• özün erozyonu. bir dönem insanda kimlik karmaşası yaratabilir onun dışında eriyip çözünenler yeni şartlarla uyumlu üst modelleriyle değiştirildiği takdirde negatif değildir zannımca. bu üst modeller daha esnek olur ve neticede esnek olan şey daha rahattır.
  • farkına vardıkça üzüldüğüm eylem.yozlaştık.hepimiz,herkes.
    hani dünya'yı robotlar ele geçirecek atm'ler ayaklanıp,elektrikli süpürgeler canlanacaktı ya heh işte oldu.belki kılıflarımız henüz ayrılmadı hala kollarımız bacaklarımız gözlerimiz var ama gittikçe robotlaşan,düğmesine basılınca konuşan teneke parçalarından fazlaşı değiliz.
    artık birbirimiz için de bir şey ifade etmez olduk.önceden insanın insana sorumluluğu vardı bi o kalmıştı zaten ama şimdi o da yok.
    gittikçe yanlızlaşan birbirinden uzaklaşan iki kelimeyi bir araya getirip konuşmaktan aciz olan varlıklarız.
    suçu teknolojiye atamam suç tamamen bizim.ben inatla o pahalı süslü telefonlardan almıyorum interneti var bir tek,kamerası da tost makinasından hallice.ama ben yozlaşmadım mı?
    zaman fiil zamanı artık kimsenin düşündüğü umrumuzda değil yanlız yaptıkları önemli;kim gelmiş,kim demiş,ne görmüş,ne yapmış...peki kendimize olan saygımıza ne oldu?
    her şey öyle aynılaştı ki alıştık farklılılarımızı kaybetmeye.asıl güzel olanı yitirdik.öyle ki farklılığa tahammül edemez olduk!insanın konuşmasına,yemesine içmesine,giyinmesine her işine karışıp durduk.
    haliyle önceden kıymeti olan bütün bu değerleri ucuzlaştardık,yozlaştırdık.önceden güzel konuşmak önemliydi.
    okumayı söken adam gider bir şiir ezberler,konuşurken afilli kelimeler seçmeye gayret eder,kendini lisanıyla gösterirdi.şimdi okumak göz gezdirmek,yazmak tuşlara basmak.el yazısının güzelliğini,mürekkebin kokusunu,mektup zarfının zamkının tadını nasıl da çabuk unuttuk.
    peki ya yemek?amerikalı ballandıra ballandıra o tatsız tuzsuz hint ve çin yemeklerini anlatırken biz amerikan icadı hamburgerle beslenir olduk.bu nasıl iş?sen zeytinyağlı sarma,su böreği,baklava,imam bayıldı yemiş insansın nasıl ekmek arası köfte(?!)ye tamah edersin.el emeği göz nuru sarma varken tavuk kanadıyla beslenmek büyük sazanlık.
    bir de giyim var tabii.bu kez türk kültürünü geçtim(aslında önceden de kendi kültürümüzü örnekledim ama cahilliğime verin diğer kültürlere ne kadar hakim olabilirm ki?)şu dönem filmlerini izliyorum da avrupa'da kat kat kumaşlı süslü elbiseler bazen de sade ince kumaştan uzun entariler altında beyaz çorabın güzel abartısız ayakkabıların...saçları toplanmış özenle lavantası sürülmüş bir kadın.her şey gibi o da zarif.erkekler de biçimli fötürleri,kimi uzun kimi kısa ceketleri,bastonlarıyla birer beyefendiler.(ha osmanlı'nın son döneminde başlanmış bu yozlaşma istanbulin diye bu ceketlerin taklitlerini bu adamların bastonlarını,pantolonlarınıi,kolalı gömleklerini uydurmuşlar kendilerine)doğu da ki kumaşlar kimse de yok ama!ipekler,kadifeler,hint kumaşları...çinliler zaten bir alem şapkasından ayakkabısına kendine özgü naif kıyafetleri var.sakin müzikleri,deniz ürünleri...hintlileri az çok biliriz doğuya has sarıkları tek kollu entarileri rengarenk esvapları pek meşhur.danslarını,kınalarını bilmeyen yok.bizim de giyiyimiz var kumaşlarımız tek tek seçilir esvaplarımız insan eliyle,emeğiyle dikilir.renk renk ipeğin üstüne çeşit çeşit desenler,iğne oyları işlenir.erkeklerin bol ve serin gömlekleri,üstüne uyan cepkenleri olur.ilerledikçe de bahsettiğim gibi takımları hadi ona da diyecek yok o zamanlar terziler pek moda imiş her şahsiyete özel dikilmiş jilet gibi giydirmiş adamları.
    tabii iş giyimle falan da bitmez kadın,kadın olarak;erkek,erkek olarak doğmuş.ve güzel şahsiyetler onlara doğuştan bahşedilmiş.önceden olup şimdi olmayan şey de burada başlıyor işte.eskiden her şeyin bir usülü vardı.kadın zarafet demekti usülünce zarif olmalıydı,erkek usülünce mert olmalıydı,güçlü den durmalıydı.bu da burda bahsettiğim değerleri kadınında erkeğinde,yediden yetmişe tüm insanın onurunun bir parçası ederdi.insanlar onurlarına sahip çıkarlardı,her davranış kat be kat önem kazanırdı.
    vel hasıl-ı kelam amma gevezelik ettim bu yüzden de okuyana teşşekkürü bir borç bilirim.umarım değerli gözlerinizi yormamışımdır zira okumaya değer olduğu gibi çöpten farksız onca şey de türedi onlardan biri olmak istemem.sağlıcakla.