şükela:  tümü | bugün
  • sarıyer-bahçeköy arasında bulunan istanbul'un doğal korunmuş arazilerinden biri olan süper kır düğünü*mekanı.

    http://www.baharcountry.com/
  • düğünümün yapıldığı mekan.dekor,mekan çok güzel fakat servis ve garsonlar için aynı şeyi söylemek zor.
  • sahilden beşiktaş yönünden sarıyer'e doğru giderken, o civardaki shell benzin istasyonundan sola içeri girildiğinde, 2 km ilerde sol kolda kalan,
    bahçeleri bakımlı, çalışanları güler yüzlü, gayet güzel organizasyonlar yapılabilen bir mekan.
    hem düğün davet, hem şirket içi toplantılar vs için kullanıldığını duydum/gördüm.
    özellikle şelale bahçesi'nde muhteşem düğünler yapılıyor, çimenlere topuklar gömülmeden nasıl açık havada kır düğünü yapılır merak edenler için ilaç gibi.
    bir diğer ufak bir güzellik de buradaki garsonların pasta kesilirken bıçak kesmiyor yapmamaları.*

    edit: o civardaki shell derken kastedilen sarıyer'e yaklaşınca, sahildeki o kocaman tarabya otelini geçince, az ilerdeki shell. tam karşısında denizin üstüne doğru uzanan martıların sıklıkla konduğu beton alan var...
  • evleniyor musunuz? şöyle güzel bir kır düğünü yapalım, eğlenelim coşalım mı diyorsunuz? bahar country'de mi karar kıldınız? ahahhahahah. geçmiş olsun.

    kır düğünü için istanbul'da bir çok seçenek var. sarıyer-bahçeköy yolunda da en az 3-4 yer var bunun için. bahar country de bunlardan biri. du anlatim: düğün burda oldu geçen yaz. yemeği, süslemesi, after party falan derken 50 kaat gitti. cumartesi günü ve yaz olması fiyatın yüksek olmasında etken. neyse gelelim konuya. düğün günü yağmurluydu bizim. kır düğünlerinin en kötü olayı yani. he eğlenmedik mi? güldük, çoştuk güzel geçti. lakin güzel geçmesinin sebebi bahar country değil bizdik. o ilk başta göstermeye çalıştıkları kurumsallık düğün günü kendini başıboşluğa bırakıyor. bi kere muhattap yok karşınızda. koymuşlar bi kadın oraya ki o da 10-11' de evine gidiyor ailesine doğal olarak. siz garsonların şefiyle başbaşasınız.

    akşam 7'de olan düğün için 5-5 30 arası geldik mekana. fena yağmur yağmış. ulan bi baktık bütün masalar sandalyeler leş. batmış. dedim kardeşim niye önlem almadınız. e tahmin edemedik bik bik. filmlerdeki gibi hemen geriye dönüyoruz.

    düğün öncesi

    - biz zaten hava durum tahmini programıyla çalışıyoruz, hiç bir sıkıntınız olmaz, yağmurlu olsa dahi gereken bütün önlemler alınır.

    dönüyoruz düğüne.

    dedim değiştirin bütün örtüleri cart curt. başladılar değişime ki saat 6 falan. sonra dediler üstlerini kapatalım mı masaların. o an her şey bana kalmış anasını satim. kapatma desem duracak öyle. kurumsallığa gel. bütün önlemler alınıyodu hani? neyse dedim kapatın nolur nolmaz ki akşam boyunca hafif de olsa yağmur yağdı. kapatmayın desem 400 küsür kişi ıslanacak bütün akşam. şaka gibi la. :) saat 7 olmuş, davetliler geliyo ama hala bi koşturma, masaların üstüne büyük şemsiye vari şeyleri taşıma derdi var. rezillik bildiğin.

    düğün oldu bitti, after party'ye geçtik kapalı mekanında. orda eğlendik içtik sıçtık vs.

    daha bir sürü şey var anlatabilceğim aksaklık bakımından, sıkıldım yazamicam daha. özet geçeyim. olur da du lan ne yazmışlar hakkında diye bu başlığa geldiyseniz eğer şunu okuyun ve direk silin burayı kafanızdan. uğraşmayın. event garden falan var ona bakın. benim canım sıkıldı sizinki sıkılmasın. öpüyorum.
  • kır düğünü yapmak risktir. her an sağlam bir yaz yağmuruna tutulabilirsiniz. böyle mekanlara avuç dolusu para kaptırmak yerine otelde düğün yapmayı yegleyin. yazık o kadar paraya yazık.

    edit: benden sonra ne yazılmış diye bakayim dedim dilim boğazıma kaçtı resmen.

    biri demişki "-müthiş organizasyon" yok artık lebron james.

    şimdi gözlerinizi kapatın ve düğünde yemek servisi yapılırken arkanızdan gelen bir garsonun "değmesin yağlı boya" diye bağırdığını hayal edin.şimdi gözünüzü açabilirsiniz.işte bu kadar basit.
  • belli ki ucret karsiligi entry girilmekte buraya. ruya gibi dugunler, yok efendim ilgi alaka muthis falan. ahahahah. nasil bi yer oldugunu kendi gozlerimle gormesem inanicam yukardakilere. canlarim benim ya. boyle satilik entryler girildigi muddet yasadiklarimi anlatmaya devam ederim burda.

    ozet gecim. kir dugunu icin mekan bakanlar. bakmaya devam edin siz.

