sakar azrail

  • 2120
  • 4
  • 0
  • 0
  • 4 hafta önce

mastürbasyonun zararsız olduğu inancı

ergenliğe adım atıp ilk cinsel deneyimlerin yaşandığı dönemler… erkeksi gelişimin, çocuksu masumiyetle birleştiği o ince çizgide, kısıtlı tecrübeler, arkadaş ortamlarından duyulan, desteksiz, üstün körü, yalan yanlış bilgilerle keşfetme arayışında oluyor insan hem dünyayı ve hem kendini... çok muhafazakar olmasam da, o dönemler böyle ciddi ciddi allah bilincim, dini eğilimlerim falan var. arada cuma’ya gidiyorum, oruç tutuyorum, besmeleyle oturup besmeleyle kalkıyor, sınavlardan önce üç kulüvallah , bir elhamı pembeleşinceye kadar tekrarlıyorum. anlayacağınız öyle bir evre ki bu, bir yandan cinsellik gibi hayatın en mucizevi hazzını yeni keşfetmişim, diğer taraftan da, mahalli baskılar ve kültür etkisiyle öğretile gelmiş bir dini bütünlüğü bünyede muhafaza etmişim. ve bu iki durumun kesişim kümesi kısa ve net; cenabetlik.

bilirsiniz yaş 15’de olsa, merdiven 30’a da dayansa cenabetlikle ilgili türlü espriler yapılır. bazı kötü giden olayların, şanssızlıkların ardından bu duruma atıfta bulunulur. ancak zamanında o kadar çok maruz kalmış, bilgiye olan açlığımızı o kadar çok safsatayla doldurmuşuz, “cenabet misin oğlum?” “beyler bi duş yapın!” “cenabetim oğlum ben, izlemesek mi maçı?” “oğlum cenabet canabet sınava giriyoruz hay ağzına…”
şeklinde o kadar çok cümle kurulmuş ki etrafta, şu tuhaf kavram, yaşamımızı organize eder olmuş. gece yarıları alınmak istenen duşlar, bunun için aileye sunulan abuk subuk bahaneler, suların kesik olduğu günler moral motivasyondaki o ani düşüş... adeta her gün, ikiye bölünmüş yaşanıyor; nirvanaya ulaşma amacı ve izlerinden kurtulma çabası. anlayacağınız bizim için zevk vazgeçilemez, kirlenme kaçınılmazdı. fakat kimsenin de tam anlamıyla cenabet olmanın günah defterine ne şekilde yansıdığını bildiği yoktu. zaten benim en salak sanrım da bu hesaplamayla ilgili uydurma bilgilerden ileri geliyordu.

ergen yaşta körü körüne bağlandığım en büyük efsane “cenabetken attığın her adım kadar, günah
yazılıyormuş oğlum,” du. cenabetken atılan her adım kadar günah... sırf böyle düşündüğüm için, salondan mutfağa, odamdan banyoya az sürünmedim amına koyayim ya... kendinizi iki dakika bizimkilerin yerine koyun ve evin içinde, odalar arasında zıplayarak yol alan bir oğlunuz olduğunu düşünün. bakkala, çarşıya, pazara gönderilmek, gezmeye götürülmek başkaları için büyük eğlenceyken, benim ki düpedüz sürgün sayılırdı. resmen cebindeki kısıtlı parayla bindiğin takside, bilmediğin adrese gitmek gibi...

+ ohhh çok şükür düzgün yaşadık, güzel öldük...hesabı isteyelim artık.
- buyurun, 400 yıl cehennem.
+ dö dö dört yüz yıl mı? iyi de ben hep iyi bir insandım. namaz, niyaz, fitre, zekat düzleminde?
- iyi ama cenabetken 43 mahalle maçı, 4566 bakkal ziyareti... toplamda 123122313131423 adım atılmış.
+ demek... demek doğruymuş :(

devamını okuyayım »
12.02.2013 00:45