şükela:  tümü | bugün
  • aşkın nur yengi'nin ikinci albümünden bir şarkı. uzay heparı bestesidir.
  • serserim benim
    deli dolu sevgilimm diye sözleri olan bir şarkı
  • aşkın nur yengi'ye slow şarkıların yakıştığının göstergesi olan şarkı... ayrıca (bkz: ayrılmam)
  • şu şekil sözlere sahip şarkı:

    karanlığın içinde
    yandı gözbebeklerim
    ilk önce gözlerini gördüm
    ilık rüzgarlar misali sesin değdi tenime
    belki bin defa yanıp yanıp söndüm
    bir yanda sen, bir yanda tövbeler
    bir yanım karşı koyar bir yanım ister

    serserim benim, deli dolu sevgilim
    kor gibi sıcak yada sular gibi serin
    gelme uzak dur korkuyorum çok
    çılgınlık bu halim yok
  • sözleri sezen aksu, bestesi ile beraber düzenlemeleri de rahmetli uzay heparı'ya ait nostaljik bir şarkı.
  • bu şarkıyı sezen aksunun bir dönemler aşk yaşadığı idda edilen uzay heparı için yazmış olduğu söylenir.
  • sadece saksofon solosu için bile dinlenebilecek güzellikteki şarkılardan biridir.
  • uzay heparı sonsuza da şarkıcılar ve şarkılar arasında sağlanabilmiş bir kaç uyum varsa eğer, teoman'ın serserim benim yorumu da onlardan biridir. şarkıyı ilk seslendiren aşkın nur yengi ile aynı nesilden gelmiş, aynı ses tonuna sahip birinden aynı şekilde de dinleyebilirdik şarkıyı; o zaman yine bambaşka bir şarkı olacaktı; şimdiyse teoman'ın yorumuyla dinliyoruz, gerçek bir müzisyenin şarkıyı gerçekten kendi ruhundan başarıyla geçirmesine tanık oluyoruz, sanki teoman kendi yazmışçasına sahipleniyor bunu kulaklarımız, elbette kulaklarımıza "şarkı teoman'ın elinde bambaşka bir şey olacak, aşkın nur yengi'nin yorumuna benzemeyecek, ve sümme haşa beğenmeyeceğiz!!" gibi fanatik komutlar vermediğimiz için olabiliyor bütün bunlar. en nihayetinde de aynı albümde akla hayâle gelmedik isimlerin akla hayâle gelmeyecek şarkıları tuhaf tuhaf deneylemeleri(!) bulunurken, teoman'ın serserim benim'i alıp kendi ruhundan geçirmesi de şarkının canına kıymak olarak adlandırılmamalı ya.
    bütün bunların dışında teoman'ın sevdiği bir şarkıyı erkeğe/kadına yazılmış olduğunu umruna getirmeden yorumlayabiliyor olması 2008 kışı itibariyle artık takdir edilecek bir şey bile değil yani. bir kaç yıl önce adını hatırlamadığım bir grubun(ya da bir erkek şarkıcının?) sibel alaş'ın söylediği "yanıma korlar mı adam seni"yi bir "adam"a yazılmış olmasına rağmen okuduğu zaman belki bunu "gereksiz takıntılardan kurtulmuşlar, aferim" diye karşılayabilirdik, bir kaç yıl önce, hoş şarkıyı yazan da mustafa sandal zaten yanılmıyorsam - ve bu da çok az kişiyi rahatsız etmişti-.. emre altuğ'un erkekler de yanar yorumundaki "er kurusu" faciasını bütün bunlara tercih edebilen mideleri tenzih ederim. saygılarımla.