şükela:  tümü | bugün
  • cigerleriniz yakan, bir sure sonra sabah yuruyusune benzeyen, 2 aydir duzenli olarak kosanlarin yaninizdan gecip giderken kendinizi kotu hissettiren "neydik ne olduk" dedirten aktivite.
  • sağlıklı yaşam adındaki işkence.akşamdan kalmaların veya aha bakın ben ne kadar sprotifim modundakilerin yaptığı intihar biçimi.
    (bkz: jogging)
  • enerji yapıcı, çok yararlı, çok sağlıklı, çok güzel bir şey.
  • (bkz: sabah sporu)
  • bütün gece enerji depolamış 3 çevik kedinin alt komşuyu sabahın beşinde uyandırana kadar koridorda maksimum hızda attığı volta.
  • askerden dönmüş olmanın da verdiği gaz ile işe gitmeden önce her sabah 06.30'da kalkıp cebeci ile kurtuluş parkı arasında gerçekleştirdiğim aktivite.

    sabahın o saatinde onlarca insanın orada spor yaptığını görmek hakikaten şaşırttı ilk başta. parkta yapılan bir takım kültür fizik hareketlerinin ardından ankara büyükşehir belediyesi'nin üniversite öğrencileri için sunduğu ücretsiz çorba servisinden yararlanmak ve sonra yürüyerek eve dönmek, hemen ardından alınan ılık bir duş ile hiç olmadığı kadar zinde başlıyor güne insan.
  • her sabah yapıldığında insanı acaip forma sokan, kendini dinç, zinde, enerjik ve mutlu hissettiren, etkisini tüm gün boyunca gösteren, gün boyunca yorgunluk nedir bilmemenizi sağlayan aktivite. bir grup eşliğinde koşmak, hiç değilse iki kişi koşmak elbette daha zevklidir ama böyle kafa ve zamanlarınızın uyduğu birini bulmak çoğunlukla mümkün olmadığı için sabah koşularını genelde tek başınıza yaparsınız ama bu da iyi bir şeydir, bir çeşit meditasyon görevi de görür, kafanızı sorunlarınızdan uzaklaştırır, rahatlar, gevşersiniz. açık havada, hatta mümkünse orman içinde, trafikten uzak bir yerde yapılanı makbuldür ama döt donduran soğuklarında spor salonlarında koşu bantları üzerinde biraz sıkıcı ve monoton da olsa yapılabilir. sabah koşularının en müthiş yanı ise herhalde sonrasında yapılan kahvaltıda ne yeseniz tadının nefis gelmesidir.
  • gecenin karanlığı artık gün ışığına bırakmıstır yerini uykunun en güzel yerinde kalkmaya çalışırsın öyle zordur ki kalkmak sanki en büyük zulüm gibi. giyersin eşofmanlarını eğer yalnız yaşamıyorsan çok sessiz olmaya çalışırsın yavaşça kapıyı örter ve çıkarsın asansörüde kullanmazsın ısınma olsun diye .artık çıkmışsındır o tertemiz saf havayı ciğerlerine doldurursun sabahın ayazı öyle bir yakar ki ciğerlerini bir daha asla çıkmayacağım dersin ve yavaşça koşmaya başlarsın koşarsın koşarsın uzun süre sonra adımların acı vermeye başlar salarsın ayaklarını artık koşmuyorsundur.evine doğru yönelirsin ılık duşunu alır sıcacık kahveni yudumlarsın.
  • ana kucagi baba ocagindan cikmanin etkileriyle zaten akillara durgunluk veren bunyenin bu gidisatina bir dur demek adina, baharin gelisini de kutlamak icin dun hadi bir kosayim dedim. kafamda canlandirirken cok mantikli gelmisti, hatta birileriyle tanismak bile mumkun gorunuyordu. ama durum oyle degilmis. momentum fizik falan girdi isin icine, en az 1 saat kosarim lan diyen bunye 45 dakika dayanabildi ki 5 dakika kosu 10 dakika surunme seklinde gecti bu surec. kipkirmizi bir surat garip hiriltilar seni hangi kiz naapsin.

    kisacasi kosmak oyle her yigidin harci degilmis. simdi daha bir farkli bakiyorum hatta saygi duyuyorum sabah-ogle-aksam farketmez genel olarak kosan insanlara. bizim kosu da her pazartesi baslayan diyetlere dondu anlasilan. ama haftaya valahi basliyorum duzenli spora. ayrica gunu gunune de calisacagim.