şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hakan yılmaz ve ebru cündübeyoğlunun başrollerinde oynadığı, senaryosunu murat dişli, alper atalan ve zeki enes akkan'ın yazdığı, konsepti pucca'ya ait olan bir tiyatro oyunu.
  • hınzır bir oyun. hakan yılmaz ve ebru cündübeyoğlu iyi bir ikili olmuş. sosyal medya dili ve edebiyatı'na hakimseniz, oyun daha da keyifli oluyor. (bu anlamda annenize babanıza pek hitabetmediğinden arada açıklamalar yapmak zorunda kalabilirsiniz). volkan aktan da sahnedeki 3. kişi. vallahi adamı çok takdir ettim, yaklaşık 2 saat kıpırdamadan öylece yatmak zor zanaat.

    oyunda da belirtildiği üzere tevriye sanatı üzerinden bir isim verilmiş. hatta tam olarak "ölü'n bizi ayırana dek" demek gerekiyor. konusuna gelince: cansu ve serdar, ilk anda mutsuz gibi gördükleri yılların ardından boşanmaya karar vermiştir. verdikleri boşanma partisinin ertesi günü son celsede dava karara bağlanacak ve bu evlilik bitecektir. sabah ağrıyan başlarla uyandıklarında bir önceki geceyi çok da hatırlamadıklarını fark ederler. işin kötüsü, yıllardır aile dostları ve boşanma davasında cansu'nun avukatlığını yapan cengiz, kanlara boyanmış ve ağzından köpükler gelmiş bir halde koltukta ölü yatmaktadır. onlar geçmişlerini iyi kötü yanlarıyla hatırlayıp, bir yandan da bu cinayetten yırtmaya çalışırken; bize de kimi gerçekten zekice yazılmış esprilerle süslü bu oyunu izlemek düşüyor. sonunda ise güzel, hoş bir sürprizle çözüme kavuşuyor.
  • benim de artı sahne'de izlediğim oyun.

    öncelikli tavsiyem, kesinlikle gitmelisiniz. çok eğleneceksiniz. hatta canınız sıkkınsa bir kaç saatliğine unutacaksınız bunu.

    senaryo enfes, karakterler muhteşem. hakikaten süper bir komedi. günümüz şartlarına ve teknolojisine uygun hazırlanmış bir metin var ortada. yer yer metropoldeki kadın-erkek ilişkilerine de nokta atışı vurgu yapan, dozajı kararında bir mizah var. hakan yılmaz ve ebru cündübeyoğlu de muazzam oynuyor.

    yani kısacası güzel oyun.
  • eğlencelik bir oyun. iyi vakit geçirdim fakat 2 hafta sonra ne kaldı derseniz... marvel filmi gibi düşünün.
  • izlemeseydimde olurmuş dedigim tiyatro oyunu
  • kadıköy halk eğitim merkezinde izlediğim 2 saatlik eğlenceli oyun. çok farkedemediğimiz, ancak sosyal medyanın ta aile yaşantımıza ve konuşmalarımıza kadar nasıl işlediğini gözler önüne seren, güldüren oyun. hakan yılmaz'ın ve ebru cündübeyoğlu'nun performansı takdire şayan'dır. zaten doğru düzgün diyalogları olan 2 oyuncu var hehe.
  • kahkaha attırmıyor, tebessüm ettiriyor arada bir de güldüyor şeklinde özetleyebilirim
    espiri dili alışılagelmiş espiri dili. espirilerde alışıldık espiriler zaten.
    aynı kıvamda farklı bir oyuna gidermiyim ?
    sosyolojik bir inceleme boyutu da yok
    oturup levent kırca skeçlerini izlerim
  • öncelikle dilinin çok fazla bizden olması hoşuma gitti hatta bir ara yakın iki arkadaşımı izler gibi bile oldum ki bu da bir yandan oyuncuların kabiliyetiyle alakalı, sevdim yani. ikinci yarıda ilk yarıya göre enerji yükseldi daha da içine çekti. tabi ki herkesin kendi zevki fakat olumsuz bir eleştiriyi haketmiyorlar.
    son olarak mümkünse üzerine konuşabileceğiniz, fikirlerini sevdiğiniz bir arkadaşınızla gidin sonrasında yorumlaşmak daha eğlenceli oluyor. *