şükela:  tümü | bugün
  • agalloch'un the mantle albumunden enstrumental bir $arki.
  • 4 küsür dakika boyunca aynı 3-5 akoru çalarak nasıl şahane şarkı yapılır dersi.

    şarkıdaki tık sesleri bildiğin geyik kafatasından gelmektedir bu arada.
  • een stemme locker'den etkilenilmiştir sanki bu şarkı yazılırken. agalloch ulver etkilenimlerini açık açık söylediğinden normal tabi.
  • temel olarak 2 notayla bestelenmiş şarkı.
  • ilk kez geçtiğimiz aylarda sundance'te görücüye çıkan korku filmi.. bu yılın sonbahar aylarında vizyona girmeye başlayacak.

    4 kişilik bir aile kışın ortasında bir dağ evine gelirler ancak onları orda soğuktan başka bir de terör beklemektedir. filmin yaşattığı korku din/tarikat üstüne kurulu. posterde t harfi ters dönmüş falan.

    filmin ilk trailerı birkaç saat önce yayınlandı:

    https://www.youtube.com/watch?v=n8ltg-wv714
  • yönetmenlik koltuğunda severin fiala ve veronika franz'ın oturduğu 2019 yapımı film.

    film dünya prömiyerini bu sene gerçekleştirilen 15. sundance film festivali'nde yapmıştı.

    ich seh ich seh ile aile gerilimi türüne yepyeni ve son derece ürkütücü bir
    alan açan yönetmen ikili veronika franz ile severin fiala, yeni bir aile trajedisiyle beyazperdede. sundance'te ilk gösterimini yapan film, iki çocuk ve müstakbel üvey annelerinin tipi yüzünden bir dağ kulübesinde mahsur kalışlarını gözlemliyor. psikolojik gerilimin yavaşça yükselerek tavan yaptığı, beklenmedik sürprizler ve huzursuz edici atmosferiyle film, aile sırları, belirsizlikler, kindar çocukların yer aldığı, doğaüstüne de göz kırpan, nefes kesici bir gerilim.

    filmin afişi
  • ich seh ich seh (goodnight mommy) ile yakın dönem korku sinemasının ilgi çeken yapımlarından birine imza atan sinemacılar severin fiala ve veronika franz'ın yönettiği the lodge (mürit), evlenmek üzere olduğu richard ve onun iki çocuğuyla birlikte sükunet vadeden tenha bir kasabada kış tatiline çıkan grace'in, yakında üvey anneleri olacağı mia ve aidan ile samimi bir ilişki kurmaya çalıştığı sırada kaldıkları evde gerçekleşen ürkütücü olayları konu ediniyor.

    vizyon tarihi: 13 mart 2020
    türkiye dağıtım: tme films
    şirket: tme films
    tür: korku, gerilim, dram
    yapım yılı: 2019
    süre: 100 dakika

    filmin konusu:

    “genç bir kadın nişanlısının iki çocuğuyla uzakta bir kasabaya kar tatiline gider.

    bu üçlünün arasındaki buzlar çözüldükçe, garip ve korkutucu olaylar meydana gelir.”

    yönetmen: severin fiala, veronika franz
    oyuncular: riley keough, richard armitage, alicia silverstone, jaeden martell, lia mchugh
    senaryo: severin fiala, veronika franz, sergio casci

    vizyon tarihi: 13 mart 2020

    filmin altyazılı fragmanını buradan izlemek mümkün.
  • filmin fragmanina internet sitelerindeki övgüleri bile eklemişler. iki çocuk bir genç kadin kışın ortasinda, dağ başinda issiz bir eve niye gider? korku filmi olsun diye gider herhalde. bu bayat senaryoyu yutturmaya çalismaktan hiç sıkılmıyorlar.
  • düştüğü malum ortamlardan izleyip sıcak sıcak yorumlarımı yazacağım film. pek korku/kan/şiddet öğeleri yok. temposu ağır bir psikolojik gerilim filmi.

    ancak finali sayesinde puanım 7/10.

    konusunu ve yönetmenin bir önceki filmini herkes yazdığı için bu kısmı geçelim.

