şükela:  tümü | bugün
  • bunlar kar ya da yağmura yakalandıklarında, paltolarını çıkarıp kafalarına bile sarabilirler, donlarına kadar ıslanırlar ama saçları fönlüdür. enteresan bünyelerdir. makyajsızlarsa sabah sabah, işyerindeki tuvalet aynalarını dakikalarca meşgul ederler, bir elinizi bile yıkayamazsınız, gayet güleryüzle sevimli birşekilde ben bi elimi yıkayıp çıkacaktım derseniz, onlara saldırıda bulunmuşsunuz gibi bakabilirler, hatta hırlayabilirler, dikkat ısırabilirler... *
  • bunların bir de hergün ayrı bir modelde fönlenmiş saçla gelenleri vardır. ve her saça ayrı bir kıyafet. ve her kıyafete ayrı bir ayakkabı. kuaföre aylık ödeme mi yapıyorlar diye düşündürürler kara kara. bir de bu tipler günün sonunda da aynı dinamizmi ve pırıltılı görüntüyü korurlar. bunların rujları silinmez, gülümsemeleri gitmez...
  • çok fazla işyerlerin bulunduğu yerlerde kuaförler erken saatte açıldığı için fönlü saçla dolaşmaları hiç zor olmayan hatunlardır.
  • bunların nispeten daha uykucu olanları akşam kuaför kapanmadan fön çektirir sabaha kadar da fazla hareket etmeden, saçı bozmadan uyurlar.
  • bana kendimi gülben ergen le konser çıkışında karşılaşmış cansever gibi hissettiren insanlardır.

    ben daha çapaklarımdan tamamen kurtulamamışken ve saçımı tam kurutamadan yattığım için kafamın arkasındaki saçların oluşturduğu afacan çıkıntıyı ellerimle bastıra bastıra yatıramamışken mis gibi parfümler içinde, badana boya ve cila işlemleri tamam vaziyette, elidor reklamı kızları gibi dümdüz saçlarda ya da diva dergisi fotograflarındaki gibi kuş yuvası modellerle işe gelir bunlar.

    ama ben gene de sabahları jennifer aniston gibi hissetmek için 1,5 saat erken kalkmaktansa, o sürede rüyamda brat pitti görmeyi tercih ederim.
    hem boşanıyordu zaten bunlar.
  • sabah yataktan kalktığı gibi okula gitmekten bir türlü kurtulamamış bir insan olarak, azimlerine saygı duyduğum hatunlardır.
  • içinde bulunduğu iş ortamı gereği herzaman özenli olması gereken kadınlardır. ve bu kadar tepkili yaklaşmanın nedenini de çözmüş değilim... bu durum işine olan saygısı kadar kendine olan saygısını da göstermektedir ki bu da bir artı puan getiri iş yaşamında. genelde çoğu, sabahın köründe kuaför aramak yerine kendi çekebilecek kadar da beceriklilerdir. ayrıca bakımlı olmak tepki görmeyi gerektirmez. herkes işi neyi gerektiriyorsa öyle giyinir ve ona göre tavır sergiler... bir erkeğin işi gereği nasıl ki her sabah tıraş olup takım elbise giymesi gerekiyorsa bu da o kadar doğaldır. ayrıca bu durumun her sabah yapılan bir eylem oldugunu da düşünmüyorum... ama değişiklik herzaman iyidir. bir reklam ajansına kot pantalonla gitme lüksü olan kişiler varken, holding v.s. gibi %100 kurumsal şirketlerde dış görünüşünüzün önemi artar. tüm bunlar düşünülecek olursa sabahin korunde fonlu saclariyla dolanan hatunları da pek suçlamamak lazım sanırım.
  • almanya'da çok sık rastlanan hatun türüdür.

    sabahın köründe işe gitmek için bindiğiniz trende fönlü saçları, kusursuz makyajları, şık esvapları içinde moda çekimine gider gibi iş yerlerine giden emekçi alman kadınlarını görünce içiniz açılır. emeğe ve emekçiye olan sempatiniz tavan yapar. "dünyanın tüm emekçileri birleşiniz" diye slogan atmak istersiniz. etkisi gün boyu sürebilir, gülümseyerek çalışırsınız. ta ki bir vatandaşınızın "lan terli terli yalayacaksın bunu" sözüyle irkilerek kendinize gelene kadar. yalanacak şahsın trende karşınızda oturan ve sizi çalışmanın, kardeşliğin ve atom güllerinin katmer açtığı, şairlerin bilginlerin dünyasında bir başına ve tek bırakan o emekçi kadın olduğunu farkedersiniz. otomattan kahve çekmekte olan berlin ayısı görünüşlü stefanı göstererek "sen gitte stefanınkını yala, o da terlemiştir şimdi" dersiniz memleketlinize ve uzaklaşırsınız.
  • bunların bazıları sözlükte adları bilinmeyen taş gibi hatunlar başlığı altında da arz-ı endam ederler*