şükela:  tümü | bugün
  • 'götü dönmek' üzerine çalışan bir müessese.
    ışığı da kafası da farklıdır. trafiği atlar!
  • baraj yoluna girildiğinde insanlıktan çıkmanıza sebebiyet verecek,dolmuşları otobüsleriyle apayrı incelenmesi gereken,malum sıcak göz önüne alındığında camlardan sarkan insanların küfür seviyelerinin ne denli artabileceğinin görülmesi şart karmaşa.
  • ülke sınırları dahilinde gördüğüm bütün trafiklerin en çetini. araba kullanma becerinizi en iyi test edebileceğiniz ortam. eğer adana nın merkezinde zeki, çevik ve ahlaklı bir şekilde trafik sınavından geçebilirseniz, bu konuda sırtınız bir daha yere gelmez diye düşünüyorum.

    (bkz: offroad)
  • en asil duygunun insanı olan şöförlerimizin çıktığı er meydanıdır.

    - camdan çıkarılan sol el işaret parmağı,sol cenaha dönüşlerde sinyal lambası yerine kullanılır ve arkadaki araç sürücülerinin hepsinin bu parmağı gördüğü varsayılır. ( koskoca belediye otobüsü sürücüsü bile bu evrensel işareti dönüşlerinde kullanmaktadır. kutsal bir parmaktır o )

    - ilginçtir ki bu şehirde halk otobüslerini hatun kişiler kullanmaktadırlar. ilk yıllarda bir çok kazaya sebebiyet vermişlerdir fakat daha sonra hususi arabalara vura vura öğrendiler şöförlüğü. ( kocalarının meslekleri kaportacılık mı acaba diye düşünmekteyim sık sık )

    - bilimin de kabul ettiği dünyanın en kısa zaman dilimi türkiye'de bulunmuştur. kırmızıdan sarıya geçişte arkadaki arabanın kornaya asılma süresidir. adana'da da durum böyledir.

    - dolmuş ve minübüsler trafiği hallaç pamuğu gibi atmaktadırlar. duraksız adam alma fakat adamı sadece durakta indirme ( kazan kazan düşüncesi yok yani ), öndeki ve arkadaki meslektaşı ile arayı ayarlamak için kah kağnı gibi gitme kah formula 1 şöförü gibi davranma, bir kazaya karışıldığında öncelikle karşıdaki adamı dövme daha sonra resmi işlemlere geçme, yolcuya karaman koyunu muamelesi yapma ( yükleme-boşaltma-dürtme-çekme-sündürme ) gibi.

    biraz da sistem eleştirisi;

    - adana halkı son yıllarda muhalif bir tavır sergilediğinden ötürü şehir yatırım almaz, çarpık kentleşme had safhadadır. hani genel bir tabir mevcuttur: " bu olay size yol, su elektrik olarak geri dönecek bekleyin diye" malesef yol kısmı bir türlü dönememiştir. artan araç trafiğine bağlı olarak kaynak eksikliği sebebiyle yolların yenilemesi ve genişletilmesi zamanında yapılamamıştır. ankara'da 45 günde bitirilen battı çıktı tarzı yollar bu şehirde 1 ila 1,5 yıl arasında yapılabilmektedir. bozuk ve plansız yollar sebebiyle 1 tas yağmur düşse, dümdüz bir şehirde trafik tıkanabilmektedir.

    işte böyleyken böyle diyor, halkımızın ve devlet büyüklerimizin daha duyarlı olmasını temenni ediyorum.

    atlantisten gelen edit: eskiden kalma dil alışkanlığım neticesinde hatun kişilerin kullandığı otobüslere halk otobüsü dedim. doğrusu belediye otobüsü olacaktı. ben smyrna ve bnl dgr’ a uyarıları için teşekkürler…
  • yayası da bir değişiktir. serindir, geniştir, yolun ortasında aheste beste yürür. vızır vızır trafik olmasının ne önemi vardır*, nasıl olsa araç duracak, onun geçmesini bekleyecektir. bekleyen şoför ayrı küfredecek, tarlada yürüyüş hız ve hissindeki yaya ayrı küfredecektir.

    trafik bahane, adana küfürleri şahanedir. canım memleketimdir, başkadır. laf edene, cumartesi trafiğinde fıldır fıldır şehri dolanan, arkasında halıların serilip, davul zurna eşliğinde kadınların göbek attığı çeyiz kamyonları yol vermesindir*.
  • ayrılmış yollarda karşıdan karşıya geçmek için minik çam ağaçların üstünden zıplayan insanlara çarpmamak için özen göstermek gerekir. ayrıca eve gitmek uzun uzun dolanmaktansa 20-30 metre ters şerit yapılır. kocaman otobüsleri twingo sanan bayan halk otobüsü kaptanlarının çoğu zaman sizleri kaldırımla tanıştırmaya çalıştıığı trafiktir aynı zamanda. kendini alonso zanneden dolmuş şoförlerine de ev sahipliği yapmaktadır.
  • şimdi nasıl bilmem ama önceleri levyeler ve sopalarla yürürdü.
  • cumartesi geceleri beyaz evler'de toplanan şahincilerin amına koyduğu şeydir.
  • istanbul trafiğinden beter olabilecek birkaç trafik ortamından biridir.