şükela:  tümü | bugün
  • film ekiminde izlediğim iran yapımı animasyon film.
    bu tarz filmlerde hep olduğu gibi boğazımda bir yumruyla izledim bu filmi. aslında konu şeriat toplumunda erkeğin iğrençliği, kadının çaresizliği. çok uzak olduğumuz bişey değil yani. ne de olsa bizim ülkemizde de özellikle doğu toplumunda kadınlar istemedikleri hayatları yaşamaya zorlanıyorlar.
    film biraz göze sokuyordu, fazlaca mesaj kaygısı vardı ama haksızdı diyemem. baskı altında kalmış kapalı toplumlarda ahlaksızlığın çok daha iğrenç bir boyut aldığı da gayet güzel işlenmiş.
    şeriat toplumları ile ilgili kitapları okurken, filmleri izlerken genelde kadın karakterlerle empati yapıyorum. ben olsam napardım?
    ben olsam bir yolunu bulup kaçmayı denerdim. gerekirse kaçarken ölürdüm. kaçamıyorsam da intihar ederdim herhalde.
    dışarda bambaşka ve özgür bir dünya olduğunu bilirken bütün bunlara tahammül etmek çok zor.
  • irandaki cinsel tabuları ele alıyor film. insanda bir sarmalın, kısır döngünün içine düşmüş hissi veriyor film ama sıkıcı değildi,nasıl bittiğini anlamadım bile. konular iyi işlenmiş. 'herkes aynı bokun farklı rengi, toplumsal ahlâkınız bir işe yaramıyor' diyor kısaca...
    not: anlatım bozukluğu düzeltme
  • iranın cinsellik tabusunu ve yasaklarını vurgulayan bir film bunun yanında hukuk, adalet sisteminin de bir halt olmadığını iyi anlatmış sayılır. toplumun ikiyüzlülüğü mide bulandırıcı. doğrusu filmde bize uzak olmayan şeyler de mevcut.* kadın olmanın zorluğu ve çilesinin yanında erkeğin güçlü ve başına buyrukluğu iç daraltıcı.
    coğrafya kader midir ya da kader coğrafya mıdır bilinmez ama doğulan yer her neresiyse ve bu kaderse isyan ettirir bazen. baskının ve yazılı/yazısız kuralların insan doğasını yerle bir etmesi kaçınılmaz bir sondur.
    ama bir çocuk her zaman her yerde çocuktur.

    film rotoskop tekniğiyle çekilmiş. gerçek oyuncular kullanılmış hatta göze çarpan bir arash marandi var (bkz: a girl walks home alone at night)'tan bilirsiniz.
  • "fotoğraf ne için olacaktı?"

    iran'daki dört insanın fotoğrafını çeken film. bunu yaparken tümden memleketin de fotoğrafını çekiyor tabii. iran'la ilgili filmler boğuyor arkadaş beni. orada yaşayanları düşünemiyorum. sen kendi ülkene bak denebilir. doğru, burası da gayet boğucu.

    neyse, izlenesi film.
  • yine izledikten sonra en az 2 saat canınızı sıkan iran filmlerinden biri. çarpık adalet sistemiyle, çirkin çirkin tiplerle, kadınların toplumdaki konumu ile, perde arkasında dönenlerle vs ulan diyorsun coğrafya kadermiş hakikaten. batıda çocukların 15 yaşında yaşamaya başladıkları karşı cinsle aktiviteler için şu ülkede hayatlar kararıyor. batının kız çocukları sırtlarına çantalarını alıp gezgin misali takılırken, öte yanda yanında bir erkek olmadan toplumda yer alamayan kadınlar var. hoş, evlense de yaşayacağı hayat serüveni malum.

    velhasıl izleyin izlettirin efendim. animasyon olmasıyla biraz ön yargılı yaklaşmıştım lakin çizimleri vs çok beğendim.
  • iran yapımı olmayan, almanya - avusturya ortak yapımı bir animasyon!

    maalesef, günümüzde iran'da bu tarz bir animasyon yapabilecek şartlar yok. daha da kötüsü ise, ekşi sözlük'teki bu başlıkta tehran taboo'yu iran yapımı zanneden kullanıcıların olması!!! yazık... beteri de, persepolis (2007)'nin de iran yapımı sanılması!!! fena halde yazık. o da fransa - abd ortak yapımıdır! iran'da sen böyle bir animasyon yap, bak ne güzel vinçte sallandırıyorlar seni! peh ki peh!

    imdb: tehran taboo (2017) / ali soozandeh

    ek:
    2 adet "ss"; utanıp silerler diye nick'lerini almadım.
    1)
    2)
  • bize yabancı gelmeyen bir ikiyüzlülük var orada da ve filmde bunu çok net görüyorsunuz. çocuk her yerde çocuk, kadın her yerde kadın.

    ve erkek de, erkek işte. toplum da toplum.

    biraz gözümüze sokulsa da, iç acıtıcı gerçekleri barındırıyor içinde. izlemekte fayda var.
  • 3 kadın hikayesi üzerinden iran ve benzeri ülkelerdeki toplumsal yapıyı eleştiriyor. bu yapının en sonunda yer alan kadınlar, en fazla acıyı çeken kitle.

    kocadan izin belgesi getirmeden çalışamamak ya da arkadaşın bile olsa bir erkekle yan yana yürüyememek bunun gündelik hayatta en çok göze çarpanları oldu filmde. ama bu animasyonun altını çizdiği bir başka şey daha var ki -asıl mesele bence orada.

    ne kadar yasak koyarsan koy, ne kadar ceza getirirsen getir, hayatın doğal akışını, tabiatın doğrularını asla durduramazsın. sadece göremezsin, duyamazsın ama bir yerlerde (ortadoğu toplumlarında bu yer altına inmek oluyor tabii) her şey olması gerektiği gibi ilerler.
  • iran sinemasından yine bir tabuları kıran film gelmiş.

    dincilerin aklında tahran'da da sik-sok faaliyetlerinden başka bir şey yokmuş.

    ilginç bir film. harbiden tabu kelimesi cuk oturmuş.

    sistem insanları ne kadar zorlarsa zorlasın, dıştan sanki sistemin parçası gibi görünseler de, içlerinde sisteme dair hiç bir parça olmadığını açık seçik gösteren bir film.

    dip not:
    kapıcının kediyi çöp torbası içinde çöp kutusuna vurması, nbc'nin uzak filminden arak.
  • başıma bir şey gelmeyecekse beğenmediğim film. ne karakterlerin yerime kendimi koyabileceğim kadar içine aldı beni, ne de olayların aynen göründüğü şekillerde gerçekleştiğini düşünüyorum. bir de mollanın solak olmasını çok yadırgadım.

    persepolis'i çok daha fazla beğenmiştim.