şükela:  tümü | bugün
  • eti yenen hayvanin (ama ozellikle inegin) belli bir yerinden belli sekilde kesilmis parcalara verilen ingilizce ad, biftek.
  • okunusu stiik degil steyk olan kelime.
    (bkz: ben bugün bunu ögrendim)
  • (bkz: matrix)
  • bizim biftek de beef steak'ten gelme. bifstek bifstek derken s düşmüş biftek olmuş zamanla. kabiliyet ability ile aynı kökten. şemsiye de eskiden güneşten korunmak için keşfedilmiş de güneşlik anlamında şems-iye denmiş. yalnız şemsiye denince saygıyla eğilirim bak. insanoğlu mamut kovalarken bu formatta icat edilmiş adam, galaksiden çıkıcaz hala aynı.
  • bir yerde soyle deniyordu: ''steak, it s more than just food, it s a way of life, seperating the men from vegetarians."
  • turkiyede sanildigi gibi okunusu "stiik" olmayan biftek. telaffuzu "steyk" seklindedir.
  • güney afrika'da muldersdrift yakınlarında bulunan silverstar isimli casino'da bulunan ve enfe et yemekleri yapan restoran. adından da mütevellit özellikle steak ve benzer bbq işi et yemeklerini on numara yapar. ben "new york stek with black paper sauce" olanına tapıyordum.

    http://www.silverstarcasino.co.za/…_restaurant.aspx adresinden incelemenizi öneririm. gidenler olursa o taraflara muhakkak burada bir şeyler yesin ve diğer et restoranlarıyla arasındaki farkını görsün. son olarak ben kuzey amerika'da dahi buradan iyisini görmedim.
  • bu moda çılgınlığı beni hiç cezbetmiyor. üç parmak kalınlığında, dışı siyah içi kanlı kocaman bir steak iştahımı kabartan bir şey değil. güzel, mermer dokulu bir antrikotu incecik dilimlettirdikten sonra azıcık pişirip, etin tadına varmayı daha çok severim.

    zaten uzun ve ağır pişmiş etler bana alaminüt etlerden daha lezzetli geliyor. saatlerce şarapta pişmiş dana yanağı, iyi bir işkembecinin tandır edilmiş kuzu yanağı, siirt usulü büryan, dayama usulü denizli kebabı, konya usulü fırın kebabı, evde tencerenin kenarı hamurla sıvanarak sadece tuzla kendi yağında suyunda pişen tencere kebabı gibi.

    benim ızgaradan anladığım önce köfte ve döner, sonra da güzel bir küşleme veya kuzu sırtı, başka bir şey değil.