şükela:  tümü | bugün
  • kemalottoların geviş getirip durduğu fikir. ne dersi çıkaralım kanka; aylardır kurultayla kafayı bozan chp çok iyi partidir mi, seçim gecesi körkütük sarhoş olduğu iddia edilen muharrem ince büyük liderdir mi diyelim. yıllarca laiklik diyerek milletin kanını sömüren sözde atatürkçüler haklı mı diyelim? dindarlara zulmeden 28 şubatcı orospu çocukları haklı mı diyelim.

    bi siktirin gidin de kumda oynayın, iyi boktunuz da 2001'de ülkenin anasını niye ağlattınız?
  • bu saatten sonra kavga etmenin birbirimizi suçlamanın pek mantığını göremiyorum, iman eden tevekkül edecek etmeyen de sabredecek başka yolu yok bu savaşı kazanmamızın, ülke olarak üzerimize oynuyorlar bu sınırlar dahilinde hepimiz bir olmalıyız.
  • (bkz: zulüm 5.83'den sonra başladı)

    hala üzerimizde oyun oynuyorlar kafası ha? siz akıllanmayacaksınız..
  • tek bir ders vardır o da bu yönetim kaldığı sürece ekonominin düzelmeyeceğidir.

    ama bazı beyinsiz mahlukatlar hala aptalca karşılaştırmalar yapıp bu gerçeği gözardı ediyor.

    keşke seçim gecesi körkütük sarhoş olan bir devlet başkanım olsaydı.
  • çıkarılması gereken ders din dersidir. müfredattan.
  • bir ara piyasada nakit bulamıyorduk.

    3 günlük rapor paralarını bile çekmeye gittiğimizde "nakit yok" deyip banka kartı veriyorlardı. onunla da bir günde en fazla 600 tele çekebiliyorduk.

    merak etmiştim "acaba niye piyasada nakit yok" diye

    şimdiyse hangi bankamatikten para çekseniz, gıcır gıcır kağıt veriyor.
    neden gıcır gıcır? çünkü yeni basılmış, çok yakında basılmış.

    peki bu ne demek oluyor, daha basılmaya devam edecek . . .
  • diyelim ki ben bankalardan borcu ve annemin birikmiş altınlarını alıp gidip bir bakkal açtım bu arada babam bana güvenmiyor ve borç morç vermiyor. benim bulunduğum ilde farklı bakkallar var ve onlarla rekabet halindeyim adamlar benden büyük, tecrübeli ve teknolojiye yatırım yapıyor zamanla fiziksel marketlerini kapatıp tamimiyle dijital ortamdan satış yapıyorlar.ben az biraz para kazanınca afedersiniz götüm kalkıyor gidip kendime televizyon, bilgisayar alıp en havalısından ışıklı tabelalar alıyor bakkalı gazinoya çeviriyorum ama bu aldıklarım benim işi doğrudan büyütmüyor sadece görsellik katıp bana masraf çıkarıyor. onlar elemanlarını özenle seçip yetiştirirken ben lojistiği ehliyetsiz amca oğluna hesabı kitabı okuma bilmeyen arkadaşıma emanet ediyorum. diğer marketler dijital ortamda oldukları için masrafları azalıyor, ekonomik gidişatı iyi takip edip buna göre kendilerini hazırlıyorlar
    ben ise her şey güllük gülistanlık zannedip benim olmayan paramı har vurup harman savuruyorum ama işimi geliştirmek için hiçbir şey yapmıyorum bana borç veren annem beni uyarıyor ama ben kedisini sallamayıp teskin edici bir kaç yalan söyleyip aynı tas aynı hamam yola devam ediyorum. market sahiplerinin belediyeyle arası iyi kimi zaman benim gibi küçük bakkalların önüne taş koyacak işler yapıyor dolaylı olarak benim satışlarımı düşürüyorlar. tabi rekabette herkes elindeki gücü sonuna kadar kullanır kimse rakipleri ne kadar ufak olursa olsun gelişme şansı vermez. bir gün ben bu marketlerden bir kaçıyla problem yaşayıp sahiplerine sövüyorum, arkadaş ortamında millete nasıl ayar verdiğimi anlatıp kendimi nimetten sayıyorum. gel zaman git zaman bu market sahipleri bana gıcık oluyorlar toptancılarla konuşup bana normalden yüksek fiyattan mal sattırıp benim işi zorlaştırıyorlar. fakat her şeye rağmen ben kendi zevklerimden ödün vermiyorum. gidip en güzelinden araba alıp üstüme başıma marka kıyafetler dolduruyorum ne demiş oscar wilde ‘’bana lükslerimi verin gereksinimlerim olmadanda yaşarım’’. işin kötü yanı benim borçlar olduğu gibi duruyor hatta gün geçtikçe büyüyor çünkü banka bakıyor benim işler kesat kafada biraz az basıyor faizleri biraz daha artırıyorlar. günler geçiyor, deniz bitiyor benim küçük bakkal borca batıyor artık iş kendini çeviremez noktaya geliyor. banka oturduğumuz ev dahil her şeyi alıyor annem, babam ve ben artık evsiz kalıyoruz.ah ulan! namussuz market sahipleri herşey sizin yüzünüzden benim hiç suçum yok ben üzerime düşen her şeyi doğru yaptım marketler benim işime taş koydu ha bu babam olacak adam bana gerekli desteği hiçbir zaman vermedi neymiş efendim ben bu işi beceremezmişim tamam şimdi haklı çıkmış olabilir ama bunun tek suçlusu diğer marketler yoksa ben her şeyi doğru yapmıştım öyle değil mi?
    yani ders şu ben hariç herkes suçlu!