şükela:  tümü | bugün
  • sokma korkusundan, zehiriyle ölme korkusundan farklı olarak televizyonda, dergilerde fotograflarına bile bakamama seklinde tezahür eden, yaz tatillerinde çalılık, ıssız yerlerde dolaşmayı engelleyen, hindistan'a gitme arzusunu yok eden, evcil hayvan satan dükkanların önünden koşarak uzaklaşmaya neden olan anlamsız korku, fobi...psikoanalizciler yılan fobisinin çeşitli tekniklerle ortadan kaldırılması durumunda cok sevinilmemesi gerektiğini zira eger korkunun temelinde yatan bilinçaltı neden yok edilmezse anlamsız korkunun sadece şekil değiştirecegini dile getirirler.
  • kurşun kalemle çizilen son derece basit bir yılan eskizine bile kusarak tepki verebilitesi olan insanların* sahip olduğu rezil fobi.
  • discovery ve national geographic'de yılanlarla büyüyen hintli, afrikalı çocukları görerek aşılabilecek olan korku. yapacağı ters etkiyi de göz önüne almak gerek şüphesiz.
  • bu fobinin yılanın ölümcül zehiri nedeniyle geliştirilmesini anlıyorum, hatta gayet mantıklı. ama zehirsiz bir yılandan korkmak gerçekten manasız. tabi burda kastettiğim boa, piton gibi kemiklerimizden çimento yapabilecek cinsler değil. şu evde beslenen kara ve su yılanları gerçekten sevimli hayvanlar. kedi besliyorum ve kedi hastasıyım. buna rağmen diyebilirim ki yılanla oynamak kadar keyif vermez. hele çok sıcak yaz günlerinde müthiş bir serinlik verir, derisi buz gibi olduğundan. bir arkadaşım senelerce beslemişti, hayvanı boynumuza dolardık, içimize atardık. bi kaç saat kafasına göre takılır pantalon paçamızdan falan çıkardı. komşunun musluğundan çıktığı gün kendisine veda etmek zorunda kalmıştık.
  • ömürden ömür biçer arkadaş kafayı yedirtir. büyük ihtimal peder beyin yılan merakından kaynaklandı bu bizim ismi lazım değil hayvana olan aşırı korkumuz. babam çok çok uzun yıllar önce gitti kadıköyde bulunan hayvan pazarından gitti yılan getirdi eve daha kedi-köpek dışında bir hayvan ile tanışmamış beni tak diye bu soğuk hayvan ile karşılaştırınca benim bilinçaltı oldu kopuk uçurtma. peder beyi ikna ettik hayvanı evden uzaklaştırmasına, bu seferde kablolu yayın devri geldi belgesel kanalları yeni yeni türkiye'de babam zırt pırt yılan belgeseli izlerken benim bilinçaltım döndü korku imparatorluğu'na. o değil adam evden uzaklaştırdım dediği hayvanıda evde kaybetmiş çorba oldum resmen. sonra bir kaç kere rastlaştım bu yaratıkla, hayatımda hiç bir zaman bu kadar çaresiz olmadım arkadaş bir insan bu kadar mı aciz kalır, bu kadar mı korkar evet arkadaş korkuyorum ama çaresi yok. her fobiye çare var bu şerefsizin çaresi yok ben ümidimi yılan neslinin tükenmesine ve kış aylarının sonsuza kadar sürmesine bağlıyorum, başka bir ümit yok.
  • yılan korkusunun temelinde bilinçaltında yatan korkular gizlidir. atalarımızı dehşete düşüren koca sürüngenler sayesinde torunlara aktarılmıştır ki istatistik yapsak yüzde 90'dan fazla çıkar büyük ihtimalle yılan korkusu yaşayan insanların oranı.

    haa.. yılanı kravat gibi bağlayan var mıdır? vardır. onlar da genetik haritamızdan silinince insanlar tek çatı altında birleşecek, işte o zaman illimunati'nin tek devlet tek millet hayali gerçek olacaktır.
  • küçüklüğümde bir yılan travması yaşamamama rağmen bende de olan fobidir. nasıl başladı neden var hala bilmem sebebini. değil gerçeğini televizyonda dergide vs. görünce bile kendimi yana fırlatırım, kafamı çeviririm. içim çekilir resmen. ormanda veya çalılık alanlarda yürüyüş yaparken sürekli tetikte sürekli tedirgin gezme sebebimdir. kamp yapmayı seven bünyem için berbat bir durumdur; hiçbir zaman tam anlamıyla keyif alamam, kafamı dinleyemem.

    bilen bilir ankaradaki hayvanat bahçesinde dışarıdan görünüşü köpek balığı şeklinde bir akvaryum alanı vardı. içerisi tek bir koridor şeklinde sağ ve solda camların arkasında hayvanlar vardı. girince sol tarafta yılanlar olurdu, sağda ise iguana ve balıklar. ben yıllarca o koridoru arkamı hiç dönmeden yan yan ilerleyip iguanalara bakıp, yine yan yan hiç arkama bakmadan terkederdim. *

    tanım: yılan fobisi.
  • (bkz: yılan korkusu)
    (bkz: ofidizm)