şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çocuklu aile gezmelerinde karşılaşan iki (ya da daha fazla) çocuk arasında yaşanan ilk soğukluk anı. çok kısa bir zaman içinde kaynaşıp yorgunluktan ölene kadar beraber oynama. eve kucakta taşınma ile biten gecenin ardından bir sonraki buluşmada geçmişe dair herhangi bir iz olmadan tekrar yaşanan soğukluk anı ve sonrası.
  • evin en genç üyesinin başına bela olan, eğlendirme görevi verilen çocuklar.*
  • hem vurdumduymaz, hem de vurur durmaz olurlar bunlar*.
  • fazla gürültü edip,her tarafi çılgınca karıştırmadıkları sürece zararsız olan küçük insanlar,misafir yavruları.
  • annelerinin hiçbir zaman ilgilenmedigi ve koltuklarin arka tarafina geçip üzerinden takla atma sporu ile yakindan ilgilenen hiperaktif varlıklar...
  • misafirlik süresi boyunca ilk dakikadan son dakikaya kadar evrim geçirircesine davranışlarında belirgin değişimler gösterebilen sevimli fakat tehlikeli madde izlenimi veren çocuklar.

    birinci evre: en masum ve tehlikesiz oldukları zaman dilimidir. anne ve babalarıyla birlikte gidilen evin kapısıdan içeri dalış yaptıkları ve ortama ayak uydurmakla tükettikleri kısımdır. bu zaman zarfı boyunca içlerindeki şeytani ve hınzır dürtüler henüz uykuda olduğu için pek tehlike göstermezler. ayrıca yeni bir ortama girmiş olmak ve akabinde ebeveyn korkusunun ve ev sahibi olanın "gözüm üzerinde seni yumurcak seni" psikolojik baskılarını üzerlerinde hissedip uslu ama avını derinden ve sessizce yakalayacak olan timsah gibi beklerler. bir nevi etkisiz eleman özelliğinde görünürler.

    ikinci evre: yavaş yavaş hınzırlık ve afacanlık yapma hislerinin açığa çıkmaya başladığı andır. misafir olunan evin dört bir yanını gizliden ve güzel tespitlerde bulunarak izlenme süreci devreye girer. en ince detaylarına kadar çaktırmadan incelemeler başlamıştır. en uygun karıştırılası, kurcalanası ve zaman geçirilesi mekan ve objeler radar misali tespit edilip birer birer listeye dahil edilir. ve eylemlerine başlamadan önce bir güzel süzgeçten geçirip hangileriyle hoş vakit geçirebileceklerini tartar ve olaya başlangıç öncesi durum değerlendirmesini son haline getirirler. üçüncü evre öncesi ilk adımın atıldığı noktanın başlangıcı bu an yapılır ve büyüklerinin dikkatini çekmeyecek şekilde ortama akıverirler.

    üçüncü evre: artık misafir olmaktan çıkılıp, evin sahibi edalarında afacanlıkların başladığı ve kendi cumhuriyetlerinin ilan edildiği, ilk adım sonrası canavarlıkların meydana geldiği zaman dilimidir. ilk evre dahilinde masum masum bir köşede oturup büyüklerine kulak asan şeker çocuk gitmiş yerine ikinci evre süresince avını bekleyen avcılar gibi hedefe yönelmiş yok edici bünye gelmiştir. seçilen hedefler birer birer gözden kaybolup kurcalanmaya, yıkıp dökülmeye, meraklı meraklı didiklenmeye başlamıştır. özellikle elektronik aletler varsa bunları incelerler. bilumum minik eşyaların yerlerini değiştirip kimisini oraya buraya atıp arkalarına bakmadan kaçarlar. tüm bunları yaparken oldukça gönül rahatlığı içerisinde evi sahiplenme güdüsüyle hareket ederler. artık önlerine geçen bir engel yokmuşcasına ortalığı talan ederek tatmin olurlar. müthiş bir enerji ile çocuk olmanın verdiği umarsızlıkla sonuna kadar olaya devam ederler. fakat ara sıra "gözden kaybolmadım, uslu uslu oturuyorum, ciciyim ben şekerim şeker" tavırları sergileyip ne anne babayı ne de ev sahibini huylandırmamak için bir mola verircesine göz önüne çıkarlar. önce çocuk daha sonra misafir olmanın verebileceği avantajları kullanarak, "ne de olsa kimse bana kızmaz" diyerek enerjilerinin son damlasına kadar etrafı oyun alanına çevirip, potansiyel tüm güçlerini ortaya dökerler.

    son evre: tüm gönül rahatlığıyla ve bir çocuk nasıl yokedici olabilir sorularının karşılığını bir bir verdikleri o yaramazlık döneminin sonunda ilk geldikleri an ki gibi masum, çekingen hale büründükleri zaman zarfıdır. müthiş bir tatminlik duygusu ve görevini yapmış olmanın verdiği rahatlıkla yorgun argın köşelerine çekilirler. tüm eylemleri başarı ile sonuçlanmıştır ve gitmeden önce eserlerine son bir bakış atabileceklerini düşünürler. eve dönüş öncesi dinlenme ihtiyaçlarını giderip, yine ilk geldikleri gibi akıllı uslu büyüklerini dinlerler. ve tam ayrılma vakti geldiğinde arkalarına dönüp ev sahiplerini kontrol ederek, sevimli gözüken fakat hınzırca olan bir gülücük atıp, veni vidi vici derler.
  • nedense hep yaramaz olur bu cocuklar ve ustelik gelen misafir de "otur yerinde cocugum" demez, cocuk* illa evde bi tur atar. bir de odaniza gelip ka$la goz arasinda ku$un kafesine kalem sokanlari vardir ki * , gordugunde elinden kalemi almak istersin ustelik vermeyip aglayanlari olur bunlarin. kafesin yerini degistirdiginde de aglamaya devam ederse derhal kucaga alinan cocuk misafirlerin eline tutu$lurularak, "sizin cocugun tuvaleti geldi sanirim" diyerek odaniza kacip kapiyi kitlemek en kolay kurtulu$unuz olacaktir.