şükela:  tümü | bugün
  • nisan 2020'de türkçe altyazıyla birlikte gelen oyun.

    mart gibi karıyı boşar, nisan ayında rahat rahat takılırım.
  • elin amerikalısının 60 birime ön siparişle aldığı oyun,

    sikeyim sizin ekonomi paketlerinizi de, her şey mükemmel gibi davranmanızı da.

    ülkenin anasını siktiniz.
  • gameplay videosundan beni etkileyen kısımlar:

    - tasarlanan distopik dünya: ambulansın bile silahlı adamlarla gelmesi dünya hakkında çok fikir veriyor.

    - şehir kalabalıklığı ve organikliği. herkesin başka bir olayı var hissettiriyor. novigrad tecrübesinin çok üstüne çıkmışlar. umarım release'de bundan kısmaları gerekmez zira npc ai dediğin şey ciddi cpu ister.

    - hiç yükleme olmaması. witcher'da bile yükleme vardı. bethesda gör bunları gör! bak elalem nasıl kendini geliştiriyor.

    - 80'ler fütürizmine dayalı tasarımlar. yani tam bir retrofuturism değil sanırım ama 80'ler 2077'de geçseydi böyle olurdu herhalde. mesela oyundaki araç tam bir 80'ler spor arabası hatta bildiğin ferrari testarossa: https://twitter.com/…sci/status/1034553509532774400 . iç panel tasarımı, kara şimşek direksiyonu falan da tam 80'ler fütürizmi.

    - parçalanabilen duvarlar, korunaklar vs. enfes. bunun artık standart olması lazım.

    - yerde kayma, duvardan zıplama gibi alternatif fps hareketlerini beğendim. geralt'ı yuvarlata yuvarlata dövüştürdüğümüz gibi burada da kaya kaya çakacağız gibi duruyor.

    - boss için bullet sponge demişler ama doğru değil. adamda automatic shield vardı ondan çok kastı. gerçekte o seviyede olmamasını, olacaksa da witcher'daki gibi ön planlamayla savaştığımız tipe göre çok daha kolay halledilebilmesini beklerim.

    - özenilmiş ayrıntılı animasyonlar. doktordaki operasyonda sistemin nasıl çalıştığını görmemiz. mesela deus ex human revolutions'ta l.i.m.b kliniğine gittin mi bir ekran kararmasıyla upgrade'ler bitiyordu. burada ful anestezi gerektirmeyen işlerde görüyorsun. küvetteki kızın kulak arkasından shard çıkarma animasyonu da keza. sandbox bir rpg'de bu özen sıradışı. hayran kaldım.

    - oynanabilirliğe odaklanılmış olması. mesela araba takip sahnesinde direksiyonu yan koltuktaki elemana vermesi seni sadece ateş etmeye odaklandırıyor. gta'daki gibi hem wheel hem ateş yönetme de yapabilirlerdi oynaması baya zor olurdu. eğlenceye odaklanmalarını takdir ettim.

    - watch_dogs 2'yi can sıkıntısından bolca oynamış ve galiba bitirmiş (emin değilim, o kadar ruhsuz oynadım (bkz: watch_dogs 2/@ssg)) biri olarak diyorum ki bunun tırnağı bile olamaz.

    - konuşma seçeneklerinin replik değil "niyet" belirtiyor olması. oyuncular bundan şikayetçi ama bence bu rpg ruhuna çok daha uygun. fallout 4'te bundan bahsetmişitm. (bkz: fallout 4/@ssg)

    beni çok etkilemeyen kısımlara gelirsek:

    - "first person'ı immersion için yaptık" atma recep din kardeşiyiz. first person performans açısından iyi çünkü ekranda bir karaketer eksik çiziyorsun. bir karakterin combat animasyonlarını geliştirmen gerekmiyor. collision hesapları basitleşiyor vs. tamam immersion için de iyi çünkü bu gözde çalışan retinal scanner'lar falan third person'da gerçekten garip duruyor. mesela watch_dogs 2 ve the division'da bu garabeti az da olsa hissediyorsun. ama esas sebep bence performans ve maliyet. the division gibi third person tercih ederdim şahsen, ama first person da severek oynarım. fallout'u da severek oynuyoruz sonuçta. mesela third person şehir tenha yerine first person şehir kalabalık bin kere tercih ederim.

    - animasyonlar ve grafikler iyi ama über kaliteli değil. "sandbox rpg için çok iyi" demek lazım. yoksa ps4'teki hikayeli oyunlarda eminim grafik ve animasyon kalitesi bundan iyidir.

    - araç trafiği pek yok. sürtünme yaratmaması için konmamış olabilir ama mesela bölgesel olarak değişse çok iyi olur, gta'daki gibi.

    bunlara rağmen heyecanla bekliyorum arada videosunu açıp tekrar izleyesim geliyor. hadi gelsin artık.
  • keanu reeves'i metroda insanlara yer veren bir npc olarak göreceğimiz oyun.
  • oyunda cinsiyet yok değil gerizekalı mısınız evladım. sadece erkek ve kadın vücut tipini seçmekle erkek ve kadın sesini seçmeyi ayırmışlar. ayni erkek vücutlu erkek sesli erkek yaratabileceğiniz gibi kadın vücutlu ama erkek sesli karakter de yaratabiliyorsunuz. aslında seçenekleri azaltmamış tersine arttırmış olmuşlar.

    sonuçta cyberpunk dünyası (ve genresı) futuristik, distopik, transhumanist bir dünya. yolda gezerken bir dükkana girip vücudunuzu değiştirebiliyorsunuz, robot kol falan edinip çıkıyorsunuz. insan ile makina arasındaki fark bulanıklaştığı için erkek-kadın arasındaki fark da bundan nasibini alıyor. bu dünyada haliyle erkek-kadın eşitsizliği diye bir şey kalmamış. teknoloji ve para insan doğasının ötesine geçmiş. bu dünyada herkes frankenstein gibi dolanıyor ortada ve muhafazakarlar bunlara okey. ama nedense konu cinsiyete gelince ooo.

