şükela:  tümü | bugün
  • zazaca: harman
  • genel olarak çünkü anlamında kullanılsada gibi manasına da gelir. şiir diliyle kullanımı şöyledir:
    dinle de yıldızları, şu hutbe-i şirinine,
    nâme-i nurunu hikmet bak ne takrir eylemiş.
    hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:
    bir kadîr-i zülcelâlin haşmet-i sultanına,
    birer bürhan-ı nurefşânız biz vücud-u sânia,
    hem vahdete, hem kudrete şahitleriz biz.
    şu zeminin yüzünü yaldızlayan,
    nazenin mu'cizâtı çün melek seyranına... (bkz: said nursi)
  • üç ayda bir yayımlanacak olan yeni bir edebiyat dergisi. twitter'ları
  • kış 2015 sayısındaki öyküler oldukça dikkat çekici.
  • gayet başarılı bulduğum, bugün ilk kez aldığım bundan sonra da almayı ihmal etmeyeceğim dergidir. kesinlikle okumaya değer diyorum. okuyanlar da hak verecektir bana.
  • gibi.
    zira, çünki, madem ki.
    nasıl, nice.
  • nakşî açıldı çün gözün
    hakk’ı görür oldu özün
    lakin bilmem (bkz: )* bu sözün
    münkîre imân olur mu?
  • efendim hep "çünkü" yahut "zira" gibi anlaşılıyor. halbuki çün artık kullanımdan düşmüş bir cümle başı edatımızdır. evet, farsça çun "böyle" gibi bir anlama geliyor ingilizce "so" gibi. çün-ki de böyle türemiştir. ancak cümle başı çün edatının birincil işlevi, "-ince" eki anlamını vermektir. hatta kurallı bir kalıp yapısı vardır: ekseriyetle çün edatının peşinden geçmiş zaman çekimli bir fiil gelir.

    geçmişten bir örnek:

    "dolu obalardan kımran getirtip osman bey'e sağrak sundular. çün içti, çavuşlar sıhhat ü afiyet ve padişahlık mübarek olsun deyip dua ve sena kıldılar."

    buradaki "çün içti" ifadesi, "içince" anlamına geliyor.

    "hani bir vakitler kubilay'ı kestiler
    çün buyurdun kesenleri astılar
    sen uyudun asılanlar dirildi
    mustafa'm mustafa kemal'im"

    burada da, "çün buyurdun" ifadesi "buyurduğunda, sen emredince" anlamına geliyor.
  • yayın hayatını dijital olarak sürdüren dergi.

    link

    mart sayısında tarihçi barış zeren tarihçiliğin gerçek efsanelerini anlatacakmış. merakla bekliyoruz.