şükela:  tümü | bugün
  • soylediklerini ve hissettiklerini cok cabuk unutan ya da bunlardan bikan insanlarin, bu soylediklerini ya da yaptiklarini gecersiz kilmaya yetecegini sandiklari cumle...
  • (bkz: yr kralligi)
  • - hilmi ! ne bu her yere hıyar ekmişsin ?
    - sana gul bahcesi vadetmedim nalan..
    - ulen bahçeli ev diye tutturduğun bu muydu ? senin olayın bu mudur hilmi ?
    - hıyar seviom ben nalan, cacık seviyorum, kendi ellerimle yetiştirmek istedim hıyarlarımı ohhhş..
    - ciyaaakkk...
  • öncesinde affiniza siginirim* cumleciği bulunan sarki.
  • oguz atay'ın tutunamayanlarındaki "olric"..
    sana gül bahcesini vadetmedimdeki kızın 'apayrı' dünyası..

    "acaba" diyorum "benzerleri bizde de varsa ve farkında degilsek..?"
  • "benim sana verebileceklerim bu verdiklerimle sınırlı " demenin bir başka yoludur. kişi gerçekten daha fazlasını istiyorsa* "veremiyorsan benle ne işin var" diye karşılık verebilir ya da aldıklarından mutluysa "senden daha fazlasını isteyen mi oldu şimdi" şeklinde tersleyebilir.
  • bir bakıma ters-anti polyannacılık.
    mazoşist bir yoğunlukta hissedilen özlem duygusuna karşı kişinin kendi kendisine yaptıgı monologlar neticesinde ürettiği ana fikir ve de sonuç.
    sana öznesinin -ki bu kişinin içsesinin kişinin ta kendisine seslenişi olmaktadır,vadettiğini sandıgı ya da umdugu şeylerin hiçbiri olmadıgı vakit, bana nesnesine - ki bu kişinin ta kendisi olur, bir nevi teselli armaganı tadında sundugu bir cümleciğidir.
    bununla yetinmeyecegini bile bile bildiği(m) halde bununla yetinme(n)i istemeye istemeye diretmektir.
    basitçe monologtur,kendi kendine söylenmektir."ne bekliyordun ki ulan" diyememektir

    mevzubahis kitapla hiçbir alakası yoktur.
  • bir benzerini hala özlem duyduğum okulum izmir atatürk lisesi'ndeki tarih hocamız sevtap gezen söylerdi.

    "kimse size dikensiz bir gül bahçesi vadetmedi."
  • on beş gündür elimde sürüklenen kitap. normal şartlarda üç defa bitirmiş olmam gerekirken bu kitap bitmiyor, bitmiyor. hayır merak etmiyor değilim, çekiyor da içine, yarım bırakmaya da kıyamıyorum. niye bu kadar oyaladı beni anlamadım.