şükela:  tümü | bugün
  • sezonun 2. yarışı olan malezya grand prix'inde önünde olan takım arkadaşı webber için ''çekin şunu önümden, hızımı yavaşlatıyor'' gibi bir şeyler söyleyen, efsane olma yolunda ilerleyen orospu çocuğu.

    lan daha sezonun ikinci yarışındasın, sen ne hakla öncelik istiyorsun şerefsiz. takım buna izin vermedi allah'tan. adamsan kendin geçersin. ki geçti de.. demek ki adammış.
  • 1 hafta önce takımın leclerce verdiği talimatlar doğrultusunda pit stopların ardından ilk sırayı alarak kazandığı yarışta "mühim olan takımdır" dedi ve herkes bir şekilde bunu mantık çerçevesinde kabul etti.

    bu hafta ise start önerdiği stratejiye mutabık kalındı ve startta leclercin hava kanalını kullanarak herhangi bir savunmaya maruz kalmadan liderliği aldı işin garip tarafı da buradan sonra başladı.

    takım leclerc'e : vettel bir sonraki tur seninle yer değiştirecek.
    vettel takıma : bir tur daha devam edelim ondan sonra konuşalım.

    1 tur sonra
    vettel takıma : bana yaklaşamıyor bile benden hızlıysa gelsin geçsin.
    charles takıma: dün bana bir öneriyle geldiniz ve ben de bunu kabul ettim şimdi bunu yapmıyoruz, tamam yarıştan sonra konuşuruz lastiklerim aşırı ısındı.

    bu seneki araçlarla öndeki aracı takip etmek hali hazırda çok zorken vettel sıralama modunda aracı sürerek leclercle aradakı farkı 1 sanıyede tuttu yarışın başında leclerc zaten vettele yakın gittiği için lastikleri ısındı ve aşınmaya başladı , vettel ise hızlıysa gelsin beni geçsin derken leclercin lastiklerinin dahada aşınmasını ve sonrasında onu daha rahat avlamayı düşündü.

    1 hafta önce mühim olan takımken bir hafta sonra galibiyete giden her yol mübah oldu. isteyen ilahi adalet der isteyen karma diyebilir ama vettel'in yolda kalmasının benim nazarımda normal bir açıklaması yok , hatta öyle bir arıza yaşadı ki mercedese galibiyeti altın tepside sundu.
  • pistteki en insan, en vicdanlı, en sempatik ve en adam pilot. belki ifşa olacağım bu olayı anlatınca ama yazmadan edemedim.

    istanbul gp'de 2010 ve 2011 yıllarında gönüllü çalışma fırsatı bulmuştum.

    boğaziçi üniversitesi'nde okurken gönüllü olmak için başvurmuş, karar vericilere ulaşmaya çalışmış, çabalamış ve akıcı ingilizcem sebebiyle de başvurum kabul olmuştu. 20 yaşında bir genç olarak böyle bir fırsatı yakalamak müthiş bir tecrübeydi, bu tecrübeyi unutulmaz hale getiren ise 2011 yılında vettel oldu.

    2011 organizasyonunda, takım garajları çevresinde güvenlik ve tüm operasyonel koordinasyonu sağlayan ekipte eleman olarak çalışıyordum. bir garajda herhangi sorun yaşanırsa tüm amelasyon işlere koşturuyorduk. o sene red bull ve force india takımlarının bulunduğu garaj kısmında yer aldım. içimde büyük heyecan, hayranı olduğum vettel'le neredeyse birkaç metre mesafedeyim. antrenmanlar öncesi ve sonrası garaja yürürken imza dağıtıyor, sponsorların getirdiği konuklarla fotoğraf çektiriyor, içim içimi yiyor tabii bu kadar yakınım ama işim gereği farklı davranamıyorum.

    sıralama turları bitti, yine garaja geldi. fotoğraflar çekiliyor, sohbet ediyor. o sırada red bull'dan gelen istek sonrası garaja gidip ekranlarındaki probleme baktım,geçerken sponsor konuklarından biri durdurup fotoğraf çekmemi istedi. "sure!" dedim. vettel gözümün önünde, foto çekemiyorum adamla. fotoğrafı çektim, gösterdim "did you like, ok? " diye. gülümsediler, vettel o sırada dizlerimi titreten şekilde "let's take another shot with you" diye önerdi kırık alman aksanıyla, kafasındaki red bull şapkasını da kafama geçirdi. içimde bir heyecan patlaması, çekindik, iphone 4 ile çekildi fotoğraf. emailimi verdim çekene, adresime attı. o sırada vettel'e tanıştığımıza memnun olduğumuzu söyleyip "eat baklava tonight, then you will winn the race tomorrow" diye takıldım yürek yemiş gibi. "bakleavua" diye karşılık verdi kırık aksanıyla. "yes antep baklava with psitacchio" dedim

    "ok i will, then i will see you after race!" dedi gülerek. o an zirvedeydim yani hayatta daha ne isteyebilirdim.

    ertesi gün yarış oldu ve vettel kazandı. artık garaj civarında kapanış sonrası amelasyon işleri yapmaya başladık ki bizim iş daha yeni başlıyor. kalanları taşıyoruz, yüklüyoruz. takımlar ayrılıyor. forklifte yükleme yaparken "hey baeklauva guy!" diye seslendi.

    ardımda vettel, gülüyor sarı saçlarıyla. anlattı, önceki akşam söyletmiş antep baklavası. bir tane yemiş, dayanamamış bir tane daha yemiş. şimdi de teşekkür ediyor. ne iş yaptığımı sordu, sohbet ettik öğrenciyim,makine mühendisiyim, bir gün f1 mühendisi olurum belki falan. o gün taktığı kaskı imzaladı, eldivenlerini ve bir de içlerine giydikleri uzun kollu tshirt'ü imzalayıp verdi. hala salonumda en baş köşede durur duvara asılı hepsi.

    akşamına da red bull takımının sponsorlara yaptığı kutlama event'ine çağırdı. conrad istanbul'un roof'unu kapatmışlar. kız arkadaşımla gittik, pilotlar ile fotoğraflar, mühendisler ile sohbetler, kız arkadaşımla da yeni başlamışız inanılmaz süksem oldu. parti sonunda vettel ile son bir konuştuk, "i will always eat baklava before races in istanbul" dedi. gülüştük.

    böyle küçük dokunuşlar yapan bir adam işte vettel, öyle de şanslıydım o dakika orada bulundum, asla unutamayacağım bir hatıra oldu.
  • hatırlamakta fayda var. ferrari'nin son dünya şampiyonu kimi raikkonen hala. ve bu şampiyonluk 13 yıl önce gelmiş.
  • drs kapalıyken istanbul'da hamilton'a pilotluk dersi vermiş pilottur.
  • gole giden topa kafasını sokan ofsayttaki golcüdür.
  • şöylesi efsane görüntülerin kahramanı olmuş pilot kişi.

    bu kadar ilginç şeyin aynı video içinde olduğuna inanmak benim için de zor olmuştu evet.
  • ahahahahahahaha son 10 saniyede podyum aldı. reiiiiiissss.

    o değil de ıslak pistte spin atmadan yarış bitirdi. garezi kuru piste demek ki.
  • 2019 almanya'dan sonra bir kez daha yağmurda şartlar herkes için zorlaşınca yeteneğini göstermiş, bugün belki hamilton yerine 7. 8. kez şampiyonluğunu kutlayabilecekken ferrari tarafından kariyeri mahvedilmiş 4.kez dünya şampiyonu.