eowyn

  • 1981
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

wo hu cang long

uzun zamandır şevk ile beklediğim ang lee filmi kim ne derse desin beni hayal kırıklığına uğratmadı aksine hayatıma neşe kattı.

bizim en büyük bahtsızlığımız filmi ingilizce dublajlı izlemek oldu ki bu eziyeti amerikalıların kendilerine bile reva görmediklerini otisin entrysinden anlıyoruz. (anlayan anlar ben anladım) biz neden ikinci kalite bi dubbing ile izledik filmi bilemiyorum. bilmek isterdim.

sinematografi derseniz sinematografi, kamera derseniz kamera, teknik olarak hiçbir kusuru olmayan ustaca yönetilmiş bir film. dövüş sahnelerinde kamera özellikle aşmış ve bitirmiş, bir takım özel raylar rollercoaster tipi konstrüksüyonlar kullanılmadan çekilemeyecek sekanslar var. renkler de gözüne parmak olacak kadar sembolik olmasa da kötülerin geldiği sahnelerde karanlık çöküverdiğini, esas kızımız görüntüdeyken karanlık sahnelerde bile geri planda bir takım umut vadeden açık renklerin belirdiğine dikkatinizi çekerim. kısacası kare kare özenilmiş bir film.

oyunculuk biraz abartı, diyaloglar da gerçekten zaman zaman çok zayıf. fakat çin sinemasında overacting tercih edilen bir kavramdır. bunda sinemanın çinde sandığınızdan da yeni bir endüstri olmasının ve yüzyıllardır varolan opera geleneğinin rolü fazlasıyla büyüktür. onların metot aktörlüğü de eski opera ustaları gibi abartılı mimik ve hareketlerden geçer, çinde yapılmış bir çin filminde ciddiyetle oturan kral bir anda kalkıp perendeler bile atmaya başlayabilir.

matrixten tekkenden starwarstan alıntı konusuna gelince, bir alıntı ya da esinlenme söz konusu ise kimin aslında nereden alıntı yapmış olduğu bellidir, martial arts ve savaş öğretisi geleneğinin güzelce pazarlanabilecek şeyler olduğunu ilk olarak dünyanın her köşesinde pazarlancak şeyler arayan amerikanın bulmuş ve kullanmış olması normaldir, fakat bu kavramlar boyanıp süslenip bizlere sunulmadan yüzyıllar önce bile doğu'ya aittiler. çin asıllı bir yönetmen tabi ki kendi kültürü ile ilgili filmler yapacaktır. buna lucas'tan daha çok hakkı vardır.

belki de türkiye'nin video cenneti olduğu dönemde büyüdüğüm ve videocularda ninja filmlerinden bol şey olmadığı için uçmalı, bambu üstünde zıplamalı sahneler bana abuk subuk gelmedi, tam tersine zerafetle çekilmiş sahnelerdi. onları da filmin epik masalsı havasının parçası kabul ettim, ben ağzım açık seyrederken o sahnelerde arkamda dalga geçen çifti çekinmeden susturan mikelanj'ı destekledim, fakat koltuğumu tekmeleyen çocuğa küçük yaşta sinemadan soğumasın diye bir şey demedim.

filmin amerikan ruhlu olduğu da bir derecede doğru, fakat ang lee zaten çin asıllı amerikalı bir yönetmen, hatta nyu mezunu. dolayısıyla hitap ettiği kitlenin beklentilerinin de farkında, fakat yine de filmin sonu yönetmenden beklenecek bir son, paraları verecek olan amerikan guruhunu düşünmek zorunda olmasa daha da bozardı sanırım.

filmin orjinal isminin "wo hu zang long" olması ve jen'in bir sahnede "benim adım" long demesi uzun dilbilim çalışmalarından sonra bana long'un ejderha, hu'nun da kaplan demek olduğu çıkarımını yaptırttı. mandarinime mandarin kattım.

beni düşündüren plot ayrıntılarından biri chow yun fat le aralarında "kadınlar wutan eğitimi alamaz" diye konuştukları halde shu'nun damdan dama sekmeyi nereden bildiğiydi.

aslında söylenecek daha çok şey var ama özetle; kılıç dingildeyen bir kılıç olsa da güzel bir şeydir, kendimize karşı dürüst olmadığımız sürece aydınlanamaz mutlu olamayız, yaşasın çinliler, utansın onlara yecüc mecüc diyenler.

devamını okuyayım »
08.04.2001 01:51