sammael

  • 1576
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

kuran okumak

(aşağıda yapılan tüm yorumlar, kur'an'ın anlaşılmadan okunmasını ve kur'anca bilmeyip kur'an okuyan bir kişiyi hedef almaktadır.)

kuran kursunda arapça öğrenilmeye başlanır. öğrenilen arapça da sadece telaffuzdur, okuduğunu anlamaya yönelik bir şey değildir. zaten arapça da değildir, kuran dilidir. gitmedim, ayrıntıyı bilmiyorum ve duyduklarım-gördüklerim ışığında yazabiliyorum. (ha birkaç yıl camide 5 vakit namaz kılmışlığım yıllar öncesinde olsa da var. orayı da belirtmeden geçemeyeceğim.)

"kuran okumak sevaptır" başlığını inceleyecek olursam birkaç açıdan tersini ispatlayabileceğimi sanıyorum.
kuran kutsal bir kitaptır, evet. sırf bu kadar insanın bir şeye inanması bile onu kutsal yapar. işin o boyutunu geçtiğimizi farzettim. kuran okumak neden günah olsun?
düşünün ki önünüzdeki kitap kutsal. tanrı tarafından yazdırılmış ve her kelimesine kadar o'nun eseri olduğu söyleniyor.
bu kitabı hiç anlamadan okumak nedir? bence günahtır. daha önce türkçesinden okunup anlaşılmış olsa bir hadi bir yere kadar. ama orada da bir problem var.
düşünün ki insan klonlamanın nasıl yapıldığı hakkında çok teknik bir kitap okuyorum. çok teknik olduğu için bir şey anlamıyorum. ya da çok derin bir felsefe kitabı okuyorum ve anlamıyorum ya da ibranice bir kitap okuyorum, yine anlamıyorum. kuran dilinde yazılmış bir kitabı okuyup anlamamamdan bir farkı yok sanırım. dolayısıyla, bir kere boşa vakit geçirmiş oluyorum, vakit öldürmüş oluyorum. bu benim düşünceme göre kötü bir şey (ya da günah) çünkü o kadar vakti ona harcayacağıma kendim için veya başkası için daha yararlı bir iş yapabilirdim.
bir açıdan bakınca böyle.
diğer bir açıdan, kuran kursları*na gidip orada okuduğumu farzedersem, az önceki düşünceye göre burada verilen para da israf olacağı için günah oluyor.
harcanan zamandan geçtim. kuran "oku" der. öyle başlar. bir yerlerinde "oku ve anla" demiyorsa bir yanlışlık vardır. bence diyordur ya da kastediyordur. okumadan önce "x" olan bir insan anlamadığı için okuduktan sonra "x+1" bile olamaz. yani anlamadığın dinin insana hiçbir katkısı olamaz (placebo muhabbeti geldi aklıma ya neyse) eğer anlamadan okuduğun o kutsal kitap çevrendekilerin takdiri hariç sana bir katkı sağlamayacaksa o kitaba saygısızlık ediyorsun demektir. okuma daha iyidir. böyle düşünüldüğünde zaten senin o dili anlayacak kadar öğrenip o kitabı okumaman bile dinini öğrenmediğin için saygısızlıktır.

kuran okumak sadece anlayarak okumayı gerektirmez, kuran okumak başlı başına bir sevaptır görüşünü her ne kadar kabul etmesem de... diyelim ki kuran okurken hissettiklerin önemli, anladıkların değil. o zaman ben çok kolay kandırılabilir bir insan olmuş oluyorum çünkü kuran diye rastgele yazılmış arapça bir roman koysalar da onu kuran sanıp, okuyup, bir şeyler yine hissedebilirim.

dinen sadece kuran okumanın sevap olduğu yazıyorsa, anlamak konusunda bir şey yazılmıyorsa ya da kastedilmiyorsa, yanlış anlaşılmış olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

maddeler halinde sadete gelecek olursak ki daha uzun yazacağımı sanıyordum tıkandım;

-okuduğunu anlamadan ısrarla okumak -bence- vakit kaybıdır ve böyle bir konuda vakit kaybı günahtır. allah türkçesini de anlar, allah'ın türkçe bilmemesi gibi bir şey söz konusu değildir.*
-sırf orijinal dilinden okumak gerektiğine inanmak ve ısrarla bu görüşü savunmak, etrafa bu görüş konusunda baskı yapmak örümcek beyinliliktir. beyninde hz. muhammedi taşımadığın sürece de beyni örümceklerle kaplamak günahtır.
-bir kitabı yazıldığı dilden okumak daha iyidir. çünkü her çeviride illa ki hata vardır. yani kuranı kurancadan ve anlayarak okumak, bu konuda olabilecek en büyük sevaptır.

*orayı yazarken yaşar nuri'nin yaşadığı(nı duyduğum) bir olay geldi aklıma. son olarak onu da aktarmak istedim.
adamın biri yaşar nuri'ye bir gün bir istekte bulunur. der ki "hocam, bana namazdan sonra okuyabileceğim bir dua öğret".
yaşar nuri de der ki; "sen içinden geldiği gibi dua et, allah onu duyacaktır" (burda allah'ın türkçe de bildiği mesajını alıyoruz. aksi düşünülemez sanırım. evet, allah türkçe bilir)
adam "yok" der, illa da bana bir dua öğret. hoca da peki der ve bir dua öğretir. aradan 1-2 hafta geçer, adamla yine bir şekilde karşı karşıya gelirler.
"hocam allah razı olsun, öğrettiğin duayı her namazdan sonra okudum ve işlerim rast gitti, daha mutlu oldum vidi vidi bik bik" der adam.
hoca da "peki hiç mi merak etmiyosun sana öğrettiğim duanın anlamını?" diye sorar.
adam merak etmediğini söylese de hoca anlamını söyler :
"allahım, beni bir ayı yap" (ya da buna benzer bir şey)

haydi şimdi düşünelim.

not: söylemeye çalıştığım şeyler "insanlar kuran okumamalı"dan çok "insanlar kuran'ı anlayarak okumalı" maksadıyla söylendi.

devamını okuyayım »
11.11.2006 01:12