    (bkz: #49214700)
  • sehir içinde olup, dışındaymış gibi hissetmenize sebep olacak büyüklükte yeşil alana sahip, fiyat / kalite (ürün+hizmet) performansı açısından da oldukça başarılı olan mekan.
  • bu tarz yerler için entry girmeyi çok sevmiyorum, hani anlık kötü tecrübeler ve kişisel olaylar büyütülmemeli belki ama yine de tecrübemi paylaşmak da istiyorum, neticede ben bu mekanda kuzenimin çocuğunun sünnet düğünü için bulundum evvelsi gün ve büyük konuşmak istemem ama bir daha asla da gitmem, bunu a paylaşmak isterim.

    öncelikle daha içeri adım atar atmaz fotoğrafçı çocuk ile başladı akşamın açılışı. yahu, ben elimdeki dslr makinem ile misafir olarak hele kendi ailemin organizasyonunda istediğimi istediğim yerde çekerim, bok kafalı, sen de oturur seyredersin eğer kendi işini yapamıyorsan. her mekanda foto ihalesini alan kendini mit'te görevli nöbetçi subay zannediyor, gelip bir uyarmalar filan. ya ciddi ciddi kavga edesim vardı da, mekanın daha doğrusu eğlenceyi organize edip bizi davet eden insanların keyfini kaçırmak istemedim. sonra polise ifade ver, şu bu, sabaha kadar işin var... ayrıca arkadaş, senin yaşında evlensem şimdi senin yaşında oğlum vardı, sen nasıl konuşuyorsun, neden uzatıyorsun lafı hala, ters ters bakmalar filan. ya cidden nazik misafir modundan çıkıp şöyle iki tokat aşkedesim yere seresim geldi çocuğa öyle ters konuşunca ve devamında gelirse ekibine pata küte girişesim de vardı zaten sinirlenmiştim ama sonra çocukları filan düşününce sakinleştim işte.

    hayır, hem anlamıyorum maliyetin 1 lira bile değil baskıda, hadi kartonu filan olsun 2 lira, ulan sirkecide 70 kuruştan bastırıyorum ben o boyutta fotoğrafları; e zaten anlaşmalı bir fiyat almışsın, organizasyon sahibinden peşin peşin almışsın paranı; üstüne tutturabildiğine 15 liradan satıyorsun resimleri, masalarda herkesin fotoğraflarını burnuna dayayıp dayayıp parasını alıyorsun, ayıp olmasın diye sesimizi etmiyoruz. hala daha neyin afrası tafrası. ciddi ciddi uğraşasım şikayet edip kapattırasım var bu firmaları da, neyse çok da büyütmek istemedim dediğim gibi.

    ikincisi nemli yaz akşamı zaten, biliyorsun zaten havayı; e ona göre tedbir al mekanın işletmecisi olarak; tabaklar saatler öncesinden konmuş masalara, başlangıç mezelerinin çoğu en az iki saat orada beklemiş, çok başarısız. ekmekler de kurumuş, dahası masalar pis. inanın ben yediğimden tiksindim, ayıp olmasın diye de sesimi etmedim. çoğu insan da o şekilde yemiştir muhtemelen yemekleri

    bir tek ana yemek güzeldi, tandır vardı, muhtemelen pahalı diye o seçilmiş, ama o da yarım porsiyon gibi servis edilmiş. hani abartmıyorum bir lokantada sipariş versen, yarım porsiyon istiyorum desen, ondan fazla getirirler.

    aynı şekilde masadaki sular saatlerdir masada duruyorlar, soğuk demeye bin şahit, yemek sırasında gelen içecekler öyle, meşrubatlar asidi kaçmış, kiminin içine buz atılmış ama servis edilirken soğuk bile değil. böyle büyük bir mekan bunun organizasyonunu yapamıyorsa kapatsın gitsin, o kadar kişi boşuna çalışmasın orada.

    bir de misafir sayısı belli, çocuklar ağırlıkta, öndeki iki masa büyükler, adamlar gözünün önünde birbiri ile konuşamıyor, kafası şişen kaçıyor, sen hala niye reina modunda bangır bangır müziği açarsın ki... rica minnet kısıyorsun iki dakika sonra gene açılıyor müzik. oraya dj diye genç çocuklar geçmiş, iyi güzel heveslerini kırmak istemedik de, yahu konsept belli işte, öyle bir müşteri profili yok, çistak çistak, illa gelip ses mi yükseltmek lazım müziği kıstırmak için.

    ayrıca dağ başı yahu, yani dağ başı değil elbette ama şehirdışı sayılan bir yerde, bahçeköyün girişindesin, kocaman çiftlik gibi arazide tesis kurmuşsun. en lüks, en merkezi otelde bile böyle organizasyonlarda otopark ücretleri uygun olur, anlaşmalı fiyat olur. sen yok arkadaş, kafa bu kadar işte. nereden ne koparırsam kar diye oradan da utanmadan bana en fahiş fiyattan park ücreti çakıyorsun. oh ne güzel, oh ne ala memleket.

    hayır yani ciddi ciddi kurumsal olmayan yerlerde, hele böyle gazino kafası ile çalışan yerlerden uzak durmak lazım. hani nasıl turisti yolmak ile para kazanacağını zanneden turizmciler bitti, tükendi sıfırı tükettiler; bunlar da, bu tarz uyanık geçinen tüccar zihniyetli mekanlar da tez zamanda tükenir inşallah.
  • bir organizasyon sebebiyle gittiğim mekân. garsonlar gerçekten çok kaba. yemekler dışardan mıydı yoksa işletme mi yaptı bilmiyorum ama pek güzel değildi. fiyatlarına bir göz gezdirdim az önce, ucuz sayılmaz. burada ve diğer sitelerde yapılan yorumları görünce bir daha önünden bile geçmeyeceğim muhtemelen.