    şu son cinsiyetçi tepki muhafazakar sağın amerikan soluna bok atmak için bahane aramasından başka bir şey değil.

    ulan fragmanda suratının yarısı olmadan makyaj yapan kadına, yüzünü kafatasından çıkarıp yerine 5-6 tane lambayla dolaşan şu tiplere bir şey demiyorlar, bu hiç doğal değil diye itiraz etmiyorlar ama aynı teknoloji cinsiyeti değiştirmeye gelince çıldırıyorlar. neymiş bu hiç doğal değilmiş, sanki cyberpunk dünyasında herşey yapaylaşmamış gibi.

    çünkü muhafazakar sağın cinsiyetçiliğe yobazlık derecesinde ciddi bir takıntısı var.

    ayrıca diğer rpg oyunları da bu zamana kadar cinsiyet konusunu aynı şekilde hallediyordu. örneğin skyrim'de fallout'ta vs vs kadın ve erkek seçmenin tek farkı vücut tiplerinin ve seslendiricinin değişmesi olurdu. varsa 1-2 küçük quest ya da romance seçenekleri farkederdi o kadar.

    ya ne olacağıdı, skyrim'de gerçekten transeksüel olmayan %100 erkek karakter kontrol ettiğinize emin olmak için donunu indirip pipisini görmeyi mi bekliyordunuz?
  • ismi cyberpunk'tır. diğeri çıkış tarihi.
  • cok rahat skyrim'den daha iyi olabilecek oyun.

    (bkz: the bomb has been defused)
  • sinsi gibi şaapıyolar:

    şutweeti attılar.

    görseldeki 0 ve 1'lerin binary code olduğu anlaşıldı. beepleri takip edin diyordu.

    millet beep nerde lan diye ararken şu sayfada beepler bulundu. sol üstteki başlığın yanında yanıp sönen işaret mors alfabesi idi. bir rakam dizisi veriyordu.

    bu rakamların los angeles'taki cd projekt ofisinin koordinatları olduğu anlaşıldı. google maps'dan bakanlar bir şey anlayamadı.

    sonra cengaver cyberpunkcılar kalkıp bu adrese gittiler ve kapıda qr kodu buldular. bu kod da yeni bir internet adresinegötürdü milleti.

    bu adreste tatava yapan mesajın üstünde bir ip adresi vardı. s rakamına tıklayınca bir rar dosyasına ulaşıldı.

    rar dosyası şifre korumaliydi. çeşitli şifreleri deneyen amansız fanlar fb1907 hedef2077durmakyok gibi başarısız denemelerden sonra şifrenin johnny silverhand olduğunu kesfettiler.

    fakat bu dosya açılınca içinde şifreli başka rar dosyası olduğu anlaşıldı

    bu yeni şifre bir türlü bulunamadı. biçare cyberpunkcilar o güzel forumlarını terkedip gitmek üzereyken bir cd projekt çalışanı tweetle şifre verdi

    böyle olaylar olaylar derken ikinci rar da açılınca içinden "20-11-16-7-.-24-5-3-10-24-17-22-16" rakamları çıktı

    bunlar aslında sekizli sayı sistemiydi. onluk sisteme çevrilince yeni bir kod çıktı. çok geçmeden bu son kodda her rakamın alfabedik sırayla bir harf olduğu anlaşıldı

    ulaşılan yazı şu adrese götürüyordu

    bu adrese bakıp bakıp bir şey bulamayan cyberpunkcılar yılmak bilmediler sabırla sitenin başında beklediler ve günde bir kere çalan 14 adet kısa ses kayıtları buldular:

    https://nightcorp.net/…193563132d519e82dc8a4b18.mp3
    https://nightcorp.net/…d42f5719096912840c00d96d.mp3
    https://nightcorp.net/…2e0ec380a336aef48d57fbf5.mp3
    --vs--

    farklı dillerde rakamlar veriliyordu. rakamlar yan yana getirilince "0048696368719" ortaya çıktı

    bunun ne olduğunu tahmin edersiniz?

    polonya merkezli telefon numarası çıktı. arayınca otomatik olarak harf okuyordu

    bir reddit kullanıcısının hesabini veriyordu. herkes bu hesabın ne paylaşacağını bekliyor şuan

    (bkz: alternate reality game)

    devamı burada: #96228233
  • eskiden 2d'den 3d'ye geçiş sırasında "rpg dediğin izometrik perspektif demektir, hiç third person ile rpg olur mu" diyenler vardı

    şimdi third person'dan first person'a geçiş için "rpg dediğin third person demektir, hiç first person ile rpg olur mu" diyenler var

    başka söze gerek var mı. rpg denen şey rol yapma oyunudur; ister izometrik kamerayla ister first person kamerayla ister kamerayı götüne sokarak rol yapma oyunu tasarlanabilir.
  • matrix'teki neo'yu oynayan adam da bu oyunda olacakmış diyorlar ama kesin değil. 35 kişi daha yazarsa net bir bilgi alabiliriz.