    --- feci spoiler ---

    anneleri intihar eden iki çocuk babalarının yanına taşınıyor.. babaları da başka bir kadınla evlenmek üzere. ancak bu evleneceği kadının bir tarikatla bağlantılı, karanlık bir geçmişi var. seneler önce bu tarikatta toplu intihar eylemi olmuş ve sadece bu kadın sağ kalmış. zaten annelerinin trajik ölümü ile sarsılan çocuklar bunu da öğrenince kadından büsbütün nefret ediyorlar.

    babası ise çocukları yeni anneleriyle kaynaşsın diye bunları karda kışta bir kulübeye (lodge) kapatıp gidiyor.

    şimdi burda bir mantıksızlık yok mu? adamın bu kadının tuhaf geçmişinden mutlaka haberi vardır. hatta kulübedeyken "istersen duvardaki haçı kaldırayım bebeğim" dedi bir sahnede. be adam, sen ne demeye daha yeni tanıştığın böyle bir kadını dağın başında çocuklarla tek başına bırakırsın? hem noeldesin, tatildesin, nerde çalışıyorsun sen?

    neyse sakinim.. film asıl bundan sonra başlıyor. çocuklar bir plan yapıp, grace'i geçmişinden vurup delirtmeye çalışıyorlar. kaybolan eşyalar, tuhaf ve tekinsiz olaylar, tarihin sürekli 9 ocak'ta durması, "biz öldük biliyor musun" demeler vs. hepsi çocukların başının altından çıkıyor. zaten toplu intihar olayını atlatamamış grace büsbütün sıyırıyor. valla yalan yok, ben de inanmıştım çocukların hazırladığı senaryoya. veletlerin bir şeyler çevirdiğinden hiç kuşkulanmadım. hatta yemekler saklanmışken sofrada küçük kızın daha iki lokma yemeden "ben doydum elhamdülillah" demesi bile kuşkulandırmadı beni. demek gizli gizli zuladan yiyorlarmış. telefondan da babalarına her şeyin yolunda olduğunu da söylüyorlardır.

    bir süre sonra çocuklar grace'in hallerinden tırsıp yaptıklarından pişman oluyor ancak iş işten geçiyor. ilaçlarını da al(a)mayıp bir güzel deliren grace, eksik kalan toplu intiharları çocuklar üzerinden tamamlamaya karar veriyor. sonrası malum.

    yönetmenin bir önceki filmi ich seh ich seh ile benzerlikler var. yine plan yapan iki kötü kardeş ve düşman bir anne. ancak filmin sonunda kaybeden taraf çocuklar oluyor.

    çocukların odalarındaki maket kulübe de gittikleri kulübeyle aynı. hain planlarını o maket üzerinde yapmışlar.. zaten babası da ölen insanları görünce kuşkulandı.

    kafama takılan şeyler:
    kadının neden ikide birde burnu kanıyordu? büyük çocuk neden grace'i duşta gözetledi?

    güzel bir detay:
    grace'in kulübeden ayrıldığı zaman haç şeklinde bir ev görmesi. gerçi o ev hayal de olabilir.

    --- feci spoiler ---
  • malum ortamlara düşer düşmez altyazısı çevirilmiş film. çevirmen arkadaşa teşekkürler. ben birkaç hafta sürüneceğini düşünmüştüm.

    slowburn diye tabir edilen, yavaş bir ritimde akıp yükselen bir tür psikolojik gerilim-korku denemesi the lodge. açıkçası ne denli yükselebildiğiyse biraz tartışmalı. genel olarak iyi çekilmiş, iyi görünen bir film denebilir. güzel bir atmosferle ve ikna edici oyunculuklarla bezeli filmimiz. ancak filmin senaryosu benzer bir ikna ediciliğe sahip görünmüyor. detaya girmeyi gereksiz buluyorum zira bir üstteki entryde spoiler ibaresi sonrası gerekli mantık sorgulaması güzelce yapılmış. belki de bu yüzden izleyeni çok fazla içine çekemiyor... özetle; yönetmenin bir önceki işinin hatrına bu filme de "meh" diyor, imdb'de kendisine 6/10 puanı yapıştırıyor ve sıradaki "nitelikli olması beklenen" düzgün referanslı horror tagli işi beklemeye koyuluyoruz. ama galiba şu sıralar öyle bir film yok. hayırlısı.
hesabın var mı? giriş yap