş bir tenekeye belli aralıklarda vurmak ile minimalist müzik yapmak arasında fark yok. çünkü ikisi de hiçbir amaca hizmet etmiyor. oysa müziğin belli bir fonksiyonu vardır; ruhu besler. hayvanlar ve psikolojik rahatsızlığı olanlar için tedavi olarak bile kullanılmıştır müzik. işte minimalizm bu fonksiyona odaklanmak yerine bunu tamamen ortadan kaldırıyor.

    minimalist olarak adlandırılan müzikler maalesef minimalist falan değil. gerçek bir minimalist müzik dinlemek için geleneksel japon müziği tercih edilmelidir. bazen su damlaları ve bambu flütüyle müthiş bir rahatlama sağlar; bazen de sadece bir koto'yla çıkartılan basit notalarla harikulade bir atmosfer yaşatabilir (bkz: sakura sakura).