şükela:  tümü | bugün
  • turkiye'de makul ve mantikli insan sayisinin cok az olmasi nedeniyle tanimi yapilmasini guclestirecek kadar az ornegi olan sevgi. makul ve mantikli bir insan, eger ki tabakhaneyle ticari iliski arasinda degilse, veya saat uymaması gibi bir sorunu yoksa ,otobusten cok daha konforlu ve guvenli bir arac olan treni tercih edecektir. bu mantiga sahip olan insanlar tren sevgisinin ne oldugunu zaten bilir, olmayanlar ise bunu anlayamaz. o yuzden bu sevgiyi tanimlamaya calismak cok da manidar gozukmemektedir gozume.
  • (bkz: öküz)
  • (bkz: trainspotting)
  • tren nam alete duyulan içten bağlılık!
    var efendim böyle insanlar var yahoogropus'ta trenler adı altında trenlerin aklınıza hayalinize gelmeyecek ayrıntılarıyla uğraşan, küçücük bir bilginin peşinde aylarca koşan, bulunca sevincini grupla paylaşan, gayet aklıbaşında tren fanatikleri var. hepsinin küçükken trenle ilgili bir anısı olduguna inanıyorum froydiyen bi yaklaşımla, neden benim anım yok üzülüyorum, olsun takip ediyor, takdir ediyorum.
  • çocukken oyuncak tren'i olmuş her çocuğun içine bir şekilde yapışır bu sevgi.
  • "öküz trene bakar gibi bakmak" gibi bir deyim var olmasi, trenlerin saçma sapan bir şekilde öküzlerle ilişkilendirilmesine yol açmıştır daima, tren sevgisi konusu da görüldüğü kadarıyla bundan nasibini almaktadır.

    bilindigi ya da bilinmedigi gibi, tren maalesef fren mesafesi oldukça uzun bir ulaşım aracıdır. saatte 120 ile giden bir tren 1000 metre civarı bir mesafede durabilir. bu da, tren yoluna bir engel çıkarsa (ki öküz de bu engellerden sayılabilir) makinistin tek bir şans sahibi olduğu anlamına gelir: o da deli gibi düdük çalıp o engelin yoldan çıkmasını sağlamaktır, başarabilirse tabii. demiryolunun yeni yeni geldiği yerde öküzler demiryolunun üzerinde gezinir, otlama faaliyetini sürdürür, ve üzerine doğru bir tren gelip de düdük çalmaya başladığında da trene doğru böyle salak salak bakıp yerlerinden kıpırdamazlarmış. yani, genel bir tanımla, kendileri için büyük bir tehlike göstere göstere üzerlerine geldiği halde onlar öyle bakıp hiç bir tedbir almazlarmış. işte, "öküz trene bakar gibi bakmak" deyimi, böyle bir hikayeye sahiptir ve benzer davranış örüntüsü içerisinde bulunan insanlar için kullanılır. yani öküzler trene sevdikleri için bakmazlar. hatta öküzlerin özellikle trene bakmak gibi bir alışkanlıkları hiç bir zaman görülmemiştir.

    tren sevgisini öküzlerle ilişkilendiren öküzlere duyurulur.
  • istanbul-konya arası yolculuklarımda sırf ultra-modern otobüslerin vermediği zevk için tercih ettiğim, bu arada bana yeni bilgiler kazandıran sevgi çeşidi. elbik bey'in emekleri unutulmamalı..
    (bkz: m10)
    (bkz: y32)
    (bkz: tvs2000)
    (bkz: m80)
    (bkz: m70)
  • her gün okullarına gitmek için söğütlüçeşme istasyonundan binip hiç şehir trafiği çekmeyen kocaeli üniversitesi öğrencilerinin trenlere beslediği sevgi türü.
  • trafik canavarina karsi savasta en kudretli silah olarak treni goren grup.
  • oyuncak tren ile başlayıp artık zevkten mi, sevgi göstersinden midir nedir taş atılarak süregelen sevgidir. bana göre ikisi de. ben böyle tren yolu gördükce inanılmaz sevinmiş oluyorum. haydarpaşa'yı bu yüzden çok ayrı severim. sesi de çok güzel. kimi insanların enteresan seslere karşı ilgisi var. bende bu sese karşı sevgi besliyorum.

    ileride evimi sadece zevkten bunun gibi şeylere ayıracağım.* ufak prototipimsi şeylerle desteklendi mi tadından yenmez.