maket kartonu

  • 298
  • 17
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

emre saltık

gözlerim dolu dolu, yaşları engellemeye çalışıyorum.

kalp krizi geçirdiği haberini ilk duyduğumda, ölümün bu kadar kolay gelebileceğine inanmadım. hem herşeyin yalan olduğu sosyal medyada görmüştüm haberi. düzelir dedim, ciddi bir kriz değildir diye düşündüm.

bugün ölüm haberini aldığımda hayatımı üzerine kurduğum direklerden birisi yıkıldı benim için. benim çocukluğumdu, benim gençliğimdi. el kadar çocukken arabamızda olan kasetinden bekleme yar'ı dinleyerek büyüdüm. hiç bir zaman tatile, memlekete vs gitme gibi bir huyu olmayan bir ailenin küçük ferdi olarak, gidebildiğim en uzun yol olan istanbul-gölcük arasında, istanbul radyolarının çekmediği yerlerde teybe taktığımız kasetlerde çalan en güzel türküydü o.

büyüdüm, kocaeli'de okul kazandım. aşık oldum. gölcüklü bir kıza. efkâr basınca dinlediğim türkülerden oldu bekleme yar bu zamanlarda. bir gün öğrendimki, bekleme yar da gölcük depreminde hayatını kaybeden bir kadın için yazılmıştı.

yurtdışına gittim, okumaya. hayatımın en yalnız zamanlarıydı. parasız ve yalnız. tek yaptığım penceresi bile olmayan altı metrekare odamda saatlerce türkü dinlemekti. bekleme yar, yıkılsın sebebim, ağlama sevdiğim, dur gitme dinleyip dinleyip herkesten uzakta kendime yöneldiğim sırada bana eşlik etti günlerce, aylarca. ağlama sevdiğim'in klibinde otobüsün önünde yazan 'tunceliler' yazısını gördükçe mutlu oldum. sadece o yazıyı görmek için klibi izledim defalarca.

arkadaşlarım geldi yanıma, araba kiraladık. atladık madrid'ten ispanya turuna çıktık. güzel bir müzik cd'si yaptım. emre saltık dinleye dinleye ispanya turladık. barcelona'ya giderken arabada bekleme yar çalıyordu, ağlama sevdiğim çalıyordu, yıkılsın sebebim çalıyordu. direksiyonda daha 3 ay önce dünyevi meselelerden gereksiz yere neredeyse kanlı bıçaklı olduğum arkadaşım vardı. bu tur ile tekrar düzgün diyalog kurmaya başlamıştık.

döndüm. emre saltık öyle yer etmişti ki. beni seven herkese emre saltık dinletmeye başladım. insanlar gece yarıları arayıp 'o güzel sesli adamın adı neydi' diye sormaya başladılar.

bugün. o ispanya turunda direksiyonda olan arkadaşımın babasının ameliyat olduğunu duyunca atlayıp başka bir şehire, yanına gitmiştim. pek huyum değildir hasta ziyaretleri aslında. ama gitmem gerektiğini düşündüm. mutlaka gitmem gerektiğini düşündüm. akşam eve döndüğümde, telefondan bugün dünyada ne oldu diye bakarken yıkıldı o dünya başıma. emre saltık hayatını kaybetmişti. ince ince kılcallarla hayatıma işleyen emre saltık. her türlü duyguda, haberi olmadan bana yoldaşlık eden insandı. kim bilir, kaç kişiye yoldaştı.

devrin daim olsun güzel insan.

devamını okuyayım »