şükela:  tümü | bugün
  • wagner'in ilk operasi ve 2 saati biraz asan uzunluguyla en kisa eserlerinden de biri..uc perde ve almancadir..konusu ise soyle gelisir: hollandali bir deniz kaptani seytan tarafindan kiyamet gunune kadar denizde yelken acmak ve sadece yedi yilda bir durabilmekle lanetlenmistir..ustundeki laneti kirabilmek icin sadik bir kadinin askini kazanabilmek zorundadir..(olme essegim olme)..1650'de bir norvec limaninda genc ve guzel hatunumuz senta'da umut gorur, ama onun kismetini reddettigine kulak misafiri olunca onun sadik olmadigina inanip siee diyerek denize acilir..fakat sapsal senta da nayir nolamaz nidalariyla kendini onun ardindan ucuruma atar..lanet kalkar ve iki figur gizemli bir sekilde goge yukselirken gorulur vs vs..
  • hop hop (bkz: rik smits).
  • olayin hollanda'da anlatilan hikayesi $oyledir: bi hollandali deniz kaptani umut burnundan yola cikar, daha tam uzakla$amadan bir firtina yuzunden daha ileri gidemez. kaptanimiz cok kizar ve $eytanin yardimiyla yolculugu surdurecegine dair yemin eder. ve bu gercekten meydana gelir. yuzyillar boyunca komutasi olmayan gemi sularda salinir, murettebati oludur, kaptan ise gemide $eytanla zar atmaktadir. umut burnundan gecen diger gemiler bu gemiyi zaman zaman gormektedir. bu geminin yanina gelen, kendi sonunu hazirlamaktadir, vs.
  • annesinin uçma evladım düşersin lakırdısına içerleyen rihhaard wagner'in bir hışım yazdığı üç perdelik opera..

    sözkonusu hollandalının vanderdecken adlı bir kaptan olduğunu da söylemeden geçemiyciim; neden uçtuğu da bellidir, lakin bu da başka bir entrinin konusu olsundur gayrı..
  • operadaki baslica karakterler sunlardir:

    daland, norvecli kaptan - bas
    senta, daland'in kizi - soprano
    mary, senta'nin nedimesi - kontralto
    erik, senta'ya asik bir avci - tenor
    steuermann, daland'in gemisinin norvecli dümencisi - tenor
    hollandali - bas bariton

    norvecli denizcilerin (baba daland'in denizcileri) son perdedeki korosunun sözleri de söyledir:

    steuermann! lass die wacht! (dümenci! birak su nöbeti!)
    steuermann! her zu uns! (dümenci! gel katil bize!)
    ho! he! je! ha!
    hisst die segel auf! anker fest! (yelkeni ac! capa sabit!)
    steuermann, her! (dümenci, buraya!)
    fürchten weder wind noch bösen strand, (ne rüzgardan ne hasin kiyilardan korkariz,)
    wollen heute mal recht lustig sein! (bugun söyle güzelce nesemizi bulalim!)
    jeder hat sein mädel auf dem land, (herkesin bir kizi var karada,)
    herrlichen tabak und guten branntwein. (harika tütün ve iyi viski.)
    hussassahe!
    klipp' und sturm' drauss - (kayaliklar ve firtina disarida)
    jollohohe!
    lachen wir aus! (dalgamizi geceriz!)
    hussassahe!
    segel ein! anker fest! (yelkeni ac! capa sabit!)
    klipp' und sturm lachen wir aus! (güleriz kayalara ve firtinaya!)
    steuermann, lass die wacht! (dümenci, birak su nöbeti!)
    steuermann, her zu uns! (dümenci, gel katil bize!)
    ho! he! je! ha!
    steuermann, her! trink mit uns! (dümenci, buraya! ic bizimle!)
    ho! he! je! ha!
    klipp' und sturm, he! (kayalar, firtina, ha!)
    sind vorbei, he! (bittiler iste, ha!)
    hussahe! hallohe!
    hussahe! steuermann, he! (dümenci)
    her! komm und trink mit uns! (buraya! gel ve ic bizimle!)
  • wieder so ein kiffer tepkisini veren bir almanın beni de ucurmasıyla kafama kazınan eser.
  • operanın istanbuldaki prömiyerinde başrolde soprano zehra yıldız vardı. rahat uyusun ...
  • uçan hollandalı, hatırlanamayacak kadar eski zamanlardan beri karaya hiç yanaşmadan denizlerde dolaşan lanetli bir gemiyle mahşer gününe kadar yedi denizde dolaşmak zorunda kalan hollandalı’nın öyküsüdür.

    cehennemdeki tüm şeytanlara yemin eden hollandalı, bu lanetten ancak bir kadının sadakati ile kurtulabilecektir. kadınların sadakatine inanmayan şeytan, kaptanın her yedi yılda bir karaya çıkmasına ve evlenerek özgürlüğe kavuşmayı denemesine izin verir.

    iskoçya’da bir tüccarın kızıyla evlenmek ister hollandalı. kızın evinde atalarından kalma bir tablodaki "uçan hollandalı" kral oranj’lı william çağında iskoçya'da görüldüğü zamanki hollandalı’nın ta kendisidir. kadın hollandalı’yı görür görmez teklifini kabul eder ve ölünceye kadar ona sadık kalacağına söz verir.

    hollandalı gitmek üzereyken, kayaların üzerinde onu yolcu eden karısı: “şu ana kadar sana sadık kaldım, ölünceye kadar da sadık kalacağım” diyerek dalgaların içine atar kendini ve kocasına verdiği sözü tutar. böylece uçan hollandalı’nın üzerindeki lanet kalkmış